Anasayfa Magazin Güzeller Galerisi Video Galeri Foto Galeri Güncel Kadınca
sacitaslan.com facebook sacitaslan.com twitter

Cengiz Semercioğlu'ndan Ayşe Özyılmazel'in düğününün dedikoduları

Cengiz Semercioğlu: "27 yaş fark çiftlerin seks hayatını olumsuz etkiler mi? Keşke Osman Müftüoğlu da davetli olsaydı, hemen öğrenirdik..."

Cengiz Semercioğlu ndan Ayşe Özyılmazel in düğününün dedikoduları



Siz zannediyor musunuz ki, sosyal medyada, köşelerde, sağda solda konuşulanlar düğünde davetliler arasında konuşulmadı...

40-50 kişi falan davetliydi düğüne ama orada bile konuşuldu.
İki-üç kişi bir araya geldiği anda dedikodu yapmaya başladı.
Ne mi konuşuldu?
İşte dedikodular...
- 6 ay mı, 1 yıl mı sürer bu evlilik? Sana ümit vaat ediyor mu, bana vaat etmiyor!
- Bana kalırsa Ayşe hemen bir çocuk yapar. 32 yaşına gelmiş, Ali Taran’dan bir çocuk yapma fırsatını kaçırmaz artık.
- Baksanıza Oya Hanım bile Sabah gazetesine bozulmuş, Ayşe hakkında çıkan olumsuz yazılar yüzünden...
- Ali Taran’ın hiç seveni yok mu? Eski dost, iş ve reklam dünyasından bir-iki arkadaşı gelmez mi düğüne? Nikâh şahidi bile yoktu...
- Acun neden gelmedi? Ali Taran’la arası açıkmış, yerine Esat’ı göndermiş. Yok yok Hanzade’nin düğünü varmış...
- Ajda Pekkan da gelmedi! Uçağı kaçırmış öyle mi... Yok canııım, gündüzden gelmeyeceğini etrafına söyleyip duruyordu.
- Kanserli eş ortada dururken, ne gerek vardı bu kadar öpüşmeye, havuzlara atlamaya, her şeyi inadına yaparmış gibi göze sokmaya... Hiç zarif durmadı.
- 27 yaş fark çiftlerin seks hayatını olumsuz etkiler mi? Keşke Osman Müftüoğlu da davetli olsaydı, hemen öğrenirdik.
- Aaa... Yalın nereye kayboldu nikâhtan hemen sonra? En yakın dost değil miydi o?
- Düğün neden Bodrum’da yapıldı ki? İzzet Çapa ve Ayşe’nin arkadaşları her zaman eğleniyor böyle Nahide’de... Ama orada havuz yok!

Zehra’nın düğün yorumu

Düğünden bir gün sonra Bodrum’da ilginç bir dedikodu dolaşıyordu.
Hülya Avşar’ın kızı Zehra’nın Facebook’ta yazdığı iddia edilen bir yazının dedikodusu.
“Gördünüz mü yuva yıkan kadının annemin olmadığını” diye başlayan “kaşarlıkta son nokta” gibi Ayşe’ye hakaretler içeren bir not...

Zehra’nın sayfasını takip eden arkadaşlarımın kızı da “Bu notu Zehra yazdı” diye ısrarcıydılar.
Facebook’ta Zehra adına açılmış onlarca sayfa var.

Bu yüzden notu gerçekten Zehra’nın yazıp yazmadığından emin değilim. Eğer o yazdıysa, bundan sonra Ali Taran-Hülya Avşar ikilisi Acun’un jürisinde nasıl yan yana gelir merak ediyorum doğrusu.


 



SACİT ASLAN YORUMU

Yılların Gazetecisisin...

Türkiye’nin en önemli gazetelerinden biri olan Hürriyet gibi bir kurumda köşen var...

Yapım şirketin var...

Zaman, zaman TV programları yapıyor iyi paralar kazanıyorsun...

İnsanlara "aba altından sopa gösterdiğin" ve istediğin gibi yazdığın bir internet sitesi ile ortaklığın var...

Bildiğim kadarıyla, madden kazancın yerinde, kimseye ihtiyacın yok...

Manen ise, Hürriyet gibi büyük bir kurumun "koruma şemsiyesi" altına sinmiş, astığı-astık, kestiği-kestik bir yaşam sürdürüyorsun!..

Açılışı yapılan bir çok beş yıldızlı otelin ve önemli firmaların tanıtım seyahatlerin baş davetlisi olarak ve o geceler-açılışlar hakkında muhteşem(!) yazılar yazan biri olarak sen!...

Yılın düğünü olarak addedilen böyle bir geceye davetli olmana rağmen, köşende "konuşulan dedikodular" başlığı altında yazdığın bu yazının sebebinin ne olduğunu doğrusu anlamadım!...

Köşeci yazar Cengiz bey!...

Aslına bakarsan, senin de aklın almıyor bu evliliği!...

Bu yazında, düğünle ilgi şuuraltı gerçek düşüncelerin, su yüzüne çıkmış gibi görünüyor!.. 

Yazında sorduğun veya başkaları tarafından yapılan dedikodular diye iddia ettiğin bu konuşmaları yazmak, düğün sahiplerinin yemeğini yedikten-içkisini içtikten ve "riyakarca" mutluluklar diledikten sonra mı aklına geldi!...

Madem konuyla ilgili bu duygu ve düşünceler içindeydin, bu evlilik sana ümit vaat etmiyordu da, neden bu konuyla ilgili daha önce yazdığın yazılarda buna değinmedin?...

Neden, yavşakca ve riyarakca davranarak hareket eden bir avuç insanın dümen suyuna kapılarak davrandın!..

Övgüler yağdırdıkları bu düğüne katılmak için koşarken nerdeyse topukların g...ne değiyordu ne çabuk unuttun, daha üstünden 48 saat bile geçmedi!..

Kanser gibi Allahın belası bir hastalıkla, hayat mücadelesi veren Selma hanım şimdi mi aklına geldi Cengiz bey!...

"Ali Taran’ın hiç seveni yok mu" "nikah şahidi bile yokmuş" diye konuşuluyormuş!...

Keşke sen cevap verseydin; "Buyrun görün işte Ali Taran ve Ayşe Özyılmazel’in sevenleri, dostları(!) hepsi burada, başta ben, Rahşan Gülşan, Hıncal Uluç, izzet çapa, Kıvanç Tatlıtuğ ve Gazetelerde-televizyonlarda bir kare fotoğrafı çıksın, güzel bir Bodrum akşamı yaşamak isteyen tam kadro "NAHİDE" gurubu burdayız" diyemedin mi?...

Boş ver bu işleri!..

Bu işler, insanın itibarını yok eder ve 3 kuruşluk kredisini zaman içinde yok eden acı tecrübeler olarak kalır!..

Ancak senin için çok bi’şey farketmez!...

Çünkü senin arkanda koskoca "HÜRRİYET" var!...

İnşallah, senin ailende Selma Hanım’ın yaşadığı bu sevimsiz ve zarif olmayan olayın benzerini kimse yaşamaz!...

Derviş derki; Sakalım, sonuna bakalım!...

Kısacası, "harç bitip, yapı paydos" olana kadar, havuzu olmayan NAHİDE’DE eğlenmeye devam!...

Sacit Aslan

 





04.07.11 11:40

1 kişi 5 puan verdi
24156 kez okundu


İlgili Haberler
Diğer Haberler


GÜNDEMDEKİLER : Kim Kardashian   Ahu Yağtu   Esra Erol   Acun Ilıcalı   Kenan İmirzalıoğlu   Muhteşem Yüzyıl   Bülent Ersoy   Gülben Ergen   Beren Saat   Suskunlar   Saba Tümer