Anasayfa Magazin Güzeller Galerisi Video Galeri Foto Galeri Güncel Kadınca
sacitaslan.com facebook sacitaslan.com twitter

Geri dönüşüm kutunuz dolu mu?

"Atsam atılmıyor, satsam satılmıyor dediğiniz evdeki fazlalıklara bir daha göz atıp sizin için ne ifade ettiklerine bakın."

Geri dönüşüm kutunuz dolu mu?

REKLAMLAR




İtiraf ediyorum... Tuzağa düştüğümü kabul ediyorum.
Sizlere dünyayı, bir bilgisayar programının geri dönüşüm kutusu zannederek, boşalt tuşuna basınca ebediyen yok olacağını zanneden sanal insanların arasından sesleniyorum.
Bu satırları yazan makinenin tutsağıyım.
Guttenberg’in ne düşündüğünü hiç bilemeyeceğim.
Ama, bir fikri daha çok insana duyurmanın muhteşem yolunu bulup engizisyonun hapseden tutsaklığına inat yaptığı ile duyduğu gururu ve sevinci hayal edebiliyorum.
Dünyanın arsız çocuklarından biriyim ben de. Bu toprakları seviyorum. Başka bir gezegenim yok henüz. Atsam atılmıyor, satsam hiç satılmıyor. Almaya birilerinin gönlü olsaydı da veresim yok gibi. Daha yapacak çok şey var burada.

Mesela ;
Ana-baba diyarından ayrılma vakti yaklaştıkça, dünyanın teninden bir parçaya talip oluruz.
Bir sevgili, insanın içini titreten ruhu ve bedeni gibi bize ait olsun diye ille de bir şeylere uzanmak isteriz.
Derinlerde bir yerde, henüz dünyayı kirletmenin yollarını öğrenmemiş olan biz, kendimiz için en iyi olan yeri ararız. Zihnin oyunları, gerçekleri perdelemeden önce hayaller sessiz toprağın üzerinde salınır. Yaprakların hışırtısı, rüzgarın nazik dokunuşları arasında bir köşeye oturur ve nasıl bir evde yaşamak istediğimizi hayal ederiz.
Size bu dünyada neyi seçmediğimi anlatmam, seçtiklerimi ve seçmek istediklerimi anlatmamdan daha kolay. Yaratıcının yaptıklarına bir şey eklemek haddim değil, ancak onun semboller havuzundan sevimli bir çocuk hırsızlığı ile hayallerimi doyuracak şeyleri toplayabilirim. Bu kadarına izin olduğunu duymuştum. Kabile toplumlarının telaşlarından uzağım. Yarın ne pişireceğimi düşünürken, bana en yakın alışveriş noktasına gidişimi hayal etmem uzun sürmüyor. Tek yapmam gereken zaten orada olduğunu bildiğim patates veya havuçtan ne kadar alacağımı veya bunu alırken kredi kartı tercih edip etmeyeceğime karar vermem.
Yarın, her zamanki gibi mağaramdan kafamı uzattığımda bekçi kulübesindeki Hayrettin’e ’Günaydın’ deyip, korunaklı sistemden çıkışımı duyuracağım. Güveni terk ettiğimi görecek. Artık beni koruyacağını iddia eden düzenin dışında kalacağım. Bakkala, eczaneye ve markete gitmek için yalnız kalacağım. Kaldırımı paylaştığım onca insan kendi hayal gücümün bir parçası değil. Gerçekler. Hepsi az önce mağaralarından dışarı çıktı. Sessiz sedasız ayılar veya tilkilerin arasından ormandan meyve toplamaya gitmeler çok eskilerde kaldı. Şimdi kilo zamanı, poşet torba, para üstü ve derin dondurucu zamanı.
Var oluşumun bir bedeli var elbette. Yaşamımı garanti altına alan besinleri tüketebilmem için kurulan sisteme muhtacım. Mağarama döndüğümde alışkanlıklarıma ait paketleri boşaltıp, yeniden almam  gerekecek. Kaplarından bir an önce kurtulmak için, mağaram dışındaki dünyayı kirletmek için uğraşıyor olacağım. Gördünüz mü ne kadar meşgulüm. Kolay değil hayatım.
Benim geri dönüşüm kutum sonsuza kadar dolu.

YÜKLERİNİZDEN KURTULUN

1 - Her zaman saklayacak bir şeyleriniz olacaktır. Onları bazen kendinizden bile uzak tutmak, ara sıra ulaşmak isteyebilirsiniz. Öyle ise raf ve kapaklı dolap sistemleri ile bol ışıklı bir alanı buna tahsis edebilirsiniz.
2 - Vücudunuzun tam olarak içine giremediği, merdiven altı gibi bölgeleri eşyalarınızı saklamak için kullanmayın. Her ulaşılamayan yer, tıkanmış enerjilere ve hijyen dışı oluşumlara davetiye çıkarır.
3 - Boyunuzun yetişmediği yerlere eşya kaldırmayın. Oralara hiçbir zaman uzanmak istemeyeceksiniz. Üşengeçliğiniz, orada bulunan eşyaların bağlı olduğu konularda gecikmeler yaşamanıza neden olacaktır.
4 - Oda ya da sadece dolap olsun, içinin aydınlık olmasına özen gösterin.
5 - Göz hizanızdan ve kol boyu uzanma mesafenizden yüksekte olan tüm saklama şartları sizi, orada sakladıklarınıza uzak tutar. Sadece kış ve yazlık ayrımı için bunu değerlendirin. Onun dışında, ne ’tık tık’ odasında, ne de günlük raf sistemlerinizde bunu uygularken, yüksekleri kullanmayın.
6 - Odalardaki kolon aralarını, duvar ile aynı desende kapaklar ile geçerek gizli dolap yaptırabilir. Dolapları gözden uzak tutabilirsiniz.
7 - Evlere girişler genellikle istenen boşluğu bize sağlayamayacak ebatlardadır. Bu nedenle zaten az ve hatta çoğu zaman karanlık olan bu bölgeleri evin az kullanılan eşyalarını saklamak için yapılmış dolaplara boğmayın.
8 - Uzun zamandır kullanmadığınız ve ısrarla saklamaya çalıştığınız, hiçbir mevsim, hiçbir ay gündelik hayata geçiş yapamayan eşyalarınıza acımayın. Siz onlara veda edin, yenileri gelsin ve kullanın.
9 - Saklama odaları, akrabalardan kalma eşyalar ile doludur. Akrabaların, büyüklerin eşyaları, sizin değildir. Kendinize ait dünyanın eşyalarını eşya edinin. Sakladıklarınız bile..
10 - Özellikle mutsuz sahnelere ait eşyalarınızı mutlaka verin. Mutluluğu davet edin.
11 - Tık tık odalarını turuncu ve mavilerden seçerseniz, kutularınızın rengi bu renklerden birinin en açık tonu olsun.
12 - Eğer ille de beyaz diyorsanız, kutuların renklerini, sakladıkları şeye göre seçin.
13 - Kırmızı veya koyu yeşili bu tip bir odada kullanmayın. Aydınlatmanın içeride en iyi aydınlık düzeyi yaratması için açık tonları tercih edin.
14 - Odanın tam tepesinden, merkezden aydınlatma yapmayın. Raflara ve başka noktalara da aydınlatma kaynağı koyun. Keskin gölgenin oluşmasına engel olurken, tüm rafları rahat görebilir hale gelirsiniz. Dolapların dışına taşan eşyalarınız oluşmaya başlarsa, hemen temizliğe başlayın.


Funda Ceyhan

 

 





21.09.11 11:32

henüz puan verilmedi
3605 kez okundu


İlgili Haberler



Diğer Haberler


GÜNDEMDEKİLER : Kim Kardashian   Ahu Yağtu   Esra Erol   Acun Ilıcalı   Kenan İmirzalıoğlu   Muhteşem Yüzyıl   Bülent Ersoy   Gülben Ergen   Beren Saat   Suskunlar   Saba Tümer