
'Hayatım Roman' diyenlerin önemli bölümü, kitapevlerinin raflarından, yazım tekniğine ilişkin çalışmaları topluyor...
Oysa yazmanın ilk adımı karar vermek ve hayal kurmak... Gerisi çorap söküğü...
Mesela Leyla Zenger... Uluslararası bir şirkette 10 yıldır 'Bölge İş geliştirme Müdürü' unvanıyla çalışıyor... Henüz kendisine 'yazar' filan deme iddiası yok ama yazıyor, hem de sağlam yazıyor...
'Yirmiüç On' yarı bilim kurgu bir roman... Yani gerçekler ve gerçek kimlikler yer almıyor ilginç romanda... Rakamlar ve temizlik obsesyonu olan bir İngilizce öğretmeni zanneden Elif Seba, ev arkadaşı ve ailesi de dahil, herkesin kendi üzerinde bir oyun oynadıklarını fark ettiğinde, aslında dahi bir genetik mühendisi olduğunu anlar... Bir yandan takıntılar, bir yandan peşinde olan insanlarla savaşmaya başlayan Elif, İstanbul, Paris ve Lizbon'da nefes, nefese takip eden olayların içinde bulur kendini... Dahi genetik mühendisi, Alheimer hastaları için bir ilaç formülü bulmuştur. Ve 3 farklı dine mensup etnik gruplar, kendi hedeflerine uygun nesiller yaratmak için bu formülü ele geçirmek istemektedirler... Bu nedenle hafızasını sildirip, yeniden yükleten Elif, tüm riskleri de göze almıştır haliyle... YirmiüçOn'un temelinde, karşıt grupların aslında birbirine ne kadar benzediği, konu farketmeksizin fanatizmin insana verdiği zararın da altını çizmektedir... İyi ve kötünün çıkışının aynı olduğu, birbirlerinden ayrılmayacak kadar girift halini, inanılmaz bir tempo lezzetli bir anlatımla kurgulayan Leyla Zenger'e kocaman bir bravo... Böyle düşünen tek kişi değilim... Öyle olmalı ki, ilk kitabı henüz raflara yerleşmeden, yayın evi devamı mahiyetindeki 'Yirmiüç On 2012' yi yazmaya başladı... Ne diyelim yolu açık, okuyucusu bol ve daim olsun Leyla Zenger'in...
Pargalı İbrahim'in mezarı nerede?
Pargalı İbrahim Paşa'nın hayatına dair pek çok detay, diziyle birlikte gündeme gelmeye başladı... Tarihçiler, arkeologlar ve meraklıları biliyordu zaten de, halkın ilgisi artınca, kamuoyuyla paylaşma faslı arttı... NTV Tarih Dergisi, son sayısında Pargalı'ya ayırmıştı sayfalarını... En ilgimi çeken İbrahim Paşa'nın, boğdurulduktan sonra saraydan hemen çıkartılarak defnedilmesi...
Bu nedenle nerede gömülü olduğuna dair net bilgiler yok... Kimine göre Fındıklı'daki Canfeda Tekkesi haziresinde, kimine göre Okmeydanı Tekkesi'ne yakın olan Nasuh Paşa'nın kabrine komşu...
Kanuni Sultan Süleyman, canını bile emanet ettiği Pargalı'ya ne kadar öfkelenmiş ki, bir mezar taşı dahi yok... Tarih Dergisi'nin konuya ilişkin satırlarında Solakzade Tarihi'nde 'Canfeda Tekkesi'nin haziresinde başucunda erguvan ağacı dikilmiş makberi vardır.' Şeklinde ifade edilse de, başka belgelerde başucunda bir çitlenbik ağacı olduğu da rivayet ediliyor. Hatta o ağaç 150 yıl sonra kuruyunca, kabrin yeri kaybolmasın diye yerine yenisinin ekildiği de aynı iddialar arasında... Hah, merak edip, neredeymiş Tekke'le derseniz, hiç gitmeyin derim, çünkü ikisi de perişan ve viran halde...
Tarık Mengüç'e teşekkürlerimle
Geçen sabah bir telefonla açtım gözlerimi... Arayan Tarık Mengüç;
'Güne çok enerjik başlamak ister misiniz?' diye soruyor... Rüyada filan olmalıyım... Reklam sloganı gibi ama değil...
Meğer aylar önce Nilüfer Kurt'un Show Max'teki programında karşılaştığımda, bir yazımdan alıntıyı paylaştığım anı dondurmuş... Daha önce de yazdığım için uzatmak istemiyorum. Özetle sevgili Ozan Kaçmaz'ın bir yanlış anlaması sonucu derya kuzusu kılıç balığını, gerçek kılıçla karıştırınca, kaleme aldığım esprili yazıda 'bizim elimize silah yaraşmaz, yüreğimiz mayın tarlası basana patlarız ancak' gibi şiirsel bir satır karalamıştım... Tarık Mengüç bu sözü sevince, üzerine muhteşem bir güfte yazmış... Müziği de döşeyince iddialı bir hale gelmiş... Sağ olsun, o gün bu şarkı için stüdyoya girmeden aramış beni... Şimdi gerçekten merak ediyorum bütünde nasıl olacak, nasıl hissedeceğim diye... Tarık Mengüç'e bol şans diliyorum. İnatla duygusal şarkılar yapmasından yanayım onun... Alkışı, alıcısı bol bir çalışma olsun dilerim. Bu nezaketi için de gönül dolusu teşekkürler...
Demiş ki;
'Olumluyu olumsuza yeğlerim. Oynadığımız oyunda kazanmak söz konusu değil. Ama bazı yenilgiler, ötekilerden daha iyidir.'
G.Orwell
İdil Çeliker
