
"Beyaz Manşet"e konuk olan Erkan Özerman enteresan açıklamalarını sürdürdü.
"İnsanlar savaş açayım diye yapmadıklarını bırakmıyor. Mafya liderleri gibi Kıvanç’ı ben koruyorum. Benim himayemde diye programlara çıkıp konuşanlar var. Durup dururken saldırdılar bana. Ben bir programa Best Modeller ile davet edildim. Taciz ve tecavüze uğradım." diyen Erkan Özerman; Semiha Yankı’nın "Erkan Özerman’ın ’Seninle Bir Dakika’ şarkısı ile ilgisi yoktur" açıklamasına da "Eurovision Şarkı yarışmasında melodi yarışır. Bu gördüğünüz 1977 tarihli belgede editör olarak ismim var. 1986 tarihli diğer belgede de ismim var. Edisyonun ne olduğunu bilmeyen arkadaş 36 sene bu şarkının bana ait olduğunu bilmeden yaşamış. Yıllardır telif hakları bana ödeniyor bunun. ’Seninle Bir Dakika Şarkısı’nın telifi hep bana ödenir, tek ödemeyen ülke Türkiye’dir" sözleriyle yanıt verdi.
"Sen Fransız Cumhurbaşkanı’nın verdiği liyakat madalyasını alsan ne olur almasan ne olur diye eleştirenler var" diyen Özerman, Güngör Bayrak’ın nasıl lady olduğunu da anlattı.
İzlemek için haberin videosuna TIKLAYINIZ!..
SACİT ASLAN YORUMU
Olayları, kelime oyunlarıyla yerlerini değiştirmekte epeyce ustasın. Buna itirazım yok...
Ancak bu meziyetin yaşanmış gerçekleri ortadan kaldırmaya yetmez. O gerçeklerden birincisi
* Uzun yıllar önce ’yakınen tanıdığın’ sir Houari Berichi’yi ilk defa 1986 yılında Paris’te yaşayan Ahu Tuğba’nın evinde tanıdın. Nasıl mı?
O tarihlerde Ahu Tuğba sana ’baba’ diye hitap ediyordu. Ve bir gece ’Baba bu akşam birisiyle tanışacağım. Beni yemeğe davet etti. Sema Çelebi de adamı çok meth etti. N’olur sende gel bir gör" dedi ve sen bu Cezayir asıllı Berichi’yi ilk defa o yemekte tanıdın.
Yemek çok kısa sürmüştü çünkü Ahu adamı beğenmemişti. Daha sonraları sen yaptığın seyahatlerin birinde bu Berichi denen adamı Güngör Bayrak’la tanıştırıp evliliğe kadar sürükledin.
Bu konuda olayın en büyük kahramanı olan Ahu Tuğba, Allah uzun ömür versin ki yaşıyor... Ve Ahu Tuğba hiç bir konuda aleyhine tecelli edecek konularda dahi yalan konuşan biri değildir.
Seninde aba altından sopa göstererek veya alenen tehditlerine aynı Semiha Yankı gibi pabuç bırakmaz.
Bu konuda kendisine sorulduğunda aynen anlattığım gibi cevap vereceğine adım kadar eminim...
Gelelim ikinci konuya;
"Seninle Bir Dakika" şarkısının sahibi olduğunu söylüyorsun. Tüm dünyada telifleri sana ödenirken niçin Türkiye’de ödenmiyor?...
Semiha Yankı’nın o tarihlerde yaşı tutmadığından sana şarkının bestakarınca verilen vekaletle Semiha Yankı’ya Paris’teki Barclay stüdyosunda ’Seninle Bir Dakika’nın İngilizcesini okuttun.
Semiha Yankı İstanbul’a döndüğünde, rahmetli plakçısı Yaşar Kekeva’nın firmasından şarkıyı plak yapmak istese de Yaşar Kekeva bir türlü plağı çıkaramıyor çünkü ’Bu plağın Avrupa’da korsanı çıktı. Onun için bu plağı çıkarmamızın manası yoktur.’ diyor.
Çıkan plağın üzerinde; kayıtların Paris Barclay stüdyolarında kaydedildiğine dair bir şerh var. O halde bu korsan plağın sahibi kim?
Semiha Yankı Stockholm’e giderken "Beni TRT görevlendirdi" diyorsun ancak Semiha Yankı bugün TRT’de ’Eurovision’ belgesilinin yapıldığı çekime konuk olarak gitti ve çekim sonunda Bülent Özveren’e " Ben yarışmaya giderken Erkan Özarman TRT tarafından görevlendirildi mi?.." diye bu konuyu soruyor...
Bülent Özveren de "Hayır ben öyle bir şey bilmiyorum. Semiha Yankı nerededir diye sorduğumda Semiha Yankı, Erkan Özerman ile Paris’e gitti dediler ama Erkan Özerman’ın TRT tarafından görevlendirildiğini duymadım’ cevabını veriyor.
Konuyla ilgili o tarihlerde çıkan haberlerin küpürlerinde de konunun aynen böyle olduğu alenen belli.
Bu küpürleri haberin diğer fotoğraflarına tıklayarak görebilirsiniz...
Sacit ASLAN