
Güngören’de 28 Temmuz 2008’de çöp kutularına yerleştirilen parça tesirli 2 bombanın 10 dakika arayla patlatılması sonucu 17 kişi ölmüş, 154 kişi de yaralanmıştı. Patlamanın ardından hayatını kaybeden Filiz İkiz 8.5 aylık hamileydi. Aylar sonra ilk kez dışarı çıkan anne adayı patlama günü 14 gün sonra doğacak çocuğuna elbise bakıyordu. Geçtiğimiz günlerde olayın davasında savcı mütalaasını açıkladı ve Sanıklardan Hüseyin Türeli ve Nusret Tebiş hakkında 18’er kez ağırlaştırılmış müebbet ve 1.170’er yıldan 1.800’er yıla kadar hapis cezası istedi. Anne karnındaki bebek de terör mağduru sayıldı.
OĞLUM CELİL HUZURSUZ
Filiz’in eşi İlhan İlkiz, savcının mütalasında açıkladığı cezaları yetersiz bulduğunu söyledi ve idam cezasının yeniden gündeme gelmesini talep etti. İlkiz, ’Doğmamış çocuğuma yaşamı haram gören bu canilere hapiste bakmak ödüldür. İdam cezası geri gelsin. 3 yıldır acıların en büyüğünü çekiyorum. Eşim Filiz ve oğlum Celil rahat değil’ dedi. 8,5 aylıkken annesiyle birlikte terör kurbanı olan bebeklerinin adını patlamadan yaklaşık 3 saat önce kararlaştırdıklarını anlatan İlkiz, ’Dava görülürken, dayanamadım, salondan çıktım. Eşimin ve çocuğumun katillerini karşımda görünce hissettiklerimi anlatmam mümkün değil. Bu caniler gözümün önünde duruyordu’ dedi. Güngören patlamasında asıl faillerin hala bulunamadığını ve olayın perde arkasının hala aydınlatılamadığını söyleyen İlkiz, ’Sadece 9-10 kişinin yakalanması bu olayın aydınlığa kavuştuğu anlamına gelmez. Asıl failler hala serbest’ diye konuştu.
ŞEHİT STATÜSÜ TANINSIN
Başbakan’a seslenen İlkiz, sivil terör mağdurlarının da şehit statüsünde tanımlanmasıyla ilgili yasal düzenlemelerin yapılmasının önemine değindi, ’Sayın Başbakanımızdan bir an önce bizleri tatmin edecek ve yasal statü tartışmalarını ortadan kaldıracak çalışmaları bekliyoruz’ dedi.
Bülent Şanlıkan
