Anasayfa Magazin Güzeller Galerisi Video Galeri Foto Galeri Güncel Kadınca
sacitaslan.com facebook sacitaslan.com twitter

Çelik'ten enteresan bir yazı

"Kimine akıl verilmiş facebook'u yapmış parayı bulmuş... Kimine sağlam vücut ve zeka verilmiş, futbolun Mesihi Messi olmuş! Kimine ahu gibi göz verilmiş, Türkan Şoray olmuş. Kimine yüksek zeka verilmiş, Cem Yılmaz olmuş..."

Çelik ten enteresan bir yazı

REKLAMLAR




Kendime bakınca nasıl bir bağımlı olduğumu görüyorum!

Kimine akıl verilmiş facebook’u yapmış parayı bulmuş... Kimine sağlam vücut ve zeka verilmiş, futbolun Mesihi Messi olmuş! Kimine ahu gibi göz verilmiş, Türkan Şoray olmuş.Kimine yüksek zeka verilmiş, Cem Yılmaz olmuş...

Allah her insana farkına vardığı ya da varamadığı bir kabiliyet ya da karizma vermiş.
Karizma botoks, estetik ameliyat veya marka danışmanları ile insana kazandırılabilecek bir şey gibi görünmüyor. Yapanı kötülemiyorum yanlış anlaşılmasın. İmaj anlamında yapılan makyajın yani insana sonradan giydirilmeye çalışılan anlamın, hakikatinde yoksa bir işe yaramadığı, artı bir kabiliyet-karizma kazandırmadığı defalarca görülmüştür.
Karizma
’Lütuf, haris, ihsan edilmiş Tanrı’dan verilen ilahi hediye’ anlamına gelen ’karizma’ 1600 yıllarında Latin ve Yunan dili üzerinden İngilizce’ye girmiş.
Karizma kelimesini ’Allah’ın bahşettiği spritüel bir güç’ olarak ifade eden Marks Weber, aynı zamanda ’salt şiddet içermeyen bir egemenlik’ olarak da kavramsallaştırmıştır.
Ben etimoloji profesörü değilim, internette bunlar yazıyor, amacım farklı bir noktaya geçmek.

KEYİF VERİCİ MADDELER

Kitleleri uyuşturduğu ve düşünme kabiliyetlerinin yok ettiği için futbola ’kitlelerin afyonu’derler. Güney Amerika’da darbe olur kimse umursamaz, ama aynı topluma ’futbol yasak’ de, üçüncü dünya savaşı çıkar. Şiddet içermiyor, ama adamların aklında futboldan başka bir şey yok. Tutku ile aklınızdan hiç çıkmayan bir şey var mı? Bilin ki bağımlısınız! Aşk da buna dahildir.
Varın siz çıkın işin içinden! Ve inanın bunun tedavisi amatem de değil!
Sanatçı bağımlıdır!
Sanatçı da bu çelişkiyi çözmeye bağımlıdır. Bu çıkmaz sokaktan çıkma arayışı ondan bir tür bağımlılıktır. Bundan başka bir şey düşünemez hale gelmiştir. Ama bu tür bağımlılık düşman başına!
Sanatçı ’anlam arayışı’ koridorlarında dolaşan barış elçisidir. MFÖ şarkısındaki gibi ’içindeki şeytanlara, zülfikarlarla saldırır’ Ben Mazhar ağabeye baktığımda böyle birini algılıyorum. Ve zaten hem hayat yolumuzu hem de müzikal yolumuzu ondan ve onun gibilerden örnek alma sebebimiz budur.
Keyif verici maddenin kralı nefs ya da ’ego’dur..
Genel olarak huzur aranır ve arayan mevlasını bulur! Huzur, keyif ve hazzı arayanlarda olur... Onlar da sanırım aradıklarını bulurlar! Keyif ve haz veren egomuzdur ve narkotik şube bununla mücadele edemez.
İlkeler, yasalar bize göre değildir. Onlar alt tabakaya, avama aittir. Dünyanın anasını ağlatma, kalpleri kırma konusundaki özgürlük heykelini biz yaparız. Her şeyin bizim istediğimiz gibi olması, dünyada ne olursa olsun umurumuzda olmaması özgürlüğü en büyük ilkemizdir!
Ve galiba en büyük madde bağımlılığı, en büyük keyif verici madde egonun bir türü olan bu ÖZGÜRLÜKTÜR! Bir başka deyişle de nefs...
Bu sizde var mı bilemem, ama bende var. Deneyimini çok yaşadım. Kendime bakınca nasıl bir bağımlı olduğumu kolayca görebiliyorum! Ego denen keyif verici madde türünden çok çektim... Tövbekar olmak istiyorum! Kendime baktığımda uzun yıllar hiç bir şey görmedim ve bunun patolojik bir durum olduğunu fark edip acil müdahale aldım.
Keyif alır ve bunun bağımlısı oluruz. En büyük tiryakilik, bağımlılık bu olmalı...
Kalbini bir kişiye açmak kolaydır, hele hele dejenerasyonun ’trend’ olduğu çağımızda kalp bir gecede açılmaktadır!
Ama topluma kalbini açmak zor iş. Kalp dediğin konserve kutusuna benzemez! Kalbini açtın mı kırılabilir, doktoru yok bu rahatsızlığının ve açık kalp ameliyatına da benzemez, üstelik kırık kalpler dikiş tutmaz!

LÜTUF OKYANUSU, KARİZMA KARA SULARI ve EGO İÇ DENİZİ şeytan üçgeninde yüzen sanatçı, iyi bir yol göstericiye, navigasyona sahip değil ve derin sudaysa, açık denizde aldığı maddi ve manevi yaraları marka bandajı ile saklamak ile ister.

Sanatçı ve marka

Gazeteciler Süleyman Demirel’e ’Sanatçıların marka olma kavgası var, biri ’ben markayım’
diğeri ’ben markayım’ diyor, görüşünüzü alabilir miyiz’ deyince, o da ’sadece malların markası’ olur yanıtını vermiş ve konu kapanmıştı.
Estetik doğal, hakiki ve sahicidir. Bizi biz yapan, var oluşumuzda bize lütuf edilen değer, yani maneviyatımızdır.
Başkası olma, kendin ol, böyle çok daha güzelsin!
Sezen Aksu şarkısı boşuna mı sevildi? Hakikat sanat üzerinden zuhur etti mi, aynı hakikatten beslenen halk kendi özüne hemen sahip çıkar...
Lütuf edilen bilinç ile kavranmazsa ve boşa harcanmış olur. Balon gibi patlar. Sönen balonu marka ile şişirmek isterseniz o zaman da Süleyman Demirel’in belirttiği mal elimizde patlar!
İnşaat yapılırken tabela asılıyor ve çevreye verdiğimiz geçici rahatsızlık için özür dileriz deniyor! Bir şey inşa edebildim mi bilemem. O sebeple bende yazımın sonuna geleneğin sözünü asayım;
Her ne kadar sürç-i lisan ettiysem affola!

Çelik

 

 





04.09.11 11:34

henüz puan verilmedi
5898 kez okundu


İlgili Haberler
Diğer Haberler


GÜNDEMDEKİLER : Kim Kardashian   Ahu Yağtu   Esra Erol   Acun Ilıcalı   Kenan İmirzalıoğlu   Muhteşem Yüzyıl   Bülent Ersoy   Gülben Ergen   Beren Saat   Suskunlar   Saba Tümer