Can Sıkıntısı - NECEF UĞURLU

Can Sıkıntısı

10.01.2017 | 841 kez okundu


Kayda Geçsin

Bir zamanlar antikomünist değilsen, ortalıkta komünistlere sayıp sövmezsen komünist sayılırdın…

Hala her konuda ‘anti’ abartın olmazsa hapı yutulan bir ülkede yaşamak çok can sıkıcı.

Demokrasilerde bir ideolojiye bağlı olmak zorunluluğu yoktur, bizde olmak zorunda bu nedir böyle, çok can sıkıcı. 

‘Bir İçim Su’ Hanım bile Ak Partiyi desteklerken kendini ne alaka ise  liberal olarak tanımlıyor hiç liberal görmememize güveniyor herhalde , başka nelere güveniyorlar rivayet muhtelif ben rivayetlere göre konuşmak, yazmaktan yana değilim, onların aksine. Ama bu durum çok can sıkıcı.

Doğru yanlış, iyi kötü bir gerekçe ile ödüller veriliyor, alırsın almazsın sana kalmış.

Üstelik almamak bazı hallerde sıkar, bunu da anlayabiliriz hatta bakın Bob Dylan bile ödülü sonunda aldı, yerleşik düzene yaparsan yap kafa tut seni  istediği zaman ödüllendirerek karizmayı çizer. Çok güçlüler.

Ama başkaldıran kahraman numarasıyla ödüle yeni gerekçe kırıp sarmak, kendi ‘Kabul Şart’ ını koyup, ‘kabul’ etme vurgusu filan insanı büyütmez tam aksi   beyhude bir gayret , hem de ödülü verene ayıp.

Madem Kabul ediyorsun saygılı ol, kıvırma yahu.

Çok can sıkıcı.

‘Barış Adına’ Kabul ediyorum sözleri ise bıkkınlık verdi, ayrıca yemezler, gerekçe belli kabul ederken çok sıkıldınsa almasaydın, ne yani ödülü aldın diye barış mı olacak, bunlar ancak bönlerin kendilerinden kahramanlık  kırıp sarma hayallleridir. Çok can sıkıcı çok.

Global ve süpernasyonel otoriteye kafa tutmak olur mu, elbette olur ama gücün varsa. Daha kendi dilini konuşamayan ‘sanatçı’ yla, akademisyenle zor.

Kızmak, saydırmak, öfke yetmiyor bu işlerde. Dayak yersin.

Çok Can Sıkıcı.

Ekranlarda ‘Merkezdeki esas Meseleleri‘ konuşmak yerine her meseleyi kendine döndürmek ve kendi meselelerini konuşmak ise çok bayağı olduğu kadar bencilce ve off Çok Can Sıkıcı.

Dünyayı değiştirmek, ABD’yi değiştirmek mi? O da olur ama bönlerle olacak iş mi, Allah Aşkına….

AVM’lerde alışverişte tek sorun güvenlik mi, para lazım değil mi?
Çok can sıkıcı bu bakış açısı çok.

Elbette bolluk, refah kapsamında AVM’lere diyecek lafımız yok.

Adalar gitmiş, Kıbrıs gergin, sınırda olanlar malum, çatışmalar, terör derken  cücük gibi çıkıp AVMperest yazıları yazar, sözleri söylersen, şu anda sanki memleketin birinci meselesiymiş gibi, ve bir akıllı çıkıp keserse yazını kızmayacaksın, belli ki koruyorlar seni.

Hele hele yazısı sansürlenmiş özgürlükçü yazar numarası bu durumda hiç tutmaz bu bönleri hala korumak ise işin asıl çok can sıkıcı yan!

Dünyayı kucaklamak ismini teleffuz edemediğin yerlere gitmek, dilinin zor döndüğü isimlerle dost olmakla mümkün.

Onların ismini kendine göre değiştirmeye kalkmak, benzemek için  papağana dönmek, parodilerini yapıp alay edip sonra ‘show’unun adını İngilizce koymak çok can sıkıcı çok. Bütün bu bön taponları bize mi verdin Yarabbi, ne yaptık biz?

‘Ben söylemiştim, yazmıştım‘cılar,  yani bazı medya mensupları, iyi de siz, nasıl beceriyorsanız, zaten aynı anda herşeyi söylüyorsunuz!

Her halde ileride ‘ben demedim mi‘ demek için!
Vallahi çok can sıkıcılar.

Atatürk’le didişerek var olma savaşı verenler,
Karşı devrimciler,
Gardrop Atatürkçüleri arasındaki rekabet de çok can sıkıcı.

Rica edeceğim artık onun kendi hakkında söylediği şu sözlerini anımsayın ve bizi uğraştırmayın: 

‘İki Mustafa Kemal vardır:

‘Biri ben, et ve kemik, geçici Mustafa Kemal… İkinci Mustafa Kemal, onu “ben” kelimesiyle ifade edemem; o, ben değil, bizdir!

O, memleketin her köşesinde yeni fikir, yeni hayat ve büyük ülkü için uğraşan aydın ve savaşçı bir topluluktur. Ben, onların rüyasını temsil ediyorum. Benim teşebbüslerim, onların özlemini çektikleri şeyleri tatmin içindir. O Mustafa Kemal sizsiniz, hepinizsiniz. Geçici olmayan, yaşaması ve başarılı olması gereken Mustafa Kemal odur!‘


Bir de tabii şu sözlerini de unutmazsanız canımız daha az sıkılacak:

‘Benim naçiz vücudum, bir gün elbet toprak olacaktır. Fakat Türkiye Cumhuriyeti, ilelebet payidar kalacaktır.’

Zaten gelinen ortak nokta bu değilde nedir? Niye kasıyorsunuz canımızı sıkıyorsunuz.

Tamam provokatif olmak zorundasınız car car konuştuğunuz ekranlarda, konuştuklarınızın mantıklı olması şartı filan da yok, gravat, mendille fark yaratmak, her konuda bilgisi cevabı olan olmak zorunluluğunuz var herhalde sözleşmelerinizde ve ekmek paranız, ama yeter be kardeşim artık çok canımızı sıktınız ve bu sıkıntıların hiç bir artistik sonucu yok, ne müzikte, ne filmde, ne resimde tam aksi tıkandık.

Can sıkıntısı, beraberinde getirdiği öfke, hatta korku hiç biri ‘Biz’ değiliz.

Sadece bunların zihnimizde yarattığı bir durum, gelip geçicidir ve gelip geçici olan hiç bir şey bize ait olamaz, canı sıkılan bizlerde bir arıza yok, arıza bunları medya tabiatının yok edemediği pet şişe gibi her Allahın günü  medyada yer verenlerde.

Can Sıkıntısını Kayda Geçtik Sevgiyle

Necef UĞURLU / necefugurlu@gmail.com


  • Bu Yazıyı
Yasemin Kutsi
Ratingler için tıklayınız!