'Kadın' dizisi ve... - NECEF UĞURLU

'Kadın' dizisi ve...

14.04.2018 | 1748 kez okundu


‘KADIN’ DİZİSİ ve METİN AKPINAR – ATA DEMİRER’İN OPET REKLAMI

KAYDA GEÇSİN


Parametrelerde öncelik elbette güvenlik, sınır güvenliğimiz.

Muhalefet, iktidarın bu konuda bir ayrılığı olmaması doğal ve gönül ferahlatıcı bir birleşme noktası.

Ancak bölgemizde olan son olaylar moral filan bırakmadı.

Hiç bir Müslüman hangi bombaya taraf olacağını seçme durumuna düşmesin Yarabbim, ne diyeyim.

Bilinçli bir medyanın moralimizi, birlik beraberliğimizi dramdan, komediye, hatta öykülü reklamlarla takviye etmesi ve paralel bantta koşması olmazsa olmaz şart.

Böyle bir ortamda tv dizileri, programları ve reklamları becerikli ellerde ülkenin yarar, çıkarlarıyla paralel koşuda olursa, ki dünyada örnekleri çok, menzile erişmekte büyük katkıları olur.

Nereye gideceğini , koşacağını bilmeyen sözler, diziler, programlar dolayısıyla o ülkenin zaafiyetini  yansıtır. Moral çöker.

Yetimhaneye gizlice bırakılmış aslında zengin  bir ailenin çocuğunun hikayesi veya yıllar önce öldü bildiği kocasının kız kardeşiyle yaşadığını öğrenen 2 çocuklu hasta genç kadın, suskun abus  annesi, konsomatris komşusu mahallenin pavyon işleten yaşlı bitirimi moralinizi yükseltiyorsa buyrun izleyin.

Ki bu tür işlerin oyuncuların da  aldıkları para dışında moralini yükselttiğini sanmam, hepsi ‘nereden düştük buraya‘ ifadesiyle oynayarak  işi nerede ise hem dram hem komediye çevirme mucizesini gösteriyorlar!

Ve içtenlikle söylüyorum Özge Özpirinçci kendi neslinin oyuncuları arasında en müthiş performansı gösteriyor, isteyeni ağlatıp isteyeni güldürüyor ‘Kadın’ dizisinde açık ara en star olan o.

Bu dizinin rating sırrı zannımca iki taraflı giyilebilen bir pardesü gibi olmasında.

İster ağla, ister gül çok zekice yapılmış tek iş.

Groteski bu kadar ustaca kullanmak beceri ister, kutlarım.

Grotesk bağdaşmaz kaba durumları şaşırtıcı biçimde birleştiren temelde ciddi ama görünüşte gülünç, abartılı bir  tarzın mizahı.

Zeka yoksunu hallerde perişan eder izlenme alışkanlıklarını, mizahı.

Komedilerimizde durum maalesef bu.

Komedi oyuncularından perukasız, büyük dişsiz, gözlüksüz olmayanına neredeyse rastlamadığımız bir halde televizyonlarımız.

‘Kadın’ dizisi öyle değil, özgün olsaydı daha da iyi olurdu tabii dizide bir Japonluk olduğu söyleniyor, bir de ‘O Hayat Benim’ dizisiyle yakından akraba gibi.

Ama ‘Kadın’ dizisi  görünüşte hem gülünç hem acıklı ve en önemlisi abartısız oyunculuk ve karakterleriyle, aldığı yüksek ratinglerle bu sezonun tek ticari zeka, beceri ürünü olarak yoluna  devam ede dursun gelelim Metin Akpınar ve Ata Demirer’in oynadığı benzinci reklamına.

Reklam bu sefer Metin Akpınar’ın ‘Sevemez Kimse Seni Benim Sevdiğim Kadar‘ şarkısı ile başlıyor.

Uğruna şarkılar söylenen benzinci alışık olmadığımız bir durum, yani ihtiyar baba bunadı da  benziciye, pompalara ilanı aşk mı ediyor derken benzinciyle özdeşleşen sevginin ‘memleket’  olduğunu açıklıyor Akpınar.

Çok doğal çünkü benzincinin reklamı yapılıyor, peynir, şampuan olsaydı bu sefer memleket sevgisi  onlarla özdeşleşebilirdi, kısmet bir daha ki reklamda bakalım hangi ürün memleket sevgisiyle  birleşecek.

Burada bitmiyor reklam, memleket sevgisiyle bütünleşen benzinciden ‘Aptal oğlan‘ sadece yakıt aldıklarını zannederken, iş öyle değil akıllı baba izah ediyor:

‘Köylere hayat, kaldırımlara taş, meydanlarına çeşme, geleceğe umut, şehitlerin anısına sahip çıkıyoruz, şanlı zaferleri unutmuyor, unutturmuyoruz anlayacağın biz Opet’ten memleket sevgisi alıyoruz, kahramanların isimlerini yaşatıyoruz‘ diyor mealen, Metin Akpınar.

Onlar memleket sevgisi satıyor biz alıyoruz gibi bir durum, alan razı satan razı ise sorun yok elbette  ama ben istemem böyle sevgi, vatan sevgisi benim için parayla ölçülmez ve tek taraflıdır öyle aldım verdim gıllıgışı bana çok ters.

Benzincinin pompasından vatanseverlik, memleket sevgisi fışkırıyor, sahipleri hakkında en ufak fikrim yok ama aşkolsun, bravo benzinci açmışlar ama  aslında yaptıkları diğer işlerle sosyal devlet olmuşlar, köylere yol, su filan derken benzine niyet neye kısmet.

Böylesi dünyada duyulmamış bir benzinci.

Benzincinin filantropist yanı, sosyal sorumluluk projeleri görüntülerle  teşhir edilerek benzin almak isteyenlerin vicdanına gönderme yapılıyor öyle ki insan başka benzinciden benzin alırsa sanki  suçluluk duyacakmış, vatana ihanet ediyor durumuna düşecekmiş gibi oluyor.

Maaşallah öyle güçlü bir algı yaratılmış ki , hatta ‘Bunca işe son zam yetmez benzini biraz daha zamlayın’ diyesim geldi.

Benim arabam olmadığı için ve dolayısıyla şöförüm ‘Muzaffer Bey gir Opet’ten al benzini‘ diyemiyorum, eksik hissediyorum kendimi acaba diyorum karınca kaderince bir katkım olsun diye bir Opet’e girsem ve ‘Bana da bir bardak doldurun, bende memleketimi seviyorum‘ desem olur mu?

Bu arada benzinci yaptığı sosyal sorumluluk projelerini reklam için kullanan, yaptığı iyilikleri teşhir eden, öven berbat bir duruma düşürülüyor bunca emeğine yazık itibarı yara alıyor hiç hak etmediği bir durum.

Şüphesiz bu hayır hasenatı ileride reklamda kullanalım diye yapmamışlardır.

Doların durumu belli, benzin fiatlarına yapılan zam belli ve fakat öğreniyoruz ki benzinciden ‘sevgi’ pompalanıyor 

O pompalanan zam değil sevgi, sevgi anlamayan varsa Akpınar anlatıyor ve Türkçe konuşuyor!

Bunları duyan ‘Aptal Oğlan’ rolündeki Ata bu misyon sahibi benzincinin pompacılarını başlıyor bir bir kucaklamaya, onlar zaten bunca iyiliğe vesile.

Tulum giymiş birer siyanet - i melek diyeceğim ama Ata’nın ani  kucaklaşma hücumu karşısında hazırlıksız yakalandıklarında şaşırıyorlar melek pompacılar, ‘Bu adam manyak mı bizi niye kucaklıyor şaşkınlığı‘ gibisinden bir ifade yüzlerinde, anlaşılan kendi reklamlarını izlememişler.

Bu reklamla bizlerle dalga geçiyorlar herhalde.

Komik komik olmasına da zamansız bir şaka gibi, ne şakası takdirlerinize bırakıyorum.

Şarkı ‘Sevemez Kimse Seni‘ yerine  ‘Sevemez müesses nizam yıllardır Metin’den başkasını’ diye tornistan olsaydı keşke.

Ve şarkıya Akpınar’ın durmaksızın eskiden bu güne oynamış olduğu Milli Piyango, Spor Toto ve bilumum diğer reklamlarından görüntüler eşlik etseydi biraz daha mantıklı olurdu sevginin kaynağı.

Herhalde bu kadar yoğun memleket sevgisi olan iki oyuncumuz da, rol yapmıyorlar herhalde böyle bir konuda, bence para almadılar köylere yol, su bağlattlar.

Zaten bir ürünün reklamında o ürünün yarattığı farkı vatanseverlikte aramak yepyeni bir olgu, öbür markalar bu vatanı sevmiyor mu, olur mu böyle şey hem de en birlik beraberlik diye iktidardan muhalefetine hepimizin birleştiği bu zor günlerde ama anlaşılan oluyor.

Kötü niyetten ziyade beceriksizlik, değişememe inadı, en vatansever benim iddiası ne hale getirir  insanları çok gördük şimdi sıra reklamlara gelmiş bu zihniyette gelişme gözlenmiyor.

Halbuki  insan zihni eski zamanlardan bu yana ne gelişmeler kaydediyor mesela:

‘Rüzgar yok yelkenler dolmuyor' diye hayıflanan Agamemnon’a aracı kahin Artemis’in kızını kurban etmesini istediğini söylediğinde adam kızını kurban ediyor, ‘Rüzgar, denizin mevsimi var Artemis’in bundan haberi yok mu  diyemiyor‘, zavallı İfigenia’yı nişanlanacak diye babasının yanına getiren getiren annesi 10 yıl sonra kızının intikamını fena alıyor boynuzladığı kocası Agamemnon’u hançerleyerek,

Artemis’de zaten pişman olup son dakikada İfigenia’nın yerine bir geyik koyup kızı tapınağına rahibe yapıyor.

Tanrı Artemis böylece Agamemnon’u çocuğunun katili yapıp kendi ömrünü uzatıyor! Ama insan zihni onu da bitiriyor, var ettiği gibi.

Diyeceğim,  bulunduğumuz noktaya gelene kadar ne tanrıları var eden insan zihni onları yok etmeyi de bilmiş böyle bir insanlık tarihinin yolcularıyız.

Değişmemek insanlara mahsus değil.

Biz hariç!

İnsaf yahu, insaf artık.

Dizilerden, programlardan, reklamlara değişin artık ve kimseyi vatanseverlik, güvenilirlik ayağına kurban etmeyin, lütfen rica ediyorum çok üzülüyorum yoksa bu gidişle nesilden nesile hepimiz İfigenia’yız.

İnsan gelişimi otomatik ve kaçınılmaz değil. 

Aynı zaman diliminde, aynı ülkede aralarında yüzyıllık gerilik, farkla yaşayan insanlara dönmeyelim diye, 

Adalet isteyen, böyle olmasın diye gayret eden, bu uğurda maddi manevi, acı sıkıntı çeken , yasaklar, iftiralarla ömür tüketen ama vatan sevgisini asla hafife almayan, kendini adamış insanlara biraz saygı duyulsa artık, hepimiz kazanmaz mıyız?

O reklam olmamış. İnada luzum yok çok üzücü bir yaklaşım.

Üstelik pırıl pırıl zekalarını pek çok reklam filmine yansıtmış zeki insanların sektörü reklam sektörü, bu nedir böyle!

Üzüntüm Saygıyla Kayda Geçsin

Necef UĞURLU / necefugurlu@gmail.com


  • Bu Yazıyı
Ratingler için tıklayınız!