RÖPORTAJ HABERLERİ

Cahit Berkay'dan konuşulacak sözler

Cahit Berkay'dan konuşulacak sözler

Cahit Berkay, müzikle küçük yaşlarda tanıştı. İlkokulda mandolin çalmaya başladı. 1962’de ilk müzik grubu ‘Siyah İnciler’i kurdu. 1965’te Selçuk Alagöz ile tanışması, profesyonel kariyerinin başlangıcı anlamına geliyordu...

Sözcü'den Sercan Meriç'in röportajı...

Yarın Işığını Yansıt projesi kapsamında bir AVM’de genç yetenekleri değerlendireceksiniz. Bu projeye nasıl dahil oldunuz?


Böyle bir yarışmada jüri olma teklifi benim için sürprizdi. Televizyonlarda birtakım ses yarışmaları var, kazanana albüm vadediyorlar. Albüm yapmak zor. 12-14 tane beste bulacaksın. Serdar Ortaç destek olsa sorun yok. Çünkü o günde 50 tane beste yapıyor. O büyük hocamız. Bizimkisi aklı başında ve uçuk vaatlerin olmadığı bir proje. İyi bir kadroyuz. Kazanan isim Zuhal Olcay’la düet yapacak. Müziklerini ben yapacağım. Klibi de Nihat Odabaşı çekecek. Selçuk Kaya da menajerliğini yapacak. Büyük bir fırsat gençler için.

Genç müzisyenlerle ilgili ne düşünüyorsunuz? Sizin döneminizdeki gibi ekol bir isim çıkamıyor son zamanlarda, katılır mısınız?

Bugün olağanüstü iyi performans ortaya koyan gençler var. Ama “Niye ekol olmuyor”, derseniz, sektör çok fena daraltıldı bazı firmalar tarafından. Kaliteli müzik yapılıyor. Ama özgün müzik yapılıyor sanılıyor.

GENÇLER OKUMUYOR

Neden özgün müzik yapılamıyor?


Şarkıların, şiirsel ve estetik değeri çok düştü. Mesela Tarkan pop alanında en önde gelen isim. Tarkan’a benzeyen türler çıkıyor. Özgün olsalar, ki içlerinde olanlar var, değeri daha yüksek oluyor. Kendi kültüründen ne kadar çok beslenirsen o kadar yaratıcı ve özgün olursun.

Bir an önce şöhret olma arzusu, bu topraklardaki derin kültürün gözardı edilmesine mi yol açıyor?

Bizim gençlerimiz öncelikle batı müziğinden besleniyorlar. Özgün olma şanslarını baştan yitiriyorlar. Bu ülkeden Nâzım Hikmet, Yaşar Kemal, Pir Sultan, Karacaoğlan geçmiş. Çok zenginiz. Okumuyorlar. Okumayınca da en kolay yol olan ‘laylaylom’a yöneliyorlar.

‘1968 ALTIN YILDI’

Hem Moğollar’ın hem de sizin müzik kariyeriniz yarım asrı aştı. ‘Altın çağ’ olarak tanımlayabileceğiniz dönemler oldu mu?


1968 yılı altın yıllardan bir tanesiydi. Müthiş bir hareketlilik vardı. İnsanlar o zamanlar tiyatroya, sinemaya ve konsere gidiyordu. Altın çağ, 1971-1972’ye kadar sürdü. Eğlence mekanı tarzı değişmeye başladı. 70’li yıllarda siyasi çalkantı yüzünden gerçekten sahnede siyasal içerikli bir şey söylemiyorsan, senin müzik dünyasında yer edinme şansın yoktu.

Sonunda da 1980 darbesi geldi…

1980 darbesi en büyük baltayı vurdu. 80 ihtilalinin negatif anlamdaki en büyük başarısı, kuşaklar arasındaki kültür akışını durdurdu. O durunca, boşluğu yabancı kültür doldurdu. Şimdi büyük bir enerji var, ancak tekelleşmeler yüzünden ortaya çıkamıyor.

‘YEŞİLÇAM’DA ADIM ÇIKMIŞTI’

Yeşilçam tarihinin de önemli bir öznesisiniz. Eskiden sinema müziği yapmakla, şimdi yapmak arasında fark var mı?


O zamanki kayıt imkanları böyle değildi. Tek seferde doğru çalmak gerekiyordu. İki günde film müzikleri yapardık. Benim adım çıkmıştı, “Cahit Berkay iki günde müzikleri yapıyor” diye. Hızlı olmasaydım, benim de sinemada şansım olmazdı.

Geçmişe özlem duyar mısınız?

1960’lı yıllardaki heyecanı hala içimde taşıyorum. Gençler de keşke bizi yakalasa. Eskiden televizyon programlarına çıkıyorduk. Şimdi şakşakçılık yapmadığımız için bütün kapıların çoğu bize kapandı.

Kültür Bakanı olsaydınız, kültür adına neler yapardınız?

Toplumun yüzyıllardır biriktirerek geldiği bir noktadaki kültürün daha da ileri gitmesini ve daha da zenginleşmesini sağlayan bir çaba içinde olurdum.

Yeni gruplar, yeni isimlerin yoğun olarak 70’li yıllara selam gönderdiğini, Cem Karaca’yı, Barış Manço’yu sık sık andığını görüyoruz. Sebebini nasıl açıklarsınız?

Herhangi bir şeyi yüreklerine, kalplerine yazmıyorlar. Telefonun içinde tutuyorlar. Kerrat cetvelini bile bilmiyor keratalar. Okumazsan garip bir kültür kargaşası yaşarsın. Cem Karaca sokakta neredeyse elinde kitapla yürürdü.

6 ARALIK’TA 50’İNCİ YIL KONSERİ VERECEKLER

Moğollar’ın 50’inci yılına özel bir şeyler yapacak mısınız?


Biz ilk konserimizi 6 Aralık 1967’de verdik. 6 Aralık’ta iyi bir yerde bir konser vermeyi planlıyoruz. 20 günlük bir Avrupa turnemiz olacak. Bir tribute albüm yapılacak. Bir de Aralık’tan itibaren her ay yeni parça yapıp, ayda bir 45’lik plak çıkarabiliriz.
  • Bu Haberi
Yasemin Kutsi