Anasayfa Magazin Güzeller Galerisi Video Galeri Foto Galeri Güncel Kadınca
sacitaslan.com facebook sacitaslan.com twitter

İzzet Çapa'dan konuşulacak yazı!

İzzet Çapa Londra'dan döndü... Çapa, Arda Uskan'ın "Köpeğin Gölgesinde" kitabını okurken dinlediği Sezen Aksu'nun son albümü için bakın neler dedi...

İzzet Çapa dan konuşulacak yazı!

REKLAMLAR




Ah felek yordun beni...

"Ben bir tecavüzcü değil bir katildim... Cinayeti, sevdiği kadına işletecek kadar aşağılık bir katil...  Eğer dediklerimi yaparsa, belki birlikte kocasının cesedi üzerinde sevişebilirdik bile. Bunu ona söylemedim tabii..."
Kitabın arkasındaki bu cümleleri okuyunca,  "Yok artık" dedim "daha neler, bizim Arda Uskan mı yapacakmış bütün bunları?"

***
Yarı açık camdan ıhlamur ağacının kokusu geliyor. Bir de elimde sütlü kahvem, şimdi artık okuyabilirim Arda Uskan’ı. Ama önce Sezen’in son CD’sini koymalıyım müzik çalara. Eski şarkıları gibi esaslı bir albüm yapmış sevgili Sezen. İnsanı bir çırpıda maziye götürüyor. Hani şu deli danalar kadar şen olduğumuz günlere. Peki ya hüzün? Elbette. Peşimizi hiç bırakmamış ki.
Aletin düğmesine dokunuyorum, ilki geliyor; "Unuttun mu beni?"
"Ben hala dolaşıyorum avare
 Hani görsen, enikonu divane
 Ne yaptıysam olmadı, ne çare
 Unutamadım, gitti..."
Diyor Sezen... Ben de diyorum ki birilerine, "Seni öyle bir unutacağım ki, en başta sen şaşıracaksın!"

***
Dönüyorum okuduğum kitaba. Adı; ’Köpeğin Gölgesinde!’ Edith Piaf’ın ’Ne mais Quitte Pas’ şarkısının sözlerinden yola çıkmış Uskan. Ve şu soruyu soruyor,  "İnsan birine, onun köpeğinin gölgesi olacak kadar aşık olabilir mi?" Ve "Eğer göz göre göre aldatılırsa, bu kadar aşağılanmayı kabul edebilir mi?"
Tam cevap vereceğim, evin kapısı çalınıyor. Bakmam lazım, bu gün herkesi kovdum evden.  Birkaç saatim, sadece benim olsun istiyorum. Bir iki kitap, dergi filan var göz atmak istediğim, bir iki de yeni CD almıştım onları tarayacağım; bakacağım bakalım beni benden alacak şarkılar var mı içlerinde...
Kapıdaki, parmağını zilden kaldırmıyor bu arada. Gazabımdan hiç mi korkmazsın bre gafil? Kalkıp kapatıyorum Sezen’in sesini. Yarım bırakmayı hiç sevmem çünkü. Kapıya yöneliyorum. Huzurumda köfteci...
Köfteci Razim’den ısmarladığım köfteleri getiren çocuk ağzı kulaklarında duruyor; "Sizi geçen sabah moda programında o şişman hanımın yanında gördüm, hayırdır İzzet bey modacılığa mı soyundunuz" diyor bir yandan da. Bir an nefessiz kalıyorum. Şişman dediği, ebedi sevdiceğim Nur Yerlitaş. Duyarsa ikimizi de öldürür. Program ise Show’da yayınlanan, "Bu gün ne giysem?" Birkaç gündür tanıtımları dönüyor, konuk jüri olacağım, onu diyor genç adam. "Sen modadan ne anlarsın" gibi bir bakış seziyorum gözlerinde. Haklı, üzerimdeki pırtıl eşofmanı bir görseniz. Tabii nereden bilsin o moda denen zorbanın esiri olmadım hayatım boyunca, sadece kendi tarzımı giydim.

***
Neredeyse öpüşerek ayrılıyoruz köfteci çırağıyla, ben dönüyorum kitabın başına ve elbette Sezen’in şarkılarına...
Uskan yine yapmış yapacağını. Konuşur gibi, bir dosta anlatır gibi yazmış mazide ne varsa. Ünlü isimleri geçirmemiş ama uzun uzun anlatmış. Ve en önemlisi, ’göz göre göre aldatıldığını bilen biri, hala karşısındakine aşık olabilir mi’ sorusunu sormuş. Ve cevabını aramış, hem de gerçek örneklerle.
Sahiden böyle bir durumda ben de ’bağışlayabilir miyim?’ Belki. Çünkü ’ya terk ettiğimde çekeceğim acı, aldatılma acısından daha fazla yüreğimi yakarsa?’
Bu yüzden, ’Aşk aslında tamamen egoizmdir’ diyor ya Arda abi.

***
Kitabın öyle bir yerine geliyorum ki, mutlaka açıp sormam lazım, ’kadınını elinden alan o ünlü adam kim abi’ diye. Öğrenmezsem çatlarım...
Bu arada Sezen oyun havalarına geçmiş ’ah felek yordun beni’ diyor ama yine dingin, yine asude.

Seviyorum bu kadını...  yırtınmayan insanları seviyorum... sadece şarkı söylerken değil elbette.

İzzet Çapa


 





SACİT ASLAN YORUMU

Kenan Erçetingöz’ün, İzzet Çapa hakkında bu gün saat 12.10’da sitesinde yayınladığı o yazı; 

"Bugün Fatih Çekirge bile yarım sayfa yer ayırmış bu konuya ve “Böyle soru mu sorulur?” demiş!.. Öncelikle belirteyim, İzzet Çapa’yı himayem altına alıyorum ve ona gecce com’da hemen bir köşe açıyorum.

Bugünden itibaren İzzet Çapa, gecce com yazarıdır. Herkes ona göre haddini bilsin. Tabii ki eksikleri, yanlışları, aykırı çıkışları var ama ben İzzet Çapa’yı adam edeceğim ve çok iyi bir gazeteci yapacağım. Kafasına vura vura yapacağım.

Yeni yazarım İzzet Çapa’dır. Yandın artık İzzet.. "Yeter Kenan" diyeceksin, sinirden ağlayacaksın ama madem gazeteci olmak istiyorsun benim dediklerimi yapacaksın.

Allah sana kolaylık versin. Hemen yeni yazını yaz bekliyorum.. Bakalım ne yazacaksın, çok merak ediyorum.." diyor.

Yıllarca, adamın mekanlarından dışarı çıkmayacaksın, başta reklam gelirleri olmak üzere adamın sayesinde bi Dünya para kazanacaksın!...

Ve hitap şeklin bu olacak!...

İzzet Çapa’yı himayem altına alıyorum!.. Ben İzzet’i adam edeceğim!.. Ne demekse?.. 

İzzet Çapa ne zamandan beri "himaye muhtaç ve adam edilmesi gerekir bir hale gelmiştir?.. 

Mecazi anlamda kullanılmış kelimeler olsa bile, son derece çirkin ve yanlış yakıştırmalar!...

Gelelim şu, vereceğin gazetecilik dersine!..

"Kafasına vura-vura" Gazeteciliği öğreteceğini iddia ettiğin İzzet’e "yeni yazını bekliyorum, bakalım ne yazacaksın" diyorsun...

Ancak, adam yeni yazısını saat 15.31 de Medyafaresine yolluyor!..

Medyafaresine yolladığı yazısının son satırıda çok manidar!...

Yazının sonu aynen şöyle; "Seviyorum bu kadını...  yırtınmayan insanları seviyorum... sadece şarkı söylerken değil elbette." diye bitiyor!...

"Kafasına, vura-vura" Gazetecilik öğreteceğini iddia ettiğin adam, senin "kafana vura-vura" sana ayar veriyor bir anlamda!..

İzzet, dolaylı konuşmaları seven biri olarak acaba sana "boşuna yırtınma" ben Medyafaresin’den başka yerde yazmıyacağım diye mesaj mı yolluyor, ne dersin?...

Sacit Aslan 





20.06.11 16:22

1 kişi 5 puan verdi
4560 kez okundu


İlgili Haberler
Diğer Haberler


GÜNDEMDEKİLER : Kim Kardashian   Ahu Yağtu   Esra Erol   Acun Ilıcalı   Kenan İmirzalıoğlu   Muhteşem Yüzyıl   Bülent Ersoy   Gülben Ergen   Beren Saat   Suskunlar   Saba Tümer