MEDYA HABERLERİ

Coco'nun 51 Tonu yazdı: "Kim bu dişi Escobar'ın sanatçı kızı?"

Coco'nun 51 Tonu yazdı:

Coco'nun 51 Tonu yazdı: "...Dikkat edin biri birine çok saldırıyorsa ya da durup dururken kendini o sırada oluşan popülerlikten nemalandırmaya çalışıyorsa bilin ki geçmişten kalan ve asla kapanmayan bir yarası vardır! "

Medyanın Elli Tonu'ndan Coco’nun 51 Tonu'nun yazısı...

Hadi gelin bugün nostaljik bir yolculuğa çıkalım hep birlikte… Çünkü bazen fazla popülerlikten geçmişi ve geçmişte yaşananları unutuveriyoruz! Bu yüzden de arada bir bazılarının beynini sallayıp kendine getirmek şart oluveriyor!

‘Gerçeğin tokadı’ dedikleri bir şey var ya; onu atmak da bugün bana düşşün efendim…

Aslında hiçbir şey göründüğü gibi değil! Tamamen illüzyon! Karanlıkları kapatmak için uydurulan pembe senaryolar, ‘ben şuyum, ben buyum, ben öyle iyi bir bir insanım ki’ denilerek insanlara dayatılan karakterler; her şey ama her şey sahte…

Dikkat edin biri birine çok saldırıyorsa ya da durup dururken kendini o sırada oluşan popülerlikten nemalandırmaya çalışıyorsa bilin ki geçmişten kalan ve asla kapanmayan bir yarası vardır! Yaralar kabuk tutar evet ama bazılarımız denk getirdiği anda o yaraları kaşımayı pek sever! O meret de tatlı talı kaşındığı için o anki hazdan karşı tarafa hissettirdiği enerjiyi, düşünceyi fark edemez insan!

İşte biz bugün bu yanılsamayı yok edip o tatlı tatlı kaşımanın acı acı faturasını çıkartmaya çalışacağız!

Efendim zamanın birinde bir kız dünyaya gelmiş… Tabii ki ünlü bir oyuncunun kızı olarak doğmuş hanım kızımız… Annesi de babanın şöhretinden mütevellit bir isim olarak hasbel kader tanınmış bir hanımefendi oluvermiş.

Babası dönemin ünlü oyuncularından biri olan bu kahramanımızın anlattıklarına göre ailenin tek çocuğu olarak el bebek, gül bebek lüks içinde büyütülmüş ve haliyle de şımarık bir genç kız olarak yetiştirilmiş!

Oysa söylenenler çok farklı… Kumarbaz bir baba figürü var ortada! Bırakın lüks içinde çocuk yetiştirmeyi babanın kumar borçları yüzünden bir dönem Kuzey Afrika ülkelerinden birine kaçtığı, dolandırıcılık suçundan arandığı hatta güç bela ülkeye döndüğü söylenir.

Neyse efendim konumuza dönelim.

Anne — babanın boşanması genç kızımız da yıkım yaratmış. Çünkü çocukcağız anne ve babası arasında postacı görevini görmüş. İkisinin de sevgisini hissetmemiş. Sevildiğini bilmiş ama hiç gerçek sevgi görmemiş. Bu da hanım kızımız da sevgisizlik sendromunu yaratmış! Haliyle de hırçın bir karaktere dönüşmüş!

Kızımız hayatı boyunca hep sevgiyi aramış ama ne yazık ki hiçbir zaman sevilmemiş. Ve bunun kızgınlığını da hayatının her döneminde yaşamış!

Mutlu bir ailesi olmadığı için arkadaş gibi anne — kız ilişkilerini hep kıskanmış.

Gel gör ki çoğunlukla da popülerliğini kaybetme hırsıyla hep ön planda olmak istemiş! Her saçma sapan konunun içinde olmuş.

Çocukluğundan bugüne baktığımızda çok da değişen bir şey yok aslında! Tek fark yaş alması! Kim bilebilir, genç kızlara öfkesi bu yüzden belki de!

Maalesef solist kızımız gerçek aşkı da fazla yaşamadı; hep popülerliğinden ve parasından faydalanmak isteyenlerle birlikte oldu.

44 yaşındaki hatunumuz, kendisinden küçük sevgilisini popüler etmekle meşgul şu anda! Bu yüzden de sevgilisinin yaşındaki ünlü hatunları onun çevresinden savmak için ‘böceksavar’ görevine soyunmuş durumda!

Demediğini bırakmıyor; işi büyüttükçe büyütüyor! Hatta hızını alamayıp şu anda sardığı kızın annesine bile akıl vermeye kalkışıyor! Aklı sıra had bildirmeye kalkıp “Mahalle ağzıyla konuşmak size hiç yakışmadı” diyecek kadar cüretkar!

Alın size bir kıskançlık daha!

Çünkü onun estetik harikası sarışın anneciği ekranlara çıkıp, “Kendinize gelin benim kızım hakkımda konuşamazsınız” diye meydan okumadı hiçbir zaman! Hep eleştirdi, hep yerdi… “Benim kızım hata yaptı!” dedi…

Ama sardığı kızın annesi dimdik evlatlarını savundu; kendinize gelin uyarısı yaptı! “Benim kızlarımın adını ağzınıza almayın!” diye haykırdı…

Annelerin konumları da önemli tabii burada! Biri bir zamanlar yurt dışında uyuşturucu taşımak suçundan hapiste yatan bir isim, diğeri ekranların en sevilen kadınlarından biri! Biri sokakta yürüse kimsenin dikkatini çekmez, oysa diğer anne sevgi selinden sokakta yürüyemez!

Peki ya babalara ne demeli? Birinin babası İsmail Dümbüllü’nün kavuğunu taşıyan, son derece entelektüel bir duayen; diğerinin babası rahmetli olsa da hepimizin malumu bir oyuncu! Kızımıza göre pek bir ünlü komedyen…

Anlayacağınız konunun dönüp dolaşıp kıskançlığa gelmemesi imkansız!

Bu nedenle onun son zamanlardaki çıkışını anlamamız lazım.

Düşünsenize diğer kız genç, saf bir güzel, ailesi üzerine titriyor, seviliyor, seviyor! Kendisinin sevgilisi de popülerlik yolunda emin adımlarla ilerleyen bir şarkıcı ve etrafında sürekli genç, güzel kadınlar var!

Hani anne olamadım diye üzülüyor ya kızımız, Allah’ın takdiri tabii ki kimseye söz düşmez ama eğer çocuğu olsa şimdi uğraştığı kızlar yaşında olacaktı ünlü kızımızın.

Bu nedenle bazı şeyleri unutmamak gerek!

Ah güzel kızım hayatta ne olursa olsun yaptığın işlerin, söylediklerinin arkasında duracaksın! Biri seni eleştirdiğinde gözyaşlarının altına sığınıp konuyu başka yerlere çekmenin bir alemi yok! İşte o anlarda ‘ben gerçeğim’ söylemleriniz kuş olup uçuyor!

Madem o kadar gerçeksin sen; o zaman şunu bize bir açıklasana…

Geçtiğimiz günlerde Youtube’da bir paylaşım yaptın! Dedin ki, “Hakkımda konuşanlara dava açacağım ama avukat paraları yoktur diye açmıyorum!” 5 dakika sonra da bu paylaşımı sildin!
5 dakikada ne değişti; kafandan neler geçti bilemeyiz ama burada bahsettiğin kişi Sacit Aslan ise o çocukluğundan bu yana emeğiyle parasını kazanan biri! Zenginim diye ortalarda dolaşmıyor!

Seninle de öyle bir kapışır ki, aklın şaşar! Hadi diyelim ki, Sacit Aslan çalışmıyor şu anda ve sen dava açtın! Merak etme her türlü durumda onun önüne açılacak kapıların haddi hesabı yok!

Davasına beş kuruş bile almadan girecek onlarca avukat var!

Sana gelince senin yüzüne kapanan kapıları biliyoruz biz; sen herkesi kendinle karıştırma canımcım olur mu?

Sen sevgilini sarıp sarmalamakla ilgilen! Bu kadar boyundan büyük konularla ilgilenirsen yakında sevgilini de başka biri kapar gider alimallah! Unutma konu derin ve sen yüzme bilmiyorsun!

Coco’nun 51 Tonu / MEDYANIN ELLİ TONU
  • Bu Haberi
Yasemin Kutsi