
Sevişgen arkadaşlar
Sadece ünlüler mi o cümleyi kurar sanıyorsunuz? "Biz sadece arkadaşız" palavra cümlesini yani.
Evet, yemin etseler başları ağrımaz çünkü gerçekten ve sadece sadece arkadaşlar.
Ama işte arada denk düşerse de sevişmeden edemiyorlar!
Bundan dört beş yıl önce de yazmıştım ama artık giderek yayıldığını görünce konuyu bir kez daha açayım dedim.
Artık ilişkilerden söz ederken sevgililik, dostluk, kankalık arasına 'fuck buddy' terimini de iyice yerleştirdik çünkü.
Kankayla sevişme hali yani...
DEVAMLILIK YOK
"Biz çok iyi arkadaşız, birbirimize karşı öyle aşktı böcekti bir şeyler hissetmiyoruz ama arada ortam ve keyif denk geldiğinde halvete girebiliyoruz" diyen 'yakın arkadaşların' yaşadığı ilişki türü.
Ve bu ilişki türünde sorumluluk yok, kıskançlık yok, devamlılık şart değil vs.
Bir nevi tavşanlaşma anlayacağınız!
Ki tavşan, hayvanlar aleminin en sevişgen yaratıklarıdır malumunuz.
Fakat böyle bir ilişki tutturan 'arkadaşlar' bana kalırsa hem aşka, hem dostluğa acayip hakaret ediyorlar. İkisini de beceremeyenlerin bulduğu sözde orta yol bu...
Hem kankalar, hem yatıyorlar!
AYRI OLSUN
İki tarafın da, bu alışverişten, ilişki olarak yine 'sözde' bir beklentisi olmuyor.
Ama gelsinler de bunu benim külahıma anlatsınlar!
Çünkü en azından taraflardan biri kesinlikle rol yapıyor da ondan.
Aslında o rol kesenler, arada bir seviştikleri kankalarının, günün birinde kendilerini sevgili olarak göreceklerini, kıskanacaklarını, aşk yaşayacaklarını falan hayal ediyorlar.
Ki ben bu hayalin gerçekleştiğini henüz görmedim. 'Fuck buddy'lik genelde bir taraf için umut kapısıyken, diğer taraf için 'tanıdık biriyle hacet gidermek'ten öteye gitmiyor.
Benden bu son moda ilişki çeşidine balıklama atlayan arkadaşlara tavsiye şu iki kelimeyi birbirinden acilen ayırmaları:
Dostluk ve seks! İkisi de bizim olsun, ama mümkünse ayrı ayrı olsun.
En güzeli ve de doğalı.
Ben yemedim kedi zorla yedirdi
Eyşan Özhim'in iki ayrı fotoğrafı, biri zayıf diğeri çok hafif dombili, tıpkı benim eski ve yeni halim gibi.
Altında da şöyle bir haber:
Bir dönem podyumlarda fırtına gibi esen Eyşan Özhim, bir konserde objektiflere takıldı. Sağlık sorunları yüzünden kilo alan Eyşan Özhim, "Uzun zamandır evdeyim. Hiçbir şey yapmıyorum. Hiçbir proje yok.
Böyle arada bir konserlere geliyorum" dedi.
Eyşan gerçekten sağlık sorunu yaşıyor mu bilmiyorum. Eğer öyleyse şifa diliyorum.
Ama bu haberi görünce bazı insanların kilo alınca, bu sanki utanılası bir durummuş gibi bahaneler yarattıklarını hatırladım. Çevremde biraz kilo alan herkes, hemen suçu sağlık sorunlarına atıyor çünkü...
Oysa ben "Aaaa ne oldu sana?
Çok kilo almışsın" diyenlere hep aynı şeyi söylüyorum: "Evet sefadan şiştim. Allah'a çok şükür sağlığım da iştahım da yerinde, yedim, içtim, keyiften, huzurdan işte böyle semirdim" diyorum.
Ama işte çoğu insan açık iştahı ve yemek yemeyi sevdiği için neredeyse insanlardan özür dileme noktasındalar. Binbir bahane uyduruyorlar.
Yok hormon bozukluğu, yok şeker, yok tiroid... Bunlar da insanın kilo almasına neden olur tamam ama benim sözüm herhangi bir sağlık sorunu olmadığı halde kilo alınca bu duruma kılıf uydurmaya çalışanlara.
Sanki suçluymuş gibi, kilolu olmak ayıpmış gibi.
Öncel Öziçer
