
Bir süredir sabah kuşaklarında geçmişe ayna tutuluyor malum...
Bu sohbetlerin önemli bölümünde, bir döneme damga vurmuş Maksim Gazinolarının kulislerinde yaşananlar yeniden gündeme taşınıyor bir vesile...
Özellikle de, Fahrettin Bey’in assolistleri dövdüğü yolundaki tanıklıklar, şiddete maruz kalanların anlattıkları gündeme hızla düşüyor...
Mehmet Aslan, Zeki Müren, Bülent Ersoy, Behiye Aksoy, Gönül Yazar ve ismi de sebebi de gizli bazı ünlü solistleri döven babası Fahrettin Aslan için ’Yapmışsa iyi ki yapmış. Babamın hatalarıyla gurur duyarım.’ Dedi... Yetmedi; ’30-35 yıl öncesinin şartlarından bahsediyoruz.. Gece yarısı sahnede problem çıktıysa ne yapacaktı babam? Sultanahmet’e gidip, mahkemeye mi başvuracaktı? Bu camiada kuvvetli olmak adına, gerektiğinde şiddet göstermek gerekir. Bir çok ünlü zamanında babamın karşısında kapıkuluydu’ diyor...
Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devletidir...
Bugün nasılsa, 35 yıl önce de aynı idi...
Mehmet Aslan, ülkemizi Maksim Krallığı’nın idare ettiği sanıyor herhalde o tarihlerde...
Kaldı ki; 1974 yılında Maksim Krallığı çökme dönemine girmişken, bugün Mehmet Aslan’ın ’kapıkulu’ tabir ettiği o dev sanatçılar, el ve gönül birliğiyle, krizin atlatılmasını sağladılar...
Fahri Bey’in kumar borçlarını kapatan bugün anıyla, şanıyla ’Diva’ mertebesine ulaşmış Bülent Ersoy’dur...
Genç Aslan, duymak istemese de, Bülent Ersoy ile Fahrettin Aslan’ın flört dönemi olmuştur...
Mehmet Aslan, bugün bir eli yağda, bir eli balda lüks bir hayat yaşıyorsa ’Kapıkulu’ dediği sanatçıların sayesindedir...
O bugün başkalarının ’kapıkulu’ değilse, sözünü ettiği sanatçılara minnet borçludur...
İdil Çeliker
