Acun - Şeyma’nın Düğünü... - NECEF UĞURLU
Ana SayfaYazarlarAcun - Şeyma’nın Düğünü...

Acun - Şeyma’nın Düğünü...

21.04.2017 | 3864 kez okundu


Acun - Şeyma’nın Düğünü, İlhan Kesici, Aydın Ünal

KAYDA GEÇSİN

‘KASTECİ’


Bize haberi, bilgiyi aktarmakla görevli bir gazeteci kendisine pek yakıştırdığı ‘Anlamakta zorluk çekiyorum‘ cümlesini kullanıyorsa, yani ulaştığı bilgiyi anlamaktan acizse niye gazetecilikte ısrar eder ki?

Kardeşim, Bey Amca, Güzel Çocuk,
Sığ sularda can yeleğiyle yüzücülük oynayan hakikatte kıçı havada yüzer gibi yapan afacan,
Mahsuscuktan ‘kasteci’ sen anlamakta zorluk çekerken neyi, nasıl anlatacaksın?
Gazeteci olduklarını iddia aeden kimileri nereden çıkarttılar, çıkartıldılar buradan mı başlamalı ne?

Boğulacaksın kurtarmaya gelenleride boğacaksın yapma artık.

Anlamakta ve anlatmakta güçlük çekmeyenleri yok ederek yoluna devam edemezsin bırak bu ucuz numaraları, başka iş mi yok sana!
Degüstatör ol, yemediğin herze kalmadı tattıklarını anlat tadamayanlara!

Tolga Tanış nerede? Ne anlamakta, ne anlatmakta zorluk çekmiyordu Tolga Tanış hoop yok oldu.

Biz bu kafayla değer üretemeyiz hiç bir konuda,
Ancak ürete ürete üretmişlerin illüzyonunu bozarız ve yapa yapa ‘Vatanım Sensin’ yapar yanlışta ısrar ederiz, Qui Vadis?
Nereye gidiyorsunuz? Türkçe anlamadınız artık Latince soruyorum!
Peter İsa’ya sorar cevap: ‘Bir kere daha çarmıha gerilmeye Roma’ya gidiyorum’ cevabını verir. Bu soru İncil’de çok geçermiş. Roma’ya vize kuyruğunda bekleyecek vakit yok artık.

VATANIM SENSİN

Vatanım Sensin’de nedir Azize’nin hali? Aptal ettiniz kadını.

Hala Tevfik’in ne olduğunu anlayamadı, hayatının aşkı Cevdet’i hiç anlayamadı, Kadın hiç bir şeyden anlamıyor yahu.

Eee Azize bu kadar alık olursa Cevdet kahraman olamaz bunu da yazan kardeşler anlayamadı.
Yanlış anlamanın bu kadarı ancak komedide olur.

Oynayanlar ise okurken anlamayıp, oynarken hala anlamıyorlarsa biz de onların iyiliği için, kendi iyiliğimiz için Qui Vadis diye sorarız belki Latincesini anlarlar!

Yoksa dizide Azize rolünü güzeller güzeli Bergüzar’a kaptırmış, kıskançlık haset haset halimiz yok!

Haluk Levent ise meseleyi bir şarkıda anlamış, anlattı.
Şarkıyı sözlerinden de öteye taşımış,yorumcu sanatkar budur ve rock’cıdır kardeşimiz.
Demek Rock’cılara ihtiyaç vardır.
Volkan Konak’ı da bir kere daha saygıyla anayım başka bir müthiş yorum.
Haluk Levent,
Karakol‘dan Yenibahçeli Şükrü’ye, Hamza gurubundan Yüzbaşı Seyfettine, Mim Mim’den Topkapılı Mehmet Canbaz’a selam olsun diyor.

İmalatı Harbiyeden Eyüp Beye, Berzenci gurubundan Ahmet Berzenci’ye, Ferhat gurubundan Mustafa İzzet’e, Kuvvacı kahramanlar, Yahya kaptana, Şahin Beye, Sütçü İmam’a, Ahmet Hulusi Efendiye, selam olsun diyor.

Daha niceleri var ki isimleri şarkılara sığmaz hepsine  selamımız gani gani rahmet olsun.

Kadınlarımız: Ayşe Çavuş’a, Halime Çavuş’a, Asker Saime’ye, Melek Hanım'a, Tayyar Rahime’ye, Kara Fatma’ya ve Gördesli Makbule’ye bin selam gönderiyor.

O kadınlar ve niceleri anlamışlar ki meseleyi başarmışlar bir dizideki alık Azize kaldı anlamayan!

Daha önce Çanakkale, Conk Bayırında, Adana’da, Maraş’ta Sakarya’da, Urfa’da, Afyon’da, Antep’de ve İzmir’in dağlarında savaşan Mustafa Kemal’lere selam yolluyor.

Bunlar olmayan ratinglerden medet umuyor.  ‘anlamakta zorluk çeken’  ‘kasteci’lere döndüler, anlamaya heves etseniz olmuyor mu?
Anlatın size yardımcı olalım kurtaralım sizleri de.

İLHAN KESİCİ

Anlamak değer üretmek bu devirde Data ile olur, ‘Dataist’ler öyle bar açan ‘Dadaist’lere benzemez, Aaron Swarts, o dahi çocuk kendini niye astı anlayın yahu.
Neden İlhan Kesici referendum sürecinin ‘laga lugasız’ , ‘palavrasız' yıldızı oldu?

Çünkü bilgi açıkladı, paylaştı datalarla girdi meselelere, ‘anlamakta zorluk’ çekmemiş olduğu için anlatmakta da çekmedi.

Bürokrasiden geliyor meslektaşlarının, önemini değerini bir kere daha hatırlattı, çağın ürettiği en büyük değer dataları okuyabiliyor, anlıyabiliyorlar.
Onlarla da didiştiniz be, işinin ötesine geçenleri ayıklamak yerine.
 
Kesici ‘Data Tanımazlar’a, incitmeden, kimseyi aşağılamadan, eğip bükmeden çağın şartlarına kafa tutup kükremeden ve asla geride kalmadan meydan okudu.
Nüktelerle süslediği sunumlarında ensemizi karartmadan açıkça anlattı durumu ve gerisi ‘Laga luga’ dedi.
Siyasette bir yıldız böyle olunur.

Bundan rahatsız olanlar var, CHP’ye durup dururken başkan arayışında olanlar. Artık gönüllerinden geçirdikleri kimlerse onları açıkça söylemeyip, aynı cümlede bir kere daha kullanıyorum, durup dururken ‘İlhan Kesici’ olmaz demeye başladılar. Kemal Bey’i indirdiler kimi bindiriceklerini düşünüyorlar ama İlhan Kesici olmaz diyorlar, nerede ekranlarda.

Data, bilgi alerjisi bir taşla üç kuş vurmaya çalışıyor,
hem adamı kaydır, hem yerine hele İlhan Kesici’yi aman önle, hele de bir nifak çıkarırsan kaymaklı kadayıf! Yahu nelerle uğraşıyorlar.

AYDIN ÜNAL

Şimdi gelelim ‘lagalugacı haşere’ lerinin, ‘hamam böcek’lerinin her kimlerse temizleneceğini söyleyen iktidarın önde gelen entelektüeli Sayın Aydın Ünal’a izniyle içtenlikle sormak hakkımızdır:
Hala bilgiyi öcü gibi saklayan, yanlışı kakalayan, iktidar dar çevresinin   mahalle kavgalarını ayırıcısı olmanın ötesinde bir durum bu.

Bu vaadinizi gerçekleştirmeniz mümkün mü? ‘Eyy kardeş‘ 15 senedir aklın neredeydi, sana nasıl inanacağız diye sormakla haksız mı oluruz?

Bir serçe kuşu bile 10 günde kuluçkadan kalkıyor, yeni hayatlar başlatıyor.
Dış etkenler denilen ağlar, sapanlar, yırtıcılardan kurtardığı 25 yıllık ortalama ömründe özgürce uçabiliyor da siz bu anlattığınız süfli, aşağılık ortamda nasıl yaşayabildiniz, neden özgürleşmediniz, bilgiyi özgürleştirmediniz, peki  şimdi bizi nasıl özürleştireceksiniz, nasıl temizleyeceksiniz?
 
Zekanızı ölçmek ne haddimize ama acaba ‘anlamakta zorluk’ mu çektiniz yoksa anlayanları dinlemek istemediniz mi?‘ diye sorsak, hadi buna da peki insan halidir hatanın neresinden dönülse kardır, peki şimdi nasıl düzelteceksiniz? diye sormakta haksız mı oluruz?

Artık gitgide ülkemizi Acun ile  Şeyma Subaşı’nın düzeltebileceğine   inanmaya başladım.

Evleniyorlarmş, zaten ‘bey’in Dominik’te işine yakın olsun diye herhalde Miami’ye taşınmış Şeyma.

Fark yaratmaya çalışan bir kız, eğri oturalım doğru konuşalım durmadan deniyor, partiler, giyim kuşam filan olmadı, ama şimdi önünde ciddi bir fırsat düğünü.

Büyük ihtimalle çok önemli konukları olacak muhitinden, ileri gelen ‘ülkem insanlarından’  artık kaç uçak dolusu ederlerler bilmem.

Hani diyorum Oğulcan moğulcan cümbür cemaat gittikleri instagramdan paylaştıkları görüntüler, verilerden anladığımız müdavimi oldukları Las Vegas Burning Man etkinliklerinde yapsalar da şu düğünü ve etkinliğin finalinde ‘Adam’ı yakıyorlar ya, onlarda düğünü yaksalar sonra hep beraber Miami’de otursalar dönmeseler tarihe geçmezler mi!

Tabii temsili anlamda yangın, kimse ölmüyor ama ölmekten beter oluyor çölde külleri kalıyor akbabalar da babayı alıyor.

‘Burning Man’ alternatifi ‘Burning Wedding’

Şeyma’ya güvenmek durumu içerisindeyiz, o da yapamazsa Sayın Aydın Ünal’ın işi zor.

Durumu saygı, sevgi, kimseyi bölmeden, incitmeden kayda geçiyoruz, yazıda sadece metaforik bir yangın var. Elimizden Gelen Budur, Şeyma’nın imkanları yok ki bende, bu kadar yapabiliyorum bu yaşımda moral olsun yazdıklarım enseyi karartanlara ve rahmet olsun bu ‘enseyi karartma’ meselesini yıllar önce yazan Çetin Altan’a.

Necef UĞURLU / necefugurlu@gmail.com


  • Bu Yazıyı
Yasemin Kutsi
Ratingler için tıklayınız!