
Çok değerli bir sanatçı ve çok kıymetli bir insan Erol Evgin.
Çok düzgün, hani bu kadar da düzgün olunur mu denilenlerden.Yıllardır takip ediyoruz, ve hayatımızın için de hep var.41 yıl olmuş sanat hayatına başlayalı.
İşte Öyle Birşey .........demiş ve yıllarca eşlik etmişiz ve şarkıları paylaşmışız.
İşte öyle birşeyi, aramışız.
Bazen bulmuşuz, bazen bulduğumuzu kaybetmişiz, ya da bulduğumuzu zannetmişiz.Gitmişler, ya da zaten bizim hiç olmamışlar.
Gala gecesi var, davetliyiz.
Çok önemli benim için...Çok önemli olmalı hepimiz için.Erol Bey bizim karşımıza çıkacak, ama biz de 41 yıldır şarkı söyleyen, sanatçının karşısına çıkacağız. Bir hafta ev de düşünüyorum ,ne giysem acaba, şık olmalıyım güzel olmalıyım,temiz olmalıyım, saçlarım çok güzel olmalı. Olmalı ki, Erol Bey’i ve şarkılarını haketmeliyim.Değerli bir sanatçı, kendisini izlemeye gelen salona baktığında, çiçekler açmalı .Güzel kadınlar, bakımlı adamlar olmalı.Ve gala gecesi görüntüsünde, özenli olmalıyız.
Çokkkk özenli.
Salon da yerimi alıyorum.
Benim masam da, hani Mustafa Ceceli ile düet yapmış, kendi bestelerini söyleyen ,su gibi ,doğal sesi olan Aslı Güngör var.Ve kız kardeşi.Çok özenle hazırlanmışlar.
Salona bakıyorum, yavaş yavaş dolmaya başlıyor.Gelenleri takip ediyorum ilk gece ve gala gecesi ya...yaş ortalaması 35/45 arası...Kadınlar saçları fönlemiş, file çoraplar giymiş, rujları,parlatıcıları sürmüşler ve koca topuklu ayakakabıları ile hazırlamışlar.... .......yanların da kocaları , ve sevgilileri.Adamlar bir karış sakallı, saç traşları uzamış, ve kirli hali, jean pantolonları eskimiş ve kazaklı....Elele ve gözgözeler.Adamlar özensiz ve bakımsız.Hep ikili gelmişler.Birbirlerine sokulmuşlar.Yan masam da bir çift var, adamın ölçüsüz kahkalarından rahatsız oluyorum ve bakıyorum ,dişleri iğrenç.Yüzyıllardır dişçiye gitmemiş sanki.Uzanıp kadının öpüyor.O dişlerle.
Allahım !!!!!diyorum.
Salon karanlık, loş, inşallah ,Erol Bey bu adamları, ve bakımsızlıklarını görmez.Çok akıllı ve dikkatli bir adamdır, ya görürse diyorum ve tarifsiz bir endişe kaplıyor içimi.Sanki Erol Bey’e ben sorumluyum..Erol Bey sahneye geliyor İşte Öyle Birşeyyyyyyy.
Çok şık bir kostüm var üzerin de.Bembeyaz dişleri,pırıl pırıl tertemiz saçları, hazırlanmış, herzaman ki gibi özenli.
Şarkılar devam ediyor, artık sadece sahneye, ve Erol beye bakıyorum. Derken ,şarkılar arasında, Erol Bey evlilik yıldönümleri var, kutlayalım diyor......
Ve teker teker anons etmeye başlıyor.İşte yanımda ki, kirli dişli, dik yaka kazaklı ,jeanli adam ve diğerleri........ Onlar ayağa kalktıkça ben utanıyorum.
Evlilik yıldönümü, kadınlar hazırlanmış, sevgili eşim böyle olmaz, sende hazırlanmalısın ve özenli olmalısın .Bugün bizim için önemli birgün.
Demişler mi?
Dememişler......
Çıkarken aklımdan geçiyor, inşallah Erol Bey bunları ve kirli hallerini görmemiştir.
Tuhaf bir utanç kaplıyor içimi.
Utanıyorum.
Ve düşünüyorum.
Bu kadınlar, bu adamlarla nasıl öpüşüyor,
Nasıl sevişiyor..Acaba bu kirliliğe, nasıl ,ve neden razılar.
Anlıyorum.
Esas kirli onlar.....
Yani kadınlar...
Öyle ya o ağızlarla öpüşmek için daha kirli olmak lazım.
Bakmayın görüntüye siz...
Bu arada.....
Özür dilerim, Erol Evgin.
Hayat değişti.....
Herşey değişti.......
Kadınlar değişti....
İşte Öyle Birşey.....
Funda Özkalyoncu