
“Konserimizde noktasından virgülüne ne konuşuldu ne yapıldıysa, aynı şekilde yansız ve abartısız halka aktarımından ötürü Sabah Gazetesi’ndeki muhterem arkadaşlarıma teşekkürlerimi arz ederek açıklamama başlamak istiyorum.
Muhterem Basın Mensubu Değerli Arkadaşlarım.
Bugünkü gazetelerdeki haberleri okudum.
Gerçek duygularımla takdirlerimi ilettiğim büyük sanatçı, değerli dostum, arkadaşım Muazzez Abacı Hanımefendi’ye olan ifadelerimin karşıtı; Sn. Abacı’nın naçizane bendenize lütfedip, arz etmiş olduğu taltif ve takdirleri görmezden gelerek, konserimizde bulunamayan hizmet verdiğiniz yüce Türk Halkı’na eksik bilgi vermekle sizlere kırgınlığımı ifade etmek istiyorum.
Sn. Abacı ile olan konserimizde saygıdeğer halkımızın oturduğu yer ile sahne arasında 3-4 metre mesafe; değerli basın müntesibi arkadaşlarımla da aramda en az 15 metre mesafe vardı. Benim yüzümde şişlik olup olmadığını nereden görebildiniz muhterem arkadaşlarım? İşin komik tarafı bu işlemin sonucunda şişlik meydanada gelmiyor! Sizlerin bu hayali senaryolarınız çok hastalıklı fikirler, hastalıklı görüşler. Hiç merak etmeyin, hiçbir yerimde şişlik yok, genç bir kız gibiyim.
Üçüncü ve en önemlisi sadece Akşam Gazetesi’nde yazılan son derece yanlış, hatta büyük bir yalan olan “Ersoy’un Abacı’nın sesini bastırmaya çalışması ve mikrofonunun sesini yükselttirmesi dikkat çekti” haberidir... Muhterem arkadaşlarım; o konserlerdeki benim yaptırım gücüm hangi oranlarla sınırlı ise muhterem arkadaşım, kadim dostum Sn. Abacı’nın da aynı ölçülerde bir yaptırım gücüne sahip olduğunu bilemeyecek kadar düşünce sığlığında oluşunuz beni ziyadesiyle üzdü. Kaldı ki Sn. Abacı sahipsiz bir insan da değil, yanında menajeri Sn. Taner Budak Beyefendi’nin de bulunduğunu ve son derece hassas bir şekilde hanımefendiyle ilgilendiğini siz muhterem arkadaşlarıma hatırlatmak da fayda mulahaza ederim. Ayrıca bu büyük organizasyonda ki ne ses mühendisini, ne de kiminle ve kimlerle çalıştığımı dahi bilmeden sadece ve sadece sahneye çıkıp 39 sene sürdürmeye çalıştığım görevimin bir yenisini yineledim.
Sizlerden istirhamım o dur ki; taraflı, yanlı ve de hastalıklı fikirlerde olmayıp, doğruları ve de gerçekleri yüce Türk Halkı’na aktarmanızdır.
Çünkü buradaki gerçek Sn. Abacı’nın da özellikle o gece orada bulunan herkesle paylaştığı üzre benim Allah vergisi sesimin vüsatinin, oktavının na-mütenahi geniş seviyede oluşu itibariyle mikrofondan ne kadar geri çekilsem dahi, hatta mikrofonsuz okusam dahi (ki o gece, mikrofonsuz da okudum) sesimin anatomik yapısı gereğince, mikrofonla okuyormuşcasına bir performans sergilediğimi sadece bu konserdekilerce değil, 39 yıldır herkesce bilinen bir gerçektir.Binanaleyh aslıyla müsemma olmayan hayali senaryolarla ürettiğiniz bu yalan ve yanlış haberlerin insanlar huzurunda ayıp, Allah-u Taala’nın huzurunda da günah olduğunu sizlere hatırlatırım efendim.
Saygılarımla..”
BÜLENT ERSOY