
“Bu hizmetkar çocuk 2.5 sene önce benim yanımdaydı ve o dönemde kendisinin işine son verdim. Yani aradan 2.5 yıl geçti. Böyle bir şey olsaydı, o zaman hattı kapatırlardı. Bu böyledir, ödeme yapılmazsa 15 günde hat kapatılır. Bu bir…”
“İki… Daha önemlisi… Ki böyle bir borç olmuş olsa, yani ortada ödenmemiş bir borç olsa bu çocuğa haciz gelirdi. 2.5 senedir yanımda olmayan bir elemana bugüne kadar haciz gelmemiş, böyle bir olay yaşamamış. Şimdi bu durumda sorarım ben, acaba 2.5 senedir Türkcell kış uykusunda mıydı da böyle bir haczi gerçekleştirmedi. Tabi ki değil… Böyle bir şey yoktu da ondan…”
“Bir kredi kartı borcu, hayali bir kredi kartı borcu manevraları dönüyor ortada… Bu haber çıkalı 15 gün oldu. Ben bugüne kadar cevap vermedim. Neden vermedim?.. Çünkü bekledim. Neyi bekledim?.. Eğer ki böyle bir borç var olmuş olsaydı o zaman kastettikleri icra işleminin uygulamaya geçmesi gerekirdi, icra işlemi başlardı. İşleme konmuş bir borcun ödeme süresi tam 7 gündür. 7 gün içersinde ödenmeyen borçlarda icra kanalıyla adamın ayağındaki donu bile alırlar”
“Acaba bu icra memurları 15 günden bu yana Bülent Ersoy’un adresini mi şaşırdılar, gelemediler. Bunların hepsi, karanlık ruh yapısına sahip, ismini telaffuz etmeyi bile zul telakki ettiğim, karanlık insanların asparagas diye tabir edilen yalan dolan içerikli fikirleridir, manevralarıdır”
“Başka da söylenecek hiç bir şeyim yoktur. Bülent Ersoy’un sahip olduğu mal varlığı ve birikimi bir kenara bırakalım… Bülent Ersoy arap atı gibi çalışıyor. Böyle komik bir meblağ borcu bir borcu olmuş olsaydı onu aslanlar gibi ödeyebilecek güce sahip biridir Bülent Ersoy… Onun için kerkes kendi derdine yansın…”
“Ben zirveninin en tepesindeyim. Kilometre ötede, aşağılardaki bu kişilere bacaklarımı, oradan, en tepeden sallıyorum. Bu sivrisineklerin vızıltılarını duymuyorum bile… Aç kalmış etrafa saldıran karanlık ruh yapısındaki bu kişilere acıyorum… ”
“Peygamber efendimizin bir lafı vardır. Sormuşlar. Sizinle ilgili biri kötülük düşünüyor demişler. Peygamberimiz de, Ben ona hiç iyilik yapmadım ki demiş… Ben bu nankörün evini aldım, arabasını aldım. İnsanlar, çocuğuna böyle şeyler yapmıyor. O evi, arabayı nasıl kullanacaklar bilemem… Nankörlük tedavisi olmayan bir hastalıktır. Yazık”
“Ben bir kere konuştum, daha bu konuda hiç konuşmayacağım. Çünkü Benim ağzım çok kıymetlidir”
BÜLENT ERSOY
