
Evlilik anormal!..
Müge ve Gülşen’in birlikte hazırlayıp, sundukları ’2’nci Sayfa’ nın konuğu Şahin Özer’di... Şahin, son derece hassasiyet gösterdiği aile yaşantısıyla her daim takdir ettiğimiz isimlerden... Belli ki, yapımcı kimliğiyle, aile yaşantısını net bir hatla sınırlamış... Öyle olmalı ki; konu sanatçıların evliliğine gelince, ’hem hanımı, hem erkeği bekar istiyoruz’ deyiverdi...
Açıklaması ise ’Sevdiğimizin hayalini kurmak ve bir gün birlikte olmayı düşlüyoruz. Bunun için sevgili olmaları normal ama evlenmeleri anormal’ çerçevesindeydi...
İtiraf etmek gerekirse, Şahin Özer’e yakıştıramadım bu söylemi. Kaldı ki, bunu gönülden söylediğine de inanmıyorum...
Şahin’e en güzel cevabı Sacit Aslan vermiş aslında, kendi adını taşıyan haber portalında yaptığı yorumla... Evli ama sahnede yıllarını devirmiş isimleri, tek, tek sayarak...
Bu ’sanatçı dediğin bekar olur’ tatavasına son vermenin zamanı çoktaaan gelip, geçmedi mi kuzum... Bırakın emektarları, yeni neslin pırıltılı oyuncularına bakın; çoğu evliliğin o büyülü dayanışmasıyla başarılarına başarı katmıyor mu?
Sadece bizde de değil, ABD’de, Avrupa’da da durum farksız... Dünya starları ellerinde, karınlarında, kucaklarında bebekleriyle sıradan insanlar gibi yaşıyor artık...
Bazı meslektaşlarımız Sacit Aslan’ın bu yorumunu topa tutmuş; ’Madem böyle düşünüyordun, patronu olduğun Maksim döneminde neden bu duruma karşı çıkmadın?’ diye...
Sacit’i sürekli, babası merhum Fahrettin Aslan’ın ölümünden sonra konuşmakla itham edip, öküzün altına ’miras’ buzağısı koyma konusunda ısrarlı arkadaşlarımız mevcut... Niyeyse?
Oysa, Fahrettin Bey hayattayken, kendisine ters gelen her şeyi paylaşmıştı Sacit Aslan... Önce sevgili dostumuz, meslektaşımız İlker Sarıer ile 17 gün süren bir söyleşi, ardından Akşam Grubunda bizlerin kaleminden... Fahri Bey, yazı dizisinin durdurulması için ricacı olmuştu ya, ok yaydan çıktıktan sonra finale kadar gidildi. Dolayısıyla kimse, geçmişi bilmeden ahkam kesmesin haybeye...
Dünya değişiyor... Elbette Türkiye de...
Siyaset yenilendi, yaşam modelleri ha keza... İnsanların inatla bu direnci niye o halde? O ’yıldızlara ulaşılmaz’ algısının üstüne ne tarihler yazıldı farkında değil misiniz... Onların da etten, kemikten, çoğumuzdan girift duygu ağına sahip olduğunu bir gün siz de anlar mısınız acaba merak ediyorum... Anormal olan ne biliyor musunuz? Evli olup, bekarmış gibi yaşam sürenler, hayranları üzülür diye, sevgilisini köşe bucak kaçıran, evlilikten uzak ara geçenler...
Not: ’Sacit Aslan’la bu ne dayanışma’ diye düşünenler de çıkacaktır eminim... Yıllardır kimseler bilmese de, bizler dede dostuyuz... Yani benim dedemle Sacit’in dedesi çok yakın dosttu... Fahrettin Bey, Sacit ve Selçuk’un anneleriyle evli olduğu dönemde ailece görüşüldüğü için, bizim tayfanın hepsi onların doğumlarını, çocukluklarını biliyor... Bizler profesyoneliz. Dolayısıyla yeri gelmeden bu açıklamayı yapma gereği hissetmedim...
İdil Çeliker
