GÜNCEL HABERLERİ

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Levhalar bile utanır bunlardan"

Cumhurbaşkanı Erdoğan:

Cumhurbaşkanı Erdoğan, casusluktan 25 yıl hüküm giyen Enis Berberoğlu için yürüyen CHP lideri Kılıçdaroğlu’na eleştirilerini sürdürdü.

Yeni Şafak'ta yer alan habere göre AK Parti iftarında konuşan Erdoğan, “Ellerindeki levhalar bile utanır bunlardan. Partimize kapatma davası açıldığında ‘Ankara’da da yargıçlar varmış’ diyenler utanmadan AK Parti’yi adaletsizlikle suçluyor” dedi.

AK Parti Kadın Kolları ve Gençlik Kolları Vefa İftarı’na katılan Cumhurbaşkanı Erdoğan, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. CHP Milletvekili Enis Berberoğlu’nun tutuklanmasından sonra Ankara’dan İstanbul’a yürüyüş başlatan Kemal Kılıçdaroğlu’na tepki gösteren Erdoğan, “Ellerindeki ‘adalet’ levhalarını, levhalar bile utanır bunlardan, istismar ile adalet aranmaz. Adaletin aranacağı yer bellidir” dedi. Erdoğan, AK Parti’ye kapatma davası açıldığında ‘Ankara’da da yargıçlar varmış’ diye sokaklara dökülenlerin utanmadan AK Parti’yi adaletsizlikle suçladığını ifade etti.

SOKAKLARDA ADALET ARANMAZ

Erdoğan’ın konuşmasından satır başları şöyle:

"Yarınlarından umudunu kesmiş bir ülkeyi darbe tehlikelerini bile atlatan güçlü bir yapıya kavuşturduk. Şimdi birileri yürüyor, sokak, cadde filan. Aynen Demirel’in dediği gibi ‘Yollar yürümekle aşınmaz.’ Bunlar da tabii bu yolları yürümekle aşındıramayacaklar ancak ellerindeki ‘adalet’ levhalarını, levhalar bile utanır bunlardan, istismarla adalet aranmaz. Kimse yargıyı baskı altına alamaz. Yargıyı baskı altına almaya çalışanlar aynı durumla karşı karşıya kalabilirler. İstismarla adalet aranmaz. Karar yargınındır. Yargının verdiği karara saygı duymanız lazım. Sokaklarda adalet aranmaz adaletin aranacağı yer bellidir. Partimize kapatma davası açıldığında “Ankara’da da yargıçlar varmış” diye sokaklara dökülen adamlar, şimdi kalkıp utanmadan sıkılmadan AK Parti’yi adaletsizlikle veyahut ta adalet noktasındaki sıkıntıları yaşayanların yanında yer almamakla suçluyor.

YARGIYA SAYGI DUYMAK ZORUNDASINIZ

Biz, ülkemizin karışmasını istemiyorduk. Biz, ülkemizi hendeklerle, çukurlarla aşanlar gibi her tarafı bombalarla, şunlarla, bunlarla tehdit edenler gibi, işte şimdi de bu beyefendiler gibi sokaklara dökülmek suretiyle her tarafı tahrik etmek suretiyle, biz kendimize bir demokrasi mücadelesi tesis etmedik. Tam aksine demokrasiyi, hukuk standartları içinde mücadeleyi vererek yürüttük, tesis ettik. Karar yargınındır. Yargının kararına saygı duymak zorundasınız. Anayasa’nın 138. maddesi bellidir. Kim olursa olsun tavsiye yargıyı baskı altına alamaz ve yargıyı baskı altına almak isteyenler de aynı durumla karşı karşıya kalabilirler.

EN BÜYÜK GÜÇ MİLLET

Bilhassa 15 Temmuz’da hiçbir şeye hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde gördük ki; milletimiz devletine tüm kalbinle tüm gücüyle sahip çıkmaktadır. Dünyanın en güçlü ülkelerini dahi sarsacak 15 Temmuz ihanetinin üstesinden işte bu sayede hamdolsun geldik. Her zaman ifade ediyorum bir ülkenin en büyük gücü tankı topu silahı değildir. Bunlar elbette önemlidir. Ama bir ülkenin asıl gücü kendisine sahip çıkacak vatandaşlarıdır, halkıdır. Milleti ile kenetlenmiş bir devleti dize getirecek hiçbir fani güç yoktur. Hamdolsun Türkiye 15 senede işte bunu başarmıştır.

HİÇBİR ŞEY ESKİSİ GİBİ OLMAYACAK

Türkiye 16 Nisan halk oylamasında milletimizin teveccühüne mazhar olan değişiklikle yeni ve farklı bir sürece girmiştir. 16 Nisan halk oylaması Türk demokrasisi ve siyasal sistemi açısından tarihi bir milattır, bir dönüşüm noktasıdır. Anayasa değişikliğinin en önemli sonuçlarından biri de yüzde 50+1 gibi oldukça yüksek bir oranı iktidar eşiği olarak belirlemesidir. Biz bir çok seçimde ve halk oylamasında bu düzeyde bir oy almış olsak da yeni dönemde işimizin kolay olmadığı çok açıktır. Parti teşkilatlarımızdaki tüm arkadaşların şu noktayı daima göz önünde bulundurmaları gerekiyor. 16 Nisan’dan sonra artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır. Yeni dönemin gerektirdiği çalışma yöntemine söylemine ve hareket tarzına kendimizi süratle hazırlamak zorundayız.

DURAĞAN KALAMAYIZ

Türkiye’de değişimin ve yeniliğin sembolü olan AK Parti’nin kendisini durağanlığa mahkum etmesi kesinlikle düşünülemez. Biliyorsunuz il, ilçe kongrelerimiz başlıyor. Teşkilatlarımızın tüm kademelerini yeni dönemin gerektirdiği birikime dinamizme ve üretkenliğine sahip kadrolarla tahkim etmeliyiz. Metal yorgunluğu gösteren teşkilatlarımızı mutlaka yenilemeliyiz. Ak Parti teşkilatlarında görev almak hizmet yarışında kulvara girmek demektir. Böyle bir yarışta geri kalmanın bedelini bu kişiler değil, milletimiz ve ülkemiz öder. Hiçbirimizin böyle bir hakkı yoktur."


Almanya yolcusu

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, 7-8 Temmuz tarihlerinde Almanya’ya gidecek. Türkiye ve Almanya arasındaki ilişkiler son dönemde, Almanya’nın FETÖ’cülere yönelik sığınma taleplerine olumlu yanıt vermesi, İncirlik Üssü, Almanya’da yapılması planlanan referandum mitinglerine getirilen yasaklar gibi konularla nedeniyle gerildi. İncirlik krizi Almanya’nın üsteki askeri varlığını çekme kararı ile sonuçlandı. Ziyarette, başta bu konular olmak üzere Katar krizi, vize anlaşması ve Türkiye’nin AB’ye üyelik sürecine ilişkin gelişmeler ile Suriye’de yaşanan son durum ele alınacak. Erdoğan, geri kabul anlaşmasının uygulanmaya devam etmesi için AB’den atılacak adımları görmek istediğini belirtmişti.
  • Bu Haberi
Yasemin Kutsi