Anasayfa Magazin Güzeller Galerisi Video Galeri Foto Galeri Güncel Kadınca
sacitaslan.com facebook sacitaslan.com twitter

Erol Işık yazdı...

Erol Işık: "Önümüzdeki ay Ahmet Kaya'nın ölümünün 10. yıldönümü var. Bakın, Ahmet Kaya ile magazin muhabirleri ne kadar çok birbirine benziyor..."

Erol Işık yazdı...

REKLAMLAR




Önümüzdeki ay Ahmet Kaya’nın ölümünün 10. yıldönümü var.

Ahmet Kaya’nın ölümüyle birlikte onun yurtdışına kaçış öyküsü de ister istemez gündeme gelecek.

Zaten geçen aydan belliydi.

53. doğum gününde ve öncesinde yavaş yavaş köpürtülmeye başlandı zaten bu konu…

Söylenen sözlerin başında da hep MGD ödül töreni geçiyordu, geçecek.

O gece kim ne yapmış, ne yapmamış, neye göz yummuş, olaylar nereye varmış.

Her yıldönümünde bunlar temcit pilavı gibi okuyucuların, izleyicilerin gözüne sokulup duruyor, duracak.

Birinci yıldönümünde de böyle oldu, 10. yıldönümünde de böyle olacak.

* * *

Bunun bir sonu olmayacak mı?

Olmayacak…

Çünkü bu ülkede hâlâ Ahmet Kaya şarkıları dinleniyor.

Çünkü bu ülkede hâlâ Ahmet Kaya’ya yapılanları, sevenleri hazmedemiyor.

Çünkü bu ülkede hâlâ Ahmet Kaya’ya haksızlık yapanlara, sevenlerinin kızgınlığı sürüyor.

Çünkü sevginin sahtesi olur ama nefretin asla…

* * *

Bu yüzden de, o günkü konjonktüre göre doğru davrandıklarını düşünen bazı zihinler, zaman içerisinde bu düşüncelerinin doğru olmadığını gördükleri için, yanlışlarını kabul etmek yerine, yanlışta ısrar etmeyi tercih ediyorlar.

Kendilerini aklamak için başka düşünceleri hedef göstermeye çalışıyorlar.

Pişmanlıklarını dile getirmek yerine yaşananları saptırmaya gayret ediyorlar.

* * *

Bir bakalım isterseniz etrafımıza…

Hangi ailede Kürt damat ya da gelin yok.

Şimdilerde atılan açılım adımları, zaman içerisinde aileler arasında milyonlarca, milyarlarca kez atılmadı mı?

Tarih içinde bu millet hep iç içe yaşamamış mı?

Evet, hem de yaklaşık 1500 yıl…

“Ötekileştirmek” kimseye yaramadı bugüne kadar, yaramayacak.

“Öteki” ile savaşmak kimseye bir şey kazandırmadı, kazandırmayacak.

Her savaşta, galip de mağluptur aslında.

Savaşların galibi olmaz aslında…

Çünkü “öteki” yok aslında.

Bizim damat, bizim gelin, bizim komşu, bizim iş arkadaşımız, bizim dostumuz var.

Çünkü biz, aslında o kadar ayrılmaz bir bütünüz ki…

* * *

Ahmet Kaya’yı anlatırken, onunla Magazin Gazetecileri’nin ne kadar ortak yönü olduğunun farkına varmak gerek.

Çünkü Magazin Gazetecileri, Ahmet Kaya gibi yalnızlar.

Onun gibi her kesim tarafından itilip kakılıyorlar.

Dayak yiyorlar.

İsyan ediyorlar.

Seslerini duyuramıyorlar.

Destek göremiyorlar.

Dışlanıyorlar.

Kendi gazeteleri tarafından bile yok sayılıyorlar.

İlk önce onlar gözden çıkarılıyorlar.

Kendisi için değil, hasta anası için bir özür beklediği için işinden bile olabiliyorlar.

Dost gördükleri, onları yapayalnız bırakıyor.

* * *

Sonra ne oluyor biliyor musunuz?

Yıllarca sanat camiasıyla iç içe olan o Magazin Gazetecileri, ellerinden fotoğraf makinesini bıraktıklarında ya da çalıştıkları yerden ayrıldıklarında, çalışırken yaşadıklarından daha da yalnız kalıyorlar.

Kimisi, gerçek arkadaşlarının desteğiyle bir dilim ekmek yiyip, aylardır kirasını ödeyemediği evinin elektrik parasını ödeyebiliyor.

Bir başkası, işsizliğin verdiği sıkıntıyla kalp krizi geçirebiliyor.

Evrim gibi yaşamaktan da bıkabiliyor.

* * *

Ahmet Kaya, ölümünün 10. yılında ailesinin organize ettiği üç ayrı gecede bir kez daha anılacak.

Ahmet Kaya denilince hemen, Magazin Gazetecileri Derneği’nin ödül gecesi akla gelecek.

Benim de aklıma Magazin muhabiri Ahmet Kaya’lar geldi…

Ahmet Kaya gibi bazen ‘Başı Belada’ olur magazin muhabirlerinin…

Bazen itilip kakılırlar…

Ne fark eder…

Kiminin adı Ahmet, kiminin ‘Adı Bahtiyar’

Ama hepsi ‘Dimdik Ayakta’…

‘Hoşçakalın Gözüm’

Erol IŞIK
MGD Başkan Vekili

 





25.11.10 17:00

henüz puan verilmedi
4586 kez okundu

1 Yorum
timsah
26.11.2010 09:09
Yıllarca hürriyet gazetesinde çalışmış birinin bu kadar ucuz, bu kadar sığ, bu kadar toplama cümlelerle bir köşe yazı yazması çok ilginç. Yıllar insana bir şeyler kazandırmalı, ustalaştırmalı diye düşünüyorum. Sevgili Erol, senin gibi usta bir arkadaşımızdan daha güzel yazılar bekliyordum ama maalesef yine olmadı. Ele aldığın konularda Tahlil olmalı, derinlik olmalı, mesaj olmalı, düşündürmeli okuyanı. Yoksa senin, bahsettiğin Ahmet ve Bahtiyar dan ne farkın kalır? Sen koskoca Hürriyet te Selim in yanında yıllarca magazin bölümünde şeflik yapmadın mı? Yoksa Hürriyet mi sana şeflik yaptı? O itilip kakılan magazin muhabirlerinin sorumlusu, bu işin balını-kaymağını yiyen magazin müdürleri değil mi? Onlardan olur olmadık haberler bulmasını isteyen, popüler olan kişileri kovalamasını, zorlamasını, yukardan emir geldi diyerek baskı yapmasını isteyen magazin müdürleri değil mi? Onların yüzsüz olmasını isteyen magazin müdürleri değil mi? Magazin muhabirlerinin giyimine kuşamına, konuşmasına, hitap şekline, terbiyesine, soru sorma kabiliyetine, ciddiyetine bakmadan onları çalıştıran magazin müdürleri değil mi?Bence magazin muhabirlerini itip kakanları değil de, onların itilip kakılmasına müsaade eden magazin müdürlerini sorgula, gündeme getir alnından öpeyim senin.Bugün hemen hemen bütün magazin programları bitirilmiş, yüzlerce arkadaşımız işsiz, piyasadan uzaklaşmışsa, bunda sizin hiç mi suçunuz yok? Bunları dile getir alnından öpeyim senin. Saygılarımla.

İlgili Haberler
Diğer Haberler


GÜNDEMDEKİLER : Kim Kardashian   Ahu Yağtu   Esra Erol   Acun Ilıcalı   Kenan İmirzalıoğlu   Muhteşem Yüzyıl   Bülent Ersoy   Gülben Ergen   Beren Saat   Suskunlar   Saba Tümer