
KEDERLİ GÖZLÜKLER...
Pakistan'ın başına gelen felaketi hepimiz biliyoruz. Feci ve dayanılası bir durum değil.
Bizim ülkemiz de duyarsız kalmadı, hem devletimiz, hem çeşitli kuruluşlarımız ve iş adamlarımız hemen yardım toplamaya başladılar.
Başbakanımızın eşi Emine Hanım da bir sürü gazeteci,iş adamları ve eşlerini yanına alarak Pakistan'a gitti...
Bana göre biraz geç kaldılar ama sonuçta gittiler.
Gazeteci Sevilay (Yükselir) Hanım da bu giden grup içinde. Bugün Sabah gazetesindeki köşesine bu seyahati taşımış. 'Allah aşkına yardım edin' başlığı ile oradaki felaketi anlatmış.
İyi çok güzel, hatta aferin...
Ne güzel iş yapmışlar.
Yazısını, orada çektiği fotoğraflarla anlatmış. Ben, felaket yerlerinde çekilen fotoğrafın sadece oraya ve oradaki insanlara ait olmasını isterim. Beraber çekilen fotoğraf, bana tatil fotoğrafı gibi gelir.
Bir de samimiyetsiz gelir, niye beraber fotoğraf çekerler, hiçbir zaman anlamam.
Üstübaşı dökülen, çamur içinde çocuklar ve onlara sarılan, sırıtan birileri...
Tuhaf gelir bana...
Sevilay'ın fotoğrafına bakıyorum, kocaman gözlükleri var gözünde. Hemen alttaki fotoya bakıyorum, Ethem Sancak ve eşinin fotoğrafları var, kocaman gözlükler. Hemen daha alttaki fotoya bakıyorum Caroline Koç'un fotosu var, kocaman gözlükleri var. Son moda. Yanlış anlaşılmasın, marka gözlüklerle oraya gitmişler ve fotoğraf çektirmişler demiyeceğim. Bu popülistliği yapmayacağım. Benim demek istediğim oranın dokusuna , kokusuna uymamış.
Kocaman gözlükler...
Artist gibi olmuşlar.
Komik olmuşlar, işin anlam ve mahiyetini bozmuş, samimiyetini bozmuş.
Olmamış yani.
Gözlüklerinizi çıkarsaydınız da ne kadar kederli gözleriniz var anlasaydık, hissedebilseydik Sevilay Hanım.
Anladık çocuklar aç, susuz ve donsuz...
Siz niye gözlüklü?... Kocaman...
Ya da çocuklar niye gözlüksüz? Olanca samimiyetiyle bakıyorlar...
Hiç olmamış valla...
Biri gözlüklü...
Biri gözlüksüz...
Funda Özkalyoncuoğlu / HABERTÜRK