
Nihat Doğan’ın Ankara’da, bir devlet büyüğümüzün düğününe gidip, sonrasında otelde neleri nasıl yaşadığı, o gece birlikte olduğu kadınların da tutanaklara geçen ifadelerinden sonra daha da net anlaşıldı. Üç kadın da ifadelerinde Nihat Doğan’la birlikte olduklarını itiraf etmiş ancak sadece Nihat Doğan’dan şikayetçi olmadıklarını itiraf etmişlerdir.
Kadınlardan E.S.K.’nın ifadesi aynen şöyledir; “Nihat Doğan İzzet’in odasına geldi. İzzet de Nihat’ın odasına çıktı. Nihat ile üç bayan arkadaşım cinsel ilişkiye girdi. Ben girmedim.”
Bu özel haberin bugün ortaya çıkan inanılmaz detayları, haberi sıcağı sıcağına sütunlarına taşıyan Ayakligazete’nin gazetecilik başarısı olarak tarihe geçmiş, gerisi yalan ve iftiradır. Haberciliğimizden kuyruk acısı olanların çaresiz çırpınışlarıdır. Bizi hedef alan her türlü iftira ve mesnetsiz iddiaya karşılık vereceğimiz cevap elbette ki vardır. Meydanı bu futursuz Nihat Doğan’a bırakacak değiliz.
Şimdi sadece detaylarda boğulan “biz gece alınmadık, sabah alındık” diyerek kendince hedef saptıran ve ağzından salyalar akıtarak sitemize ve özellikle de bana saldıran bu şahsiyetsiz şahsın, mesnetsiz iddialarını bir kez daha ispata davet ederek başlamak istiyorum.
Nihat Doğan’ın yaşadıkları kendi talihsizliğidir ve Ayakligazete.com bu noktada etik duruşunu sonuna kadar sergilemiştir. Menajeri Yavuz Yıldırım’ı aramış, Yavuz Yıldırım bile kendi sanatçısının içinde bulunduğu rezil durumu, Ayakligazete.com’dan öğrenmiştir.
Yavuz Yıldırım’la editörlerimizin yaptığı telefon görüşmesi ortadadır. Kendisinin yaşanan olayla ilgili ve özellikle de olayın diğer kahramanıyla ilgili söylediği çirkin ve iğrenç ifadeler de ortadadır. Nihat Doğan’ın inkar ettiği ‘Beni İzzet yaktı’ ifadesi, bizim uydurduğumuz bir ifade değil, bizzat Yavuz Yıldırım’ın bize aktardığı ifadedir. Biz haberi yayınlamadan önce durumu Yavuz Yıldırım denen menajere bildirdik ve etik duruşumuzu gösterdik. Kendilerinin mesnetsiz iftiraları devam ederse, asıl yüzleşmek zorunda kalacakları kendi ifadeleri, kendilerini hem kamuoyu önünde, hem de olayın diğer kahramanı karşısında çok daha zor durumda bırakacaktır. Bundan hiç kimsenin şüphesi olmasın.
Nihat Doğan denen şahsiyetsizin hakkımdaki iddialarını ispatlamasını beklerken diğer taraftan da benim Levent denen yardımcısını arayıp, Nihat Doğan’la ilgili PR yapma karşılığı para talep ettiğimizle ilgili iddiaları sormak için, menajer Yavuz Yıldırım’dan hiç tanımadığım ve daha önce hiçbir şekilde ne yüz yüze ne de telefonla görüşmediğim, Levent denilen şahsın telefonunu istedim ve dünden beri kendisini arıyorum. Derken Levent denen bu şahsın benim adımı kullanarak Nihat Doğan’a yalakalık yaptığını ispatlamaya, bugün gün içinde de devam ettim ve Levent’in 0533 491 3X XX no’lu telefonunu aradım. Telefon çaldı çaldı ve karşıdan birisi açtı. Sonrasında kendimi tanıtıp ben Oktay İNCi deyince ne oldu biliyor musunuz, telefon yüzüme kapandı. Yani belli ki benimle yüzleşmekten kaçıyorlar, çamur atalım izi kalsın derdindeler. Kendileri bilir. Bu bile seviyelerini daha doğrusu seviyesizliklerini ortaya koyuyor. Nihat Doğan denen şahsiyetsizle her türlü her ortamda hakkımdaki iddialarıyla yüzleşirim ancak onda yüzleşecek o yüreğin olduğunu sanmıyorum. Kendisinin tarzı ve tavrı ortadadır.
Bu arada adımı kullanarak attığı iftiraya çanak tutan medya kuruluşlarına attığım ve sadece cevap hakkımı kullanmak istediğim maile yer vermeyen etik yoksunu zavallıları da kınıyorum. Madem bir iş, habercilik yapıyorsunuz o zaman tıpkı bizim yaptığımız gibi herkese eşit mesafede duracak, cevap hakkını kullanmak isteyenin cevap hakkını kullanmasına saygı duyacaksınız. Yoksa bunun vebali altında ezilirsiniz.
Nihat Doğan denen şahsın sürekli ekrana çıkıp, ağzından salyalar akıtarak niyeti sadece habercilik olan ve hiç kimseyle hiçbir derdi olmayan Ayakligazete’ye yönelik şuursuz saldırılarının, yaşadığı çaresizlik ve acizliğin bir ifadesi olarak göründüğünden zerre kadar şüphem yoktur.
O gece o odada birlikte oldukları ve medyada isimleri ifşa edilen E. K., M. Y.’nin ifadeleriyle başı derde giren ve emniyete çekilen Nihat Doğan, otursun ben bu hale neden düştüm diye etrafını sorgulasın!.. Bu durumu haber yapan bizleri çirkin iftiralarıyla karalamaya çalışmasın çünkü bilsin ki, bizi karalamaya çalıştıkça kendisi daha da batacaktır.
Kişiliğiyle ilgili Ayakligazete internet sitemiz mail yağmuruna tutulmuş ve inanılmaz sayıdaki Nihat Doğan mağdurları, bu şahsiyetsizin gerçek yüzünün ifşa edilmesi için adete attıkları maillerde bizlere yalvarmaktadırlar. Ünlü bir türkücümüzün daha 18 yaşını doldurmamış kızıyla yaşadığı iddia edilen itiraflar ortadadır mesela.
Seçim zamanı Beşiktaş Belediyesi sınırları içindeki bir yerde üzerine Beşiktaş forması ile şarkı söyleyen ve Belediye Başkanı İsmail Uyanık için ‘Caney, Caney, Caney, işte meydan ey, delikanlı İSO, nerdesin haney’ diyen bu zavallı, şimdi utanmadan sıkılmadan Çarşı’yı ağzına alıyor. Sen kimsin, çarşı kim? Çarşı Grubu gibi mükemmel duyarlı bir oluşum, senin gibi çapulcunun gazıyla kılını kıpırdatır mı sanıyorsun?
Ortada bir de o gecenin asıl amacı ve devlet büyüğümüzün düğünü gerçeği var. Kaldı ki bu şahsiyetsiz, onursuz ve ar damarı çatlamış şahıs, hala utanmadan ve sıkılmadan şu halde bile, o büyüklerimizin isimlerini futursuzca zikredebiliyor!. Bu ne aymazlıktır. Bu seviyedeki, bu üsluptaki bir şahsiyetsize hangi devlet büyüğü, nasıl sahip çıkar, doğrusu çok merak ediyorum? Bunun adı olsa olsa ‘aç tavuk kendini darı ambarında sanır’ dır…
Her yerde; “Gözü yaşlı Survivor Gazisi, Kaplama Delikanlı, Survivor Fatihi, Seda’nın İmalatı” ibareleri kullanılan bu zavallı, kendisini hala mı nimetten sayıyor? Açsın da sosyal medyada hakkındaki alaycı ifadelerle yüzleşsin. Ne mal olduğunu oradan anlasın!.. Kendi gerçeğiyle yüzleşip sadede gelsin. Aptal saptal konuşmalarıyla ve yaptığı şaklabanlıklarla şu masum halkı kandırıp durmasın!..
Her çıktığı ekranda kameraya bakarak şu tertemiz, saf halkı, o çirkin ağzına alıp durmasın!.. Dahası şu zavallıya artık mümkünse kimse pirim vermesin!.. Bu adamın Türk Halkı’na verebileceği zerre kadar iyilik ve güzellik olabileceğine ihtimal vermiyorum.
Son olarak yine, hakkımdaki iddiaları ispata davet etmeye devam ediyorum…
Güneş balçıkla sıvanmaz Nihat Doğan!..
Oktay İnci
