
O partiye yakışmıyorsun!
Öfke hoşgörüsüzlük nefret hakaret....
Mutlu bir dünya dileyerek başlıyorum yazıma..
Kalbimdeki hayat sevgisi insan sevgisi hayvan sevgisi çiçek böcek sevgisi, kim ne yaparsa yapsın asla değişmeyecektir.
Benim mutluğumu, hayatı çok sevişimi kimse elimden alamayacaktır.
Neden çeşitliliği kabul edemez insanlar?
Neden herkesin tek tip olmalarını beklerler birtürlü anlayamam... Herkes aynı meyveyi sevebilir mi, aynı rengi sevebilir mi? Kimisi takım elbise sever, kimi hiç sevmez, kimi deniz olmadan yaşayamaz, kimisi deniz görmek istemez..
Neden saygımız yok bu çeşitliliğe? Uzanamadığımız ciğere mundar demenin dayanılmaz arzusu neden..
Bu nedenler böyle uzar gider.
Benim hayatta edindiğim ilke, insanlara saygıdır.
Dinleri, mezhepleri, kıyafetleri ne olursa olsun... Herkesi sevmeye kodlanmışım ben, ayrımcılık yoktur gönlümde... Sadece benim fikirlerimle uyuşmuyor diye bir insanın kalbini kıramam... Allah bana öyle bir kalp vermiş ki şükürler olsun içinde bir gram fesatlık yok, art niyet yok...
Evet delidolu bir kızım, hep böyleymişim çocukken bile.
Size başımdan geçen bir olayı anlatmak istiyorum:
Bundan on yıl önce, arabamla giderken çok enteresan bir olay yaşadım.
Yaz ayıydı, ben de arabalı vapura doğru ilerliyordum...
Üstümde mini şort, üstümde atlet yol alıyordum..
Tam gişelere geldim kuyruk vardı beklemeye başladım ki, arabanın yanına sakallı bir amca geldi.. Hemen yan taraftaki bir arabadan gelmişti, arabada kapalı hanımlar vardı..
"Buyrun amca" dedim, "kızım hakkını helal et" dedi, ben de şaşkınlık içindeyim, "helal olsun tabi ki amcacığım, ama neden?" diye sordum, Anlattı...
Az önce ben onların yanından geçmişim ve bu amca da arabada benimle ilgili, kıyafetimle ilgili şeyler konuşmuş... Biraz ileride ben balon satan bir çocuk görmüştüm, çocuk ağlamaklıydı ellerinde bir sürü balon vardı... Kimse almıyormuş balonları... Ben de elinden tuttum, sarıldım çocuğa ve "balonların hepsini sana alıyorum, haydi hoppaa havaya" diyerek bıraktık balonları gökyüzüne...
İnanın ağlamamak için kendimi zor tutmuştum, hayatın herkese adil olmadığını daha çocukken öğrenmiştim.. Ama o küçücük çocuğa bunu hissettirmemem gerektiğini biliyordum..
İşte bütün bunları arabadan gören amca da benden helallik isteme gereğini duymuş..
Diyeceğim şu ki; Allah bizden en önce iyi insan olmamızı ister, kalp kırmamamızı ister, kibirsiz olmamızı ister, insanlara karşı önyargılı ve kötü düşünmememizi ister..
Ahlak denen şey, giyim kuşamla ölçülecek birşey değildir..
Gazetelerin üçüncü sayfalarındaki cinayet haberleri yaralama haberleri... Haber bültenleri boğazına kadar giyinik hanımların yer aldığı enteresan haberlerle doludur..
Yanlış anlaşılmasın ben o üçüncü sayfadaki hanımların özel hayatına da karışma hakkına sahip değilim..
Sadece ahlak unsurunun iki parça elbiseyle eş değer tutulmasına karşıyım..
Çocukluğumuzda geçim sıkıntısı çok çektik ama yine de bize hep bizi yönetenlere saygı duymamız öğretildi..
Görüşlerimiz ne olursa olsun devlet büyüklerimize saygı öğretildi ve ben hep insana saygıyla büyüdüm, benim görüşümü paylaşmıyor diye kimseye hakaret etme hakkına sahip değilim..
Ben çok çirkin bir hakaretle karşı karşıya kaldım, nasıl bir cürettir, nasıl bir hadsizliktir bilemedim..
Benim kadar saygılı olsaydı, bulunduğu pozisyonda bu lafları ağzından çıkaramazdı...
O insanın saygısızlığı sadece bana değil temsil ettiği çok önemli ve hepimizin saygı duyduğu iktidar partisine de saygısızlıktır.
Kötü söz sahibine aittir..
insanları yargılamak sadece Allaha aittir. Şımarıkça konuşmalarıyla, dinimizi sadece kendisine aitmiş gibi bir tavır içerisinde olan bu insanın seviyesine asla düşmeyeceğim, hem kendime olan saygımdan dolayı hem de bizi yönetenlere olan saygımdan dolayı...
Ama bir vatandaş olarak, bu kadar büyük bir oy farkıyla halkımızın bizi yönetmesine karar verdiği bir iktidar partisinde bu zihniyete yer olmaması gerektiğini düşünüyorum. Bu kişinin hakaretlerine avukatım aracılığıyla yargı önünde gereken cevabı vereceğim.
Başbakanımızın konuşmalarında her zaman söylediği bir söz var.
Yaradılanı severim, yaradandan ötürü diyor.
Başbakanımızın bu kadar engin hoşgörüsü ve Türkiye'yi kucaklayan anlayışı ortadayken, onun partisinden böyle tahammülsüz ve çirkin üsluplu kişilerin de çıkmış olmasını talihsizlik olarak görüyorum.
Onlar asıl Başbakanımıza ve partisine yakışmıyor...
Sevgilerimle..
Hilal Cebeci
