
Dolayısıyla Sacit Aslan’ı ağırlıyor olması bile, başlı başına takibi gerektiren bir durumdu...
Nitekim, tüm ’Az sonralı’, ’Şok şok şok’ başlıklı güncel magazinleri bırakıp, ekrana adeta kilitlendim.
Zira bugünün temellerine bakmadan, bugünkü fotoğrafı okuma şansımız yok...
Sacit Aslan, babası Gazinocular Kralı merhum Fahrettin Aslan’ın yanında, çocuk yaşından beri yaşanmışlara tanıklık etmiş bir isim...
Üstelik eğlence sektörüne dair bilinmeyenleri bir şekilde aktardığında, bizzat olayların içinde olduğundan , ağzından çıkan kelam ’iddia’ değil, gerçek...
İzleyemeyenler, mümkünse döneme ışık tutması nedeniyle, sanal ortamdan bulsunlar...
Sacit Aslan, Hacır ile sohbetinde aklı erip, yanında konuşulanları idrak edecek 7 yaşından, Maksim’in kapanmasına kadarki dönemi, tarihe belge niteliğinde aktardı...
Hacır’ın bir döneme damgasını vurmuş olan, Fahrettin Aslan tarafından tanıştırıldığı iddia edilen ve bir bakanın hamile bıraktığı dillenen hanım da vardı bu cevaplarda, Zeki Müren’in tüm uyarılara rağmen, hafızlarımıza kazınmış gümüş renkli mini sahne kostümüyle, Taşlık Maksim’de, Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay’ın karşısına çıkması da.
Sacit Aslan, Zeki Müren’in o günkü tablosunu çok güzel aktardı. Sahnede tartışılmaz bir deve dönüşen Sanat Güneşi’nin, program sonrası kostümünü değiştirerek, cumhurbaşkanının masasına geldiğinde nasıl bir diplomata dönüştüğünün altını özenle çizerek...
Yakın döneme girmek bile istemiyorum. Tadı ve üslubuyla bizzat izlemeniz çok daha evla çünkü...
Kafam çırlıyor
Hastanelerin çıkardığı aylık dergileri bilirsiniz.. Hani hekimler sağlığa dair bilgiler, yeni gelişmeleri kaleme alır, diğer sayfalarda da, hastaların oyalanması için küçük notlar ve fıkra tadında anekdotlar vardır... Diyarbakır Devlet Hastanesi tarafından yayınlanan dergide de, bölge insanının doktorlarla diyalogları konu edilmiş...
Daha doğrusu şikayetlerini aktarırken kullandıkları şiveli ifadeler...
- Doktor Bey ayaklarımda valiz var..
- Tansiyonum yukarı gelmeyi...
- Bende süpertansiyon var
- Bizim çocuk ortalık derdine düşmüş .(Grip olmuş)
- İdralim aynı ayran gibi
- Kafamda bir çırlama var
- Doktor Bey benim şikayetim şu mıntıkadan, şu mıntıkaya kadar
- Tüy tüy diplerim ağrıyi
- Doktor Bey ben zagor kullanıyorum
- Bugün bağırsaklarım sürekli kıvırıyor
- Vücuduma vakitsizlik geliyor...
- Yaş 73 öbür taraftan çağıriler ama canım gitmek istemiyi
- Dün gece yüreğim çok dövündü.Vücudum rüzgarlanıyor, kaburgalarım üşüyor...
Özellikle zorunlu hizmet nedeniyle, kentten giden hekimler önceleri şiveli ve bölgesel tanımlı şikayetleri anlamakta güçlük çekseler de, hızla adaptasyon sağlıyorlar...
Yine de, kendi dillerini bilen hekimlere tedavi olma hakları bulunmalı... En azından zorunlu hizmet bölgelerinde, bu detay gözetilmeli...
Demiş ki;
’Üç tehlike; aşırı güven saygıyı azaltır, sıradanlık küçük görülmenize yol açar, işgüzarlık da bizi güzel bir av haline getirir’
Balzac
İdil ÇELİKER
