RÖPORTAJ HABERLERİ

Funda Güray: "Tek tip oyunculardan değilim!"

Funda Güray:

Cast asistanlığından oyunculuğa geçiş yapan Funda Güray, şimdilerde ‘Seni Kimler Aldı’ dizisinde kamera karşısına geçiyor. Genç oyuncu, oyunculuğunu geliştirmek üzere yurtdışında eğitim almak istediğini söylüyor.

Funda Güray'ın Akşam'da yayınlanan röportajı...

- Oyuncu olmaya nasıl karar verdiniz?


Üniversitede reklamcılık bölümü okudum. Aynı zamanda da Müjdat Gezen Sanat Merkezi’nden oyunculuk eğitimi aldım. Reklamla başladığım oyunculuk hayatıma ‘Küçük Kadınlar’la dizilere geçiş yaparak dizi oyunculuğu ve sinemayla devam ediyorum. Okul bittikten sonra sırf kendimi geliştirmek, işin mutfak tarafını da görebilmek için cast direktör asistanlığı yaptım. Sonra Haliç Üniversitesi’nde Oyunculuk Yüksek Lisansı’nı kazandım. Henüz tamamlayamadım ama en kısa zamanda bitireceğim.

- Rol seçiminde kriterleriniz nelerdir?

Benim için önemli olan karakterlerin içime sinmesi, karakterlerin yaşıyor olmasıdır. Özellikle birbirinden farklı karakterleri canlandırmak beni iştahlandırıyor. Tek tip olmak pek bana göre olan bir şey değil sanırım. Komedi, dram, korku her türde oynamalı oyuncu. Ben de buna dikkat ediyorum. Bir önceki işimde korku öğesi olurken bir sonraki işimde 18-20 yaşlarında deli dolu, dinamik aşırı enerjik bir karakteri daha sonraki işimde sakin, durgun, naif 30’larında anneyi oynayabiliyorum ve bu beni tatmin eden bir durum.

GÖZDE KADAR SAKİN OLAMAM

- ‘Seni Kimler Aldı’ projesini kabul etmenizdeki etken nedir?


Fulya Zenginer, en yakın arkadaşımdır. Bu işe benden önce başladı ve ben hep ondan dinledim bu işin hikayesini… Senaryosu ilgimi çekti. Ben de bu işin içinde olmak çok isterdim keyifle çalışırız diye konuşurken Gözde karakterini teklif ettiler. Çocukluk arkadaşımdan, en yakın arkadaşıma herkes bu dizinin içinde… Bu yüzden benim için yeri ayrı dizimizin (gülüyor).

- Gözde karakterini bize anlatır mısınız?

Ceren’in çocukluk arkadaşı Metin’in kızıdır Gözde. Üniversite bittikten sonra Amerika’ya gitmiş bir süredir orda yaşamaktadır ancak arkadaşının durumuna dayanamayıp İstanbul’a geri dönmüştür. Ceren onun sadece arkadaşı değil kardeşidir. Tüm çocukluğunu birlikte geçirmişlerdir. Eski günleri sürekli hatırlatarak onu yanlıştan döndürmeye çalışan, Ceren’in ailesine karşı olan tavrını değiştirmek için elinden geleni yapan, ılımlı, sakin, iyi kalpli bir karakterdir. İşin karanlık tarafını aydınlatmaya çalışan bir karakter.

- Gözde ile Funda, hangi yönlerden benzer ya da farklı sizce?

Ben Gözde kadar sakin olamazdım sanırım çünkü haksızlığa dayanabilen sessiz kalabilen bir karakter değilim. Ama ılımlı oluşu bana benziyor.

- Oyunculukta ne gibi hedefleriniz var?

2008 yılından beri oyunculuk adına bir şeyler yapmaya, sürekli kendimi geliştirmeye çalışıyorum. Şu an kariyer anlamın da planladığım doğrultuda ilerliyorum. Tabii oyunculuk sürekli üzerine bir şeyler katmak zorunda olduğunuz bir meslek, hep keşfetmek yeni şeyler denemek gerektiriyor. Önümüzdeki yıllarda fırsat olursa yurtdışında da eğitim almak istiyorum.

KICKBOX’LA DEŞARJ OLUYORUM

- Güne ilk nasıl başlarsınız?


Güne kesinlikle Türk kahvesiz başlayamam. Kahvaltı da diğer vazgeçilmezim. Ne kadar yoğun olursam olayım illa ki kahvaltı ve üzerine bir kahve vakti ayırırım.

- Çekimlerden kalan vakitlerde neler yapıyorsunuz?

Ben çalışmayı çok seviyorum beni motive eden şeylerin başında geliyor. Çalışmadığım zamanlarda kendime vakit ayırıyorum özellikle spor yapıyorum. Son bir aydır kickbox’a başladım. Hem spor yapıp kalori yakıyorsun hem de deşarj oluyorsun. Seyahat etmek de bir diğer vazgeçilmezim. Bir anda hadi ben Marmaris’e, Bodrum’a gidiyorum diyebilirim. Sırf bu sevdam yüzünden gezi programı yaptım.

- Oyuncu olmasaydınız hangi mesleği yapardınız?

Oyuncu olmasam ya reklamcı olurdum yani creatif ekipte metin yazıyor olurdum ya da el becerisi gerektiren işlerle uğraşıyor olurdum. Resim yapıyorum zaten bunun dışında da ufak bir marka altında çerçeve tasarlıyoruz ablamla birlikte bu işlere daha da yoğunlaşırdım sanırım.
  • Bu Haberi
Yasemin Kutsi