
Geçen hafta sürpriz bir şekilde faiz indirimine giden Merkez Bankası’dan faiz indirimlerine devam mesajı geldi. Merkez Bankası’nın krizin başlangıcı sayılan Lehman iflasında hızlı faiz indirimine gidemediklerini ancak bugün bankanın olası gelişmelere karşı hızlı hareket ettiği değerlendirmesinde bulunan Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı “Bundan sonra faiz indirimi sürpriz olmaz, faiz indirim seçeneğimiz açık. Bunun da döviz kurları üzerinde öyle korkulan etkisi olmaz” dedi. Başçı, ilk televizyon röportajında NTV/CNBC-e ortak yayınına katılarak son gelişmelerle ilgili soruları yanıtladı.
Gelişmekte olan ülkelerin kamu borcu deneyimleri nedeniyle çözüm geliştirmekte daha hızlı davranabildiklerini dile getiren Başçı, gelişen ülkelerin başlarına ilk kez gelen kamu borcu sorunu nedeniyle deneyimsiz olduklarını söyledi. Dünyanın büyüme sınırının sonuna geldiğini bundan sonra eksi büyümenin sözkonusu olduğunu ve dünyanın resesyona girme tehlikesi bulunduğuna işaret eden Başçı, piyasaların AB’nin aldığı tedbirlerden tatmin olmadığını kaydettti.
Erken ve geç iki senaryo
Başçı şunları söyledi: “Sorun çözümsüz kalmayacaktır. Merkez Bankası olarak AB’deki borç krizinin erken ya da geç çözüleceğine dair iki senaryo oluşturduk. Daha Nisan ayında gelişmelerle ilgili PPK’nın bir ara toplantı yapacağı uyarısında bulunduk. Ekonomistlerle yaptığımız toplantıda bunu söyledik. AB’nin yeni bir adım atması gecikince PPK’yı toplama gereği oldu. Avrupa’daki durum oldukça enteresan. AB’yi ve AMD’yi izlemeye devam edeceğiz. ABD’de ise sorunun çözümü daha kolay görünüyor.” İlk senaryonun küresel sorunlara erken çözüm bulunduğu bir senaryo olduğunu ikincisinin de küresel ekonominin resesyona daha yakın olma olasılığı senaryosu olduğunu belirten Başçı “Dolayısıyla A senaryosunda da B senaryosunda da faizin biraz daha düşük olması gerekiyor” dedi. Başçı, iki senaryoya göre yapılacakları şöyle anlattı:
Ekonomiyi destelemek için
“TL zorunlu karşılıklardan adım atmadık, bunu şöyle okumak gerekir. Önümüzde 2 senaryo var. A senaryosu erken çözüm. Tüm gelişmekte olan ülke para birimleri hızlı değer kazanacak dolayısıyla TL de hızlı değer kazanacak, döviz kurları hızla düşecek. Böyle bir ortamda emtia fiyatlarında da artış olabilir. Dünyada kısa vadeli getiri arayan bir likidite var demek. Bu birinci erken çözüm senaryosu. İkinci ise geç çözüm veya tatminkar olmayan çözüm senaryosunda satış eğilimi biraz daha dalgalı sürebilir. O zaman gelişmekte olan ülkelerde olduğu gibi TL de değer kaybedebilir. Bunların hepsinde de yapılacak ortak bir şey var o da faizde ölçülü indirim. Dolayısıyla faiz indirimlerinin önü açık. A’da da, B’de de faizin biraz daha düşük olması gerekiyor.”
Türkiye ekonomisinde durgunluk tehlikesi yok
MERKEZ Bankası Başkanı Erdem Başçı, dünyadaki ekonomik problemlerin Türkiye’ye etkilerini en aza indirmek için Merkez Bankası olarak hazırlıklar yaptıklarını hatırlattı. ‘Türkiye’de ekonomik durgunluk tehlikesi ne kadar var’ sorusu üzerine de Başçı, durgunluk riskinin çok yüksek olmadığını söyledi. Başçı “Bizim ekonomimiz açısından durgunluk opsiyonu çok yüksek değil” dedi. Başçı, Türkiye’de artık ihracatçıların, rekabet güçlerinin verimlilik artışı ve kur nedeniyle yüksek olduğunu, hangi ülkelerde taleplerin zayıflayabileceğini hesaplayabildiklerini ve ona göre hareket ettiklerini söyledi.
TL’DE BASKI YOK
Birkaç kanaldan döviz verebiliriz
DÖVİZ tarafında sisteme ihtiyacı olan döviz likiditesini birkaç kanaldan verebileceklerini anlatan Başçı, şöyle konuştu: “Bu kanalların bir tanesi düzenli döviz satım ihaleleri. Bunlara başladık. Bugün 60 milyon dolar, yarın ihtiyaç olursa 70 milyon dolar olabilir. İkinci bir kanal, yabancı para zorunlu karşılıkları. Yabancı para zorunlu karşılıklarında gerekirse daha fazla adım atılabilir. Üçüncü kanal da bankaların bizden alabilecekleri 1 hafta vadeli döviz likiditesi. Dolayısıyla 3 kanaldan da döviz likiditesini verebiliriz. Bizim hazırlıklarımız tamam.”
TL’nin değerlenmesi makul
Merkez Bankası Başkanı Başçı, ‘Yurt dışından TL’nin değerlenmesi yönünde spekülatif bir baskı görüyor musunuz?’ sorusuna da ‘’O aşamayı geçtik. Türkiye’de şu anda döviz piyasası son derece derin’’ yanıtını verdi. Şu anda kurun mevcut seviyelerde kalmasını gerektiren bir durumun olup olmadığına yönelik soru üzerine de Başçı Türkiye’de serbest kur rejiminin işlediğini anımsatarak, “TL’nin daha fazla değerlenmesi makul görünmüyor. Merkez Bankası kurlarla ilgili çok sık konuşmasa iyi olur. Biz çok nadiren konuşuyoruz. Şu anda TL üzerinde aşırı değerlenme baskısı yok” diye konuştu.
CARİ AÇIK İYİLEŞİYOR
Riskler büyük ama biz iyi durumdayız
DÜNYANIN şimdiye kadar görülmemiş risklerle karşı karşıya olduğunu ancak, Türkiye’nin daha iyi durumda olduğunu vurgulayan Başçı, cari açıkla ilgili şu açıklamalarda bulundu: “Cari açıkta da daha iyi durumda olduğumuzu gözlemliyoruz. İlk 6 ayda 45 milyar dolar bir açık beklentimiz var. Yılın kalanında da 25-27.5 milyar dolar açık gerçekleşebilir. Cari açıkta da gözle görülür bir iyileşme bekliyoruz. Yıl sonunda cari açığın milli gelire oranını yüzde 9 civarında olacağını tahmin ediyoruz. Gün geçtikçe aldığımız kararlar daha iyi anlaşılıyor. Attığımız adımlar sonucu yılın kalanında kredi genişlemesi yüzde 5’e kadar inebilir. Enflasyon yıl sonunda yüzde 5.5’e biraz daha yakın olabilir. Emtia fiyatlarındaki düşüş etkili oluyor.”
