Anasayfa Magazin Güzeller Galerisi Video Galeri Foto Galeri Güncel Kadınca
sacitaslan.com facebook sacitaslan.com twitter

Necef Uğurlu Mahsun'un yeni dizisini yazdı

Necef Uğurlu: "‘ABD'nin en etkili gazetelerinden The New York Times'ta, Mahsun Kırmızıgül'ün ATV'de yayınlanmaya başlayacak olan "Hayat Devam Ediyor" dizisiyle ilgili bir yazı yayımlandı."

Necef Uğurlu Mahsun un yeni dizisini yazdı



KAYDA GEÇSİN

Biz seninle nasıl kardeş ve birlikte yaşayacağız Mahsun Kırmızıgül ?

Mahsun Kırmızıgül’ün ‘Genel  Yönetmenliği ‘nde, yapımcısı ve senaristi olduğu ‘Hayat Devam Ediyor’ dizisi  ATV’nin en iddialı işi  olarak yayına girdi.

Tam bilinçaltını fark ettirmeden etkileme yönteminin (subliminal Messages ) ele alındığı Deşifre programı ve Sayın Mehmet Ali Önel’in meseleyi konuklarıyla ele alma yönteminde ki subliminal mesajları ele alacaktım ki  Mahsun Kırmızıgül’ün dizisi  ne bilinç altı, ne bilinçüstü bıraktı, tozu dumana kattı.  

Öncelik Mahsun Kırmızıgül’ün . 

Mahsun Kırmızıgül’ün ‘Official Website’ ında yer alan biyografisinden bazı alıntılar yapmak istiyorum, Kırmızıgül ‘Official Website’ ında ‘ Ülkenin, Ortadoğu, Kafkaslar ve Balkanların  en tanınmış  sanatçısı ‘ olarak takdim ediliyor.

‘Güneşi Gördüm’ filmiyle de’ toplumsal bir soruna …. 25 yıllık kangren olmuş  bir yarayı cesaretle göz önüne sererken Türkiye’nin  Oskar  aday adayı oluyor’  . 
 
Kırmızıgül’ün biyografisinde en çarpıcı cümle ise;  ‘Başarının zirvesinde çok büyük kazançlar elde ederken o yüzünü ülkenin görmezden gelinen sorunlarına döner ve önermesi olan filimler yapmaya başlar.’ sözleri. 

Bu iddialı sözlerin ardından Mahsun Kırmızıgül’ün  ortağı ve yapımcısı Murat Tok’la yapılan röportajda   Mahsun Kırmızıgül’ün  ‘Türkiye’nin Gerçeklerini ‘ anlatmak ve büyük kitlelere ulaşmak için  ‘Hayat Devam Ediyor’ u  film değil dizi olarak çekmeye karar verdiğini ,  bu dizinin toplumsal konularda günümüzde geçen gerçek bir Türkiye Portre’si sunduğunu , herhangi bir etnik kimlik iması dahi yapılmaksızın zayıf, çaresiz, görmezden gelinen , ötekileştirilen , onurlu, insanların hikayesini dizi yaptıklarını  , kahramanlarının diğer  dizilerde ki ‘tüm ahlaki değerleri yıkacak yaklaşımlar gösteren dizi kahramanlarının’  tersine  olduklarını ,  projeleri diğer dayanaksız işlerden farklı olduğu gibi  iddialar taşıdığını okuyunca diziyi izledim. Umutla. Bu vaadlerin bir tanesini bulamadım.

Ülkemizde  pek çok alanda  vasatın üstünde yapılan  işlerde Kürt’ler vardır.

Şiirleriyle, filmleriyle, romanlarıyla, türküleri, şarkılarıyla , durdukları siyasi noktayı beğenin beğenmeyin  bu toprakların insanlarına, hepimize  şan şeref kazandırmışlardır.

Mahsun Kırmızgül’ün bunca iddiasına karşın bu dizide vasatın çok altında kalması beni şaşırttı, Kafa karışıklığını filmlerinde görmüştüm. Lakin bu sefer iş ‘Kamu Yayıncılığı’ açısından bakıldığında başka bir önem taşıyor. Filmi beğenirsiniz beğenmezsiniz kendi bileceğiniz iştir, ama televizyon dizilerinin her biri bir önerme ve sorumluluk taşır.

Çok eşlilik, çocuk gelinler, akraba evlilikleri, insan  iradesini dolayısıyla haysiyetini sıfırlayan töre kararları gibi ülkemizin belli bölgelerinde artık facialara, cinayet, intiharlara , genç çocukların katil olmalarına neden olan, çağdaş  hukuku hiçe sayarak aile mahkemeleriyle alınan ölüm kararları, çağın gerisinde  kalmış  namus anlayışıyla  insan hakları ihlallerini ele alan bir dizide dramatik kurgunun örnek teşkil edecek kadar kötü olması beni gerçekten şaşırttı. 

Diziler , filimler sorun ne kadar korkunç , gerçek ne kadar acıtıcı , çirkin olursa olsun, bunları  dile getiren sanatçı tarafından  estetize edildikçe anlatmak istenen anlam ve değer kazanır. Dizi bu estetikten yoksun.  Ülkemiz insanlarını  basitleştirme , bayağılaştırma döneminde   olduğumuzu iddia edenlerin teorilerini doğrulayacak biçimde bir banaliteyle karşı karşıyayız.

Eşinin getirdiği kumayı kıskanan birinci eşin onları banyoda cilveleşirken izlediği, arkadan dedesi yaşında adamla evlendirilen çocuğun zifaf gecesini  gizlice kapı aralığından  sevdiği gencin  izleme sahneleri  ortada dizi olmasa da internete verildiğinde  ‘tık’ rekoru kıracak sahneler ,  ama dizide işleniş biçimleri  üst üste gelmeleri çok banal olmakla kalmamış  o bölge insanını röntgenci yapmış. 

Amca kızıyla isteği dışında evlendirilen çömlekçinin sonradan bir başka kadını sevmesi anlaşılabilir  ama  eve kuma getirmesi ve her ikisinden de boy boy , üçer, dörder çocuklar yapması tamamen iradi olup dizide  çömlekçinin  babası  ‘bilge dede’ de  bundan şikayetçi değil, sadece oğlunu  gelinlerinin  ikisine de eşit muamele etmesi  uyarısında bulunuyor.

Çömlekçi zor durumda, aklı ikincide olduğundan ilk hanımın yatağını ziyaret etmiyor, yatağı ziyaret edilmeyen kadın hırsını kumasının  çocuklarına kötülük yapmakta buluyor, çömlekçi arkadaş yatağı ziyaret etse sorun olmayacak! Sende çömlekçi bu işi  beceremeyeceksen ne alıyorsun iki kadına getiriyorlar işi ! Yoksul zampara komedisi olmuş.

İşleniş biçiminden anlaşılacağı üzere  esasen  kuma meselesi  dizide hiç  sorun teşkil etmiyor öyle ki daha sonra torunu yaşında kızla yatağa giren  Hayvan Ağa (Oyuncu Rana Cabbar’ı tenzih ederim) zaten eşinin ısrarlarıyla ve onayıyla kuma alıyor.  Hanıma ayıp olmasın bari bir kuma alayım hesabı.

Abbas Ağa Zavallı Hayat’ı okula giderken görüyor, hatta o sahnede öğretmen küçük kızı otelinin önünden geçerken  dikizleyen  Hayvan Ağa’ya çok saygılı  kıza bakışlarını fark etmiyor , ( sorunlu bir başka sahne, bu haliyle öğretmen ayakta uyuyor olmuş) daha sonra kızı akranı sevgilisiyle konuşurken görünce dozer gibi aralarına girip konuşmalarına mani oluyor. Sen öğretmen ol da ayının kıza bakışlarını fark et akranı ile konuşmasına takacağına, eğitim de çökmüş .

Abbas Ağa’nın yaşlı eşinin  kocasına illa kuma getir ısrarı nasıl gerçekçi ve Türkiye genelinde sorun  anlaşılır  gibi değil !  Ben Kadıköylü’yüm  60 yıllık hayatımda  bizim köyde kocasına ikinci eş arayan deli karıya  rastlamadım, daha başka il ve kasabaları da araştırdım yok ,  demek  bu manyak Kadriye  Türkiye kadınlarının genelini temsil  etmiyor..

Bu konularda işleniş biçimi önemlidir, yaşlı kadını kuma müessesini kabul eden beş para etmez bir kadın haline getirmişler, vazifelerini yapamayan kadın mı diyeceğiz, yoksa adamı kafasından atmak isteyen bıkkın mı  derken  oğlunu ‘Dağa çıktı’ bulun getirin diye karakola  şikayet etmesiyle  karaktersiz olduğu anlaşıldı çünkü  zavallı çocuğa İstanbul’da  manyak annesi yüzünden boşu boşuna operasyon yapıldı anlaşılan kuma peşinde olan ahlaksız cadı kocası Abbas Ağa’ya kız aramaktan oğluyla, nerede olduğuyla  ilgilenmeye vakit bulamamış.
Abbas Ağa’nın birinci eşi ahlaksız Kadriye’nin  kuması çocuğu gördükten sonra kocasını zifaf’a uğurlarken söylediği cümle ise yenilir yutulur gibi değil, ‘Ben sana karı al dedim çocuk değil’ diyor. Bu cümle porno filimlerde söylenmez yahu.

 Bu cümleden de anlaşıldığı gibi kuma müessesi ile dizinin hiçbir sorunu yok, kumanın 15 yaşında olması kötü, 18 olsa iş tamam.

 Etrafımızda ki coğrafyada demokrasinin ‘çok eşliliğe’ geçiş olarak algılandığı bir ortamda  böylesi tehlikeli konuların çatışması , karşı tezleri iyi hesap edilip sahneler ona göre ayarlanmazsa sonuç ‘Çocuk Gelinlere Hayır’ ‘Kumalara Evet’ olur . Tek kelimeyle Kepazelik, başka lafım yok.

Konularının ağırlığının altında kalınmış, bu iş Mahsun Kırmızgül’ü aşmış, taşıyamıyor gerçekleri anlatmanın yolu bu değildir kamu yayıncılığında. Maksat bu mesajlar ise başka tabii.
Kendisine ‘Başkan’ diye hitap edilmesinden anladığımız kadarıyla seçilmiş biri olarak algıladığımız ‘Başkan’ ın  Abbas Ağa’ya torunu yaşında ki kızı istemeye gitmesi  sonrası Ağa’ya ‘Bu iş olmadı’ diye  sitemi , mahçubiyeti  ‘Başkan’ ın  kimi istemeye bilmeden gittiğini gösteriyor, Başkan’da  yani  ‘seçilmiş’ bir uyurgezer  demek . Dizi usta elinden çıkmış sitcom diyeceğim konuların ciddiyeti alıkoyuyor, ama maşallah Mahsun  Kırmızıgül çekinmemiş, güldürüyü bol tutmuş.
 Kardeşini namus temizlemek maksadıyla  öldürmek için tarlaya götüren ağabey kızı  tam öldürecekken  ‘Kahrolsun Düzen’ diye birden nutuk atmaya başlamasın mı ?  Zavallı kız  bu saçma sapan nutku dinlemektense  ağabeyini kendisini  öldürmesi için yalvarıyor  habire , , öldürülmeyi hak ettiğine inanıyor . Kahkaha döşense kara komedi olacak dizi.

Derken birinci eş akşam eve Abbas Ağa kız istemeye geleceğinden cinayeti ertelemesi için ağabeyinin arkasından haber vermek için kendi kızını yolluyor.  ‘Koş kız’   koşa koşa  ağabeyinin kızkardeşini öldüreceği yere geliyor  , nereye gideceğini biliyor demek aile infazları burada yapılıyor, ailenin geleneksel infaz yeri herhalde  ki kız kardeşi ve ağabeyini eliyle koymuş gibi buluyor..

‘Ağabey dur akşam bize kız istemeye gelecek Abbas Ağa, ablamı şimdi öldürme ‘  meali bir şeyler söylüyor  . Ağabey slogan atmayı bırakıp öldürmekten vaz geçiyor kardeşini, eve misafir geldiği için canını kurtaran kız ağabeyine sarılıyor. Şaka değil bunlar hepsi dizide var.

Abbas Ağa gece  refüze edilince, karşısında maaile oturan  Bilge Dede , parasız  ama onurlu 2 karılı 7 çocuklu çömlekçinin karşısında  bozumaj olunca  ‘ Elalem yapınca oluyor ben nikahıma alınca mı ayıp oluyor ‘  tarzı son yılların popüler olmuş  klasik densizlik cümlesini patlatıyor .
Bu nedir yahu demeyin, bu   Türkiye’nin acı gerçeğinin  doğunun seks problemi olduğunu öneren dizisi.  Şimdi  dizinin her biri yüksek düşünce ürünü,  büyük hikayeci, yönetmen, şarkıcı, oyuncu  Mahsun Kırmızıgül’ün önermelerini alt alta koyalım bakalım ;

Öğretmen Ayakta uyur.

‘Seçilmiş, Başkan ‘  Ağa ne derse onu yapan gittiği yerden ne isteyeceğini sonradan öğrenen bir ahmaktır.

Kuma işi mantıklıdır, birinci kadın bile kuma istedikten sonra adam niye istemesin.

Amca kızıyla evlenen kuma getirir önemli olan kumalara eşit muameledir.

Yoksulluk kuma almaya 7 çocuk yapmaya mani değildir , o iş başka bu iş başka . Adam hala yoksul ve onurludur.

Boşanma yoktur.

Gençler sevişmez, sevemez buna büyükleri karar verir. Çocuk böyle bir hata yaparsa ağabeyine, kardeşine kendisini öldürmesi için rica eder.

Anneler ortada olmayan çocuklarını ‘Dağa çıktı’ diye ihbar eder.

Jandarma, Polis, Hukuk yoktur.

Hastanelere  bekaret kontrolü için kızları götürürler doktor mahkeme kararı ister ama sonra araya bir  manyak  hemşire üstüne ne vazife ise girince Doktor Hanım hemşireyi mi kıracak küçük yer,  eldivenleri giyer muayeneyi yapar.

Peki tamam bütün bunlar Türkiye’nin gerçekleridir diyelim, iktidar olmuş ama düzeltmeye yüreği yetmeyen gelmiş geçmiş kim varsa utansın da, bütün bu olumsuzluklarla mücadele eden, bu uğurda hapislere giren, sürgünlerde ömür tüketen hiç mi haysiyetli insanları yoktur   bu ülkenin de, dizilerde bir türlü yer almazlar.

Ya da hiç olmamışlar mıdır, bu gerçeklerden habersiz kravat takıp mecliste öyle dolaşıp dururlar mı ? Hiç mi vicdanları yoktur ?   Halk hiç mi sormaz sorgulamaz ? Şafak Pavey’in önerdiği gibi ‘aktif vatandaşlık’  yapmazlar ?

Bu ülkede intihar eden çocuklar için yollara dökülen insanlar yok mu ?

Sokaklarda  öldürülen kadınlar için mahkeme kapılarında  bekleyen, adalet diye bağıran kadınlar yok mu ?

El kadar kızlara tecavüz eden iblislere karşı çocukların haklarını savunan avukatlar yok mu ? Onları korumaya alan devlet yok mu ?

Bu memlekette her şeye rağmen ayakta kalmış tek bir müessese, haysiyetli insanlar yok mu ?

Nerede iyilerle kötüler arasında ki çatışma, nerede hakkını arayan kadın, nerede çocuğu ne hata yaparsa yapsın onu koruyan, kollayan gereğinde alıp kaçan baba ?

Nerede uyanık öğretmen, ağa maşası olmayan Belediye Başkanı , böylesi hiç yaşamadı mı bu topraklarda , ölmedi mi, öldürülmedi mi ?

Gerçekte yoksa sen senaryonda yarat Mahsun Kırmızıgül, sanat bunun için vardır , olması gereken çatışmayı, kahramanları yaratır.  Kamu yayıncılığı moral, drama iyilerle kötüler arasında  çatışma ister. Bu dizide kötü ve kötülükten başka bir şey yok . Ya ülke gerçeklerini bilmiyorsun, ya da senaryo yazmanın dengesini. 

Mahsun Kırmızıgül’ün dizisinde, tek kahraman bu gerçekleri ortaya çıkaran cesur Mahsun Kırmızıgül var.

Mahsun Kırmızıgül  Türkiye’yi   temsil ediyor mu ? 

Beni etmiyor. Ama Oskar’da ülkeyi ediyor.

Bu şartlarda bu zihniyetle,  bu vasat altı düşünceleriyle  benim  Mahsun Kırmızıgül’le   kardeşçe, birlikte yaşamama imkan yoktur, çünkü  bu kardeşliğin  vatana , millete, insanlığa  bir faydası yoktur.

Peki  Mahsun Kırmızıgül Kürt’leri temsil ediyor mu ?
Ona da Kürt aydınları, sanatçıları cevap versin.
Ben,  beni temsil etmiyor diyorum açık yüreklilikle.
Ve hala umutla birlikte kardeşçe, uygarca yaşama imkanı için çaba sarf edenlere başarılı olmaları  için kalpten dualar ediyorum.
Bu gitgide zorlaşan yolda Kırmızıgül senaryoları işimizi zorlaştırır.
Gelin bu ülke için kalbi çarpanlar bir olalım , Kürtler, Kürt derdine derman olmaya yola çıkmış her türlü azarı göze almış Türkler, ‘Bu meclis, bu ülke’   benim diyen Kürtler ,  bu ülkenin onuru ile yaşamayı seçmiş ve akli melekeleri hala yerinde insanları, bu berbat senaryoları bozalım. Mahsun Kırmızıgül’ü aşabilirsek halletmeyeceğimiz çözemeyeceğimiz sorun yoktur.

Yaşar Kemal’ler, Cemal Süreyya’lar Yılmaz Güney’ler ve niceleri saymakla bitmez  yüreklerimizi birbirine kenetlemedi mi ?

Necip Fazıl’lar, Nazım Hikmet’ler, Edip Cansever’ler, Lütfü Akat’lar,  Cemil Meriç’ler, İsmet Özel’ler  daha niceleri saymakla bitmezler.

Gün oldu adamlara kızdık ama eserleri koynumuzda uyuduk.
Ölmek ve öldürmekle bitmeyiz, ama bu  sıradanlık, bayağılık bizi bitirir.
Durumu saygıyla kayda geçiriyorum.

Sevgiyle
necefugurlu@gmail.com

Not : Dizi henüz yayınlanmadan New York Times ‘da  diziyle ilgili bir yazı yayımlanıyor.
 Aynen ATV’nin sitesinden alıyor ve dikkatlerinize sunuyorum.
‘ABD'nin en etkili gazetelerinden The New York Times'ta, Mahsun Kırmızıgül'ün ATV'de yayınlanmaya başlayacak olan "Hayat Devam Ediyor" dizisiyle ilgili bir yazı yayımlandı.
Susanna Güsten imzalı yazıda, çocuk gelinlerin dramını konu eden dizinin gerçek hayattaki örneklerle büyük benzerlikler içerdiği belirtildi. Türkiye'nin güneydoğusu başta olmak üzere Anadolu'nun çeşitli illerinden çocuk yaşta evlenmiş olan kadınların sözlerine yer verilen yazıda, çocuk gelinlerin kendilerinden yaşça çok büyük olan kocalarına nasıl yabancılık çektiği, şiddet, kötü muamele ve taciz gibi olaylara nasıl katlandıkları anlatılıyor.’


Necef Uğurlu






22.11.11 14:45

7 kişi 4 puan verdi
6176 kez okundu

12 Yorum
gercekler acı
02.12.2011 20:05
ya hadi sacmalamasın arkadaslar bi dizi bu muhtesem yuzyılda osmanlıyı sapık gösteriyo polat alemdar mafya bi baska dizide bilmem ne hem ayrıca hala bu ulkede bu gercekler var hala berdel diye bi töre var bunlar gercekler arkadaslar baslık parası var ama kimsenin sesi cıkmıyo
hatice
24.11.2011 02:09
harika bir yazı
Cenk
23.11.2011 04:57
Azeriturku, sen ve senin gibi her elestiriye "kiskanclik" yaftasi yapistiran cahil zihniyet yuzunden Mahsun Kirmizigul gibiler at kosturuyor ortalikta. Ama haklisin, herkes kendisi gibi olani korur. Bu arada Turkcen de berbat...
Fatos
23.11.2011 02:29
kim bu tedavülden kalkmis kadin ?
Tûrkiyeyi disariya kötülüyorlar diyenlerede Allah akil fikir versin, layik degilsiniz siz, ülkenin kanayan yaralarini sorumsuzlarin gözüne sokan insanlarin verdigi emeklere, çabalara...
serap
23.11.2011 00:35
Bayan önyargı...!sen onca şeyden bunlarımı anladın..???
Ayşe
23.11.2011 00:34
Kaleminize sağlık ,düşüncerimizin sesi oldunuz.. Güzel yazı....
bella
22.11.2011 23:15
sıkı ve emek verilmiş yazıkalemine sağlık.Amerika da yazılan yazıyı da okumak gerekir.
ömer
22.11.2011 21:00
izleyelimde karar verelim önyargılı olmayalım gerçeklerde var tabiki karşımızda bir yazar var tabiki dediklerinde doğruluk payı var
dilşad
22.11.2011 17:14
kesinlikle katılıyorum, ülkemizi nekadar kötü tanıtıyorlar dünyaya. Mahsun Kırmızıgül iyi bir yönetmen olabılır ama sanki herkesin bir kuması varmş herkes tacize uğruyormuş gibi gösterilyor ülkemiz. Newyork times tüm dunyanın okuduğu bir gazete. Kendimizi biz kötülüyoruz artık dış güçlere gerek yok.. Padişahlar kız peşindeymiş gibi gösteriliyor, kürt vatandaşlarımz tacizci gibi görünüyo, düşmana hiiiç ihtiyacımız yok valla
berre
22.11.2011 15:44
bence çok önyargılı ve en sonda bellki iş bittiğinde yapılabilecek eleştirilerin katbekatını maksatlı olarak daha ilk bölümden yağdırmış..Yazısının tamamını okuyamadım dahi,olaya bu kadar önfikirli ve baştan maksatlı yaklaşan birine diyecek bir cevap yok aslında..YOLUN AÇIK OLSUN MAHSUN..
Azeriturku
22.11.2011 15:33
Kadin kafayi yemish :) 1 cumleyle Mahsundan nefret ediyorum desene ))) yariya kadar okudum sıkıldım. Kiskancikdan ne yazacagini shashirmish)))
ismail
22.11.2011 15:31
Türkiyeyi yabancıların gözünde dahada küçültüyorlar, yazık...!

İlgili Haberler
Diğer Haberler


GÜNDEMDEKİLER : Kim Kardashian   Ahu Yağtu   Esra Erol   Acun Ilıcalı   Kenan İmirzalıoğlu   Muhteşem Yüzyıl   Bülent Ersoy   Gülben Ergen   Beren Saat   Suskunlar   Saba Tümer