
Bu ne şiddet ne celal?
Evet konu çok lezzetli. Son yılların en büyük magazin bombası. Ali Taran ile Ayşe Özyılmazel hiç beklemediğimiz bir anda evlenme kararı aldıklarını açıkladılar. Hatta ben de siz bu satırları okurken beklenmedik şekilde Bodrum’a, nikâha gidiyor olacağım. Sizler şaşkınsınız ama ben son sekiz yıldır Ayşe’yi tanıyan biri olarak hiç şaşkın değilim. Onun havası böyledir, kafası neye eserse “Kafa nereye o oraya” takılmayı sever.
Bu onun hayatı kimsenin karışmaya hakkı yok.
Ama önceki gün haber ortaya çıktığı anda sosyal ağlarda feci bir öfke hareketi başladı. Saatler boyu çok büyük kalabalıklar bu evlilik üzerine sert şeyler yazdılar. Bunun asıl nedeni de Ali Taran’ın kanser olan eşinden boşanmasının üzerinden iki hafta geçmeden evlenme kararını açıklamasıydı. Evet bu cümle gerçekten kulağa çok büyük bir acımasızlıkla dolu gibi geliyor. Ama Taran ailesinin ilişki geçmişine bakınca daha önce yine ayrıldıklarını ama hanımefendi kanser olunca yeniden evlendiklerini ancak yine yürütemediklerini görüyoruz. Ne yaşadıklarını ancak kendileri bilir. Ama eski eşi bugünden itibaren Ali Taran’ın daha büyük sorumluluğudur. Bu ilişkisinden Ayşe’ye sorun yansıtmamak ve bu akşam evlilik bağıyla başlayacakları yeni hayatlarında iki kadını karşı karşıya getirmemek ve ayrıldığı eşinin canını yakmamak onun en önemli görevi olacaktır. Belli ki ilişkilerini evlilikle başlatma kararı almışlar.
Evlilik, sevgili olmaya benzemez. Böylesi ciddi bir karar ikisinin de kararlılığını gösteriyor. Ama ben hâlâsosyal ağlarda verip veriştirenleri anlamakta zorlanıyorum. Çünkü herkes sosyal ağın başına geçti mi melek, ahlak gurusu, yaşam mühendisi. Boş verelim bu işleri. Herkes kendi hayatına baksın. Bırakalım insanlar mutlu olma ihtimallerinin peşinden koşsun.
Rahşan Gülşan
SACİT ASLAN YORUMU
Habertürk gazetesi köşe yazarı! Rahşan Gülşan "Ben hâlâ sosyal ağlarda verip veriştirenleri anlamakta zorlanıyorum" diyor!..
Valla, ben, Rahşan Gülşan’ı da anlamakta zorlanmıyorum...
Neden mi?... Rüzgarı arkadan alıp, pupa yelken açmayı kendine alışkanlık haline getirmiş deneyimli bir denizci ve köşeci olduğunu biliyorum da ondan!..
İri-kıyım gövdesini risk ederek, "mağdur olmuş kadınların" haklarını savunmak ve korumak için, düşmana siper etmiş bir kahraman köşeci o!..
Mesleki kariyerini! hiçe sayarak, "uyuşturucu kullanmak, kullananlara yer temin etmek suçları" iddiası ile yargılanan sözde ’mağdur’ olmuş bir kadının tahliyesinde hapisane kapısında kanlı gözyaşları dökerek "seni özledik" diye haykırıp karşılayan bir kahraman köşeci o!...
Yine bir meslektaşının, Survivor seyehatinden döndükten sonra, yarışmacı genç hanımların, "özel günlerinde pet yerine yaprak" kullanıyorlar dediğinde, bizim kahraman köşeci! "Sayın okur yok öyle bir şey yahu. Prodüksiyon ekibi kadın yarışmacılara bir sağlık paketi veriyor özel günler için. Tamam Survivor ama o kadar da uzun boylu değil. Bir de şu kadın-bayan meselesi var" diyerek, kadın konusunda ne denli kırılgan-alıngan bir ruha sahip olduğunu göstermişti bizim iri-kıyım kahraman köşecidir!...
Bu denli "kadın ve kadın hakları" konusunda son derece hassas olan köşeci yazar!... Nedendir bilinmez, son derece sevimsiz ve hayati tehlikesi olan bir hastalıkla mücadele eden bir hanımefedinin, kadınsal haklarını ayakları altında alır ve bu kadar vurdum duymaz olabilir işte burası gerçekten anlaşılmaz!..
"Bunun adı aşk" diye savunduğu bu olayın erkeği! Ali Taran, daha 15 gün önce 21 yıllık eşine, hemde bu durumdaki eşine "basına konuşursan seni tedavi masraflarını karşılamam" gibi son derece çirkin sözleri medya’ya yansıdığında, sen nerdeydin Rahşan Gülşan?...
Survivor’da bitmişti...
Acaba başka bir otel açılışının tanıtımı için nereye davetliydin de bu yazılanları göremedin?..
Sen değilmiydin, TV’lerde yayınlanan "kadın programlarını" eleştiren?...
O programlarda, 60-65 yaşındaki damat adayları kızı yaşındaki genç hanımlara talip olduklarında yeri-göğü birbirine katıp isyan eden sen ve senin gibi köşeciler, şimdi bu acayip olayı "love story!..." filmi gibi nasıl yazabiliyorsun?...
Yahu, EL-HAYA VEL İMAN beeee!...
Bu anlattığın çakma "aşk hikayesi"nde damat bey, kayınpederinden 5 yaş küçük, kayın validesi ile aynı yaşta köşeci Rahşan!...
Sen ve senin gibi köşeciler, bir olay hakkında aklınızdan ve yüreğinizden geçenlerle taban tabana zıt yazılar yazmaktan ne zaman vazgeçeceksiniz?...
Gün gelir de bir gün, bu olayın birebir benzerini kendi aileniz içinde yaşandığınıza şahit olduğunuz zaman, aynen bugün olduğu gibi "riyakarca" göğüs gerebilecekmisiniz?...
Gün gelir de bir gün, o köşeleri yazdığınız gazetelerden kapıya konduğunuz zaman, milyonlarca sağduyulu insanın yüzüne nasıl bakacaksınz?...
Rahşan Gülşan, unutma ki hayat bedava gittiğin otel açılışlarından, Acun’a şirin gözükmek için yazdığın Survivor yazılarından ve 40-50 kişinin davet edildiği çakma "aşk hikayelerinin" kutlama yemeğinde bulunmaktan ibaret değil!...
Kısacası, bu konuda yazdıkların şık olmadığı gibi maalesef çok ayıp oldu!..
Herşeyin "çakması" olur ancak "kadın hakları" gibi çok önemli ve hasasiyet gerektiren bir hakkın savunucusu olmanın "çakma"lığı olmaz!...
Sana iyi eğlenceler!..
Afiyet olsun!..
Sacit Aslan