
Sanal ahlak çetesi
Yesinler sizin klavyenizi.
Yesinler pıtır pıtır yazan ellerinizi.
Yesinler ahlak bekçiliğinizi.
Kimi kandırıyorsunuz ki?
Biiip kendinizi.
Gir Twitter’a, gir Facebook’a, gir onun bunun sözlüğüne; zannedersin ki herkes ahlaklı, herkes en doğru, en dürüst, herkes hatasız kul, herkes yamuksuz, herkes ermiş, herkes melek...
YUH BE CANLAR
Amaaaa ünlülere gelince hepsi boktan, hepsi kötü, hepsi çirkin, hepsi hatalı, hepsi hak etmeden bir yerlere gelmiş, hepsi şeytan, hepsi beceriksiz.
Tabii tabii yetenek sizsiniz (ya da yeteneksizsiniz) kuzucuklarım, biricik HBB’lerim (Her şeyi ben bilirim), cicim panpişlerim.
Şimdi bu konuya nereden daldım? Amy Winehouse’un ölümünden. ’Su testisi su yolunda kırılır’ ahalisi daha kadının toprağı kurumadan pörtledi.
Haklı bulunacak yorumlar yapıldı mı? Belki, bazı açılardan.
Mesela yazıktı, günahtı böyle bir yeteneğe, uyuşturucunun sonu belliydi, göz göre göre gitti gibisine...
Ama yuh be canlar!
Üşenmeyip hiç sordunuz mu kendinize; "Acaba sebepleri nelerdi?" diye? (Kimse durup dururken kendine kıymaz ana fikriyle)
TESTİ KAFANIZDA KIRILSIN
Hiç karşınızdakinin pabucunu giymeyi denediniz mi? Yoook, ayağınızı sıkar değil mi?
Yoksa siz hayatınız boyunca yaptığınız her şeyde onaylandınız mı?
Attığınız her adım alkışlandı mı?
Cümle alem sizi 7/24 anladı mı?
Sizi hiç yargısız infaz etmediler mi?
Şu el alemin derdinin cümle alemi gerdiği dünyada böyle şey mümkün mü?
Su testisi su yolunda kırılırmış.
Su testisi kafanızda kırılsın.
Ölünün ardından "Ben biliyordum, ben demiştim işte, n’aber?" diyebilmek sizi haklı ve de mutlu kılabiliyor mu gerçekten.
Demeçlerinizle ve şipşak tespitlerinizle gurur duyuyor musunuz gerçekten?
Pek merak ettim de; siz ahlak bekçisi misiniz gerçekten?
Son bir sorum-sorunum daha kaldı; Allah aşkına siz kusursuz musunuz gerçekten?
Vay be! Bravo! Ayakta alkışlıyorum.
******
İki güzel çift
Çok tatlılar, çok aşıklar, çok yakışıyorlar. Ben bu iki çifte de bayıldım ve iki çift laf etmek istedim.
Burcu Kara-Buğra Gülsoy ve Gökçe Bahadır-Ali Sunal!
Burcu ve Buğra’nınki yıldırım aşk tabir ettiğimizden.
Gözlerinden aşk akıyor, insan fotoğraflarına baktıkça gülümsüyor.
Burcu, bu aşkı ne çok bekledi...
Gökçe ve Ali’ninki ise demlenmiş aşk. Hani "Sen sus da gözlerin konuşsun aşkım" kıvamında. Uzun zamandır beraberler ve nihayet Bodrum’da evlendiler.
Burcu prenses gibi fotoğraflarda. Gökçe de mini elbisesi, renkli çiçekleriyle tam yaz gelini.
Damatlarımız da aslan gibi.
İki çifte de mutluluklar diliyorum, tebrik ediyorum.
Çok çok güzel hareketler bunlar.
******
Bodrum’da ne yok?
*Yollarda şerit yok! Hatta yol yok!
*Türkbükü’nde 350 tekne olduğu için denize girmeye imkan yok.
*Paparazzilerden kaçma ikmanı asla yok.
*Kız arkadaşlarım yakınır ki; "Adam gibi adam yok."
*Erkek arkadaşlarım yakınır ki; "Düzgün kız yok." (Düzgünün açılımı neyse artık)
*Bu sene Eda Taşpınar ve Deniz Berdan yok.
*Yine bu sene dağlara lazerle sevgililerinin adını yazdıran abiler yok.
*Korkarım parası olmayana hayat yok. Hele Türkbükü’nde, o ne hesaplar usta.
*Ve korkarım şu anda dolapta yiyecek yok. İyi ki Migros var, hadi ben gidiyorum.
Ayşe ÖZYILMAZEL
