
O beyefendiye buradan 'Höst' demek istiyorum...
Hatta biraz da "Çüş" diyebilirim.
İçimden geldi...
İsterseniz "Bürsss" de diyebilirsiniz...
Bazılarınız hatırlar, eskiden at arabaları vardı.
Eski İstanbul'da, benim çocukluğumun geçtiği Fındıkzade, Aksaray, Kocamustafapaşa gibi semtlerde mahalle aralarında o atların ahırları olurdu...
Çocukluk merakı işte, sabahları atların arabalara koşulmasını izlerdim...
Sahipleri atları büyük bir özenle hazırlardı...
At bazen coşar şaha kalkardı.
Sahipleri de onları sakinleştirmek için "Bürsss" derdi...
Denemek isterseniz, şaha kalkmış bir at bulun ve bu sözü söyleyin.
"Bürsss..."
Nasıl sakinleştiğini göreceksiniz.
Ajda Hanım'ın da şoförünü sakinleştirmesini tavsiye ederim!
Ünlülere ayrıcalık yapılıyor mu?
Aslında, Ajda Pekkan için de şaşkınım.
Şoför mü çalıştırıyor, bitirim mi?
Böyle yazıyorum çünkü Nişantaşı'nda yaşananlar bu şoförün ilk vukuatı değil.
Adamın tam bir yıl önce de çıldıracağı tutmuştu.
Geçen yıl ocak ayında soğuk bir geceydi.
Patroniçesini gazetecilerden kaçıracağım diye trafik terörü yaratmıştı.
Olayı yaşayan bir muhabirden dinlemiştim.
O gece Ajda, Sarıyer'de bir balıkçıdan çıktı, arabaya bindi.
İşte o andan itibaren şoför adeta canavarlaştı.
Ajda'yı gazetecilerden kaçırmak için, kırmızı ışık ihlali dahil her türlü kural tanımazlığı yaptı.
Hem de peş peşe...
Hatta az kalsın bir kazaya sebep olacaktı.
O gece yaşananlarla ilgili haberler gazetelerde de yayınlanmıştı.
Her yerde MOBESE kameraları, EDS filan var.
Çok merak ediyorum, o çılgınca ralliden sonra Ajda Hanım'ın şoförüne herhangi bir ceza kesilmiş miydi?
Neden mi soruyorum?
Normal bir vatandaş trafikte bir hata yapınca, ceza makbuzu evine yollanıyor.
Acaba ünlülere bir ayrıcalık yapılıyor mu, yapılmıyor mu?
Benim ki sadece bir merak!
Bilal Özcan
