
’Delikanlım’ şarkısını yazan kadındı o. Bir de Tarkan’a verdiği ’Kış Güneşi’ vardı ki bambaşka bir yazının uzun ve çok romantik konusu olabilecek güzellikte bir şarkıdır kendisi. Ama sonra artık neler yaşadıysa özel hayatında bambaşka bir yere , geldi Yıldız Tilbe. Dedim ya adeta kendi kendisinin karikatürü oldu. Önceki gün de Esin Övet arkadaşımın HABERTÜRK’te yayınlanan Alt-Üst Muhabbetler programında geçmişinde kalmış çok mahrem bir anısını paylaştı bizimle. O günlerde çok konuşulmuştu. Sonunda Yıldız Tilbe açıklayıverdi. Manşette okudunuz. Olayların nasıl geliştiğini an be an anlatmış. Sezen Aksu’nun Uzay Heparı ile olan aşkının büyüklüğünü anımsadıkça Yıldız Tilbe’nin bu yaptığını nasıl karşılamam gerektiğini bulmaya çalışıyorum kafamda. Uzay rahmetli olduğu için arkasından bir sitem yollamak içime sinmiyor.
YILDIZ TİLBE’DEN CANLI YAYINDA BOMBA İTİRAF (VİDEO)
Muhataplarından biri ölmüş ve diğerinin yaralarını deşip yeniden kanatmaktan başka bir işe yaramayacak bu mahrem hikâyeyi bir televizyon programında paylaşmakta beis görmeyen Yıldız’a kızmak en doğrusu gibi görünüyor. Hiçbir şey için değilse bile ses getirmek adına yıllar sonra bu olayı televizyondan insanlarla paylaştığı için. Şimdi kendimi (biliyorum çok zor ve insan bunun empatisini bile yaparken rahatsız oluyor) Sezen Aksu’nun yerine koyuyorum ve diyorum ki "Sezen az bile yapmış, ben bir de saçını başını yolardım"... Ama üzerinden yıllar geçmiş, eminim Sezen helalleşmiştir o günlerde yaşadığı korkunç şeylerle. Yıldız Tilbe’ye ise üzülüyorum. Sadece üzülüyorum. Yalnızlığı için belki ençok...
Rahşan Gülşan

Yahu Rahşan Gülşan,
Türkiye’nin en büyük gazetelerinden birinde yazıyorsun ama eski tarihlerde yaşanmış bazı skandal olaylardan zerre kadar bilgin yok!..
Yıldız Tilbe’nin yanlızlığı için çok üzülüyormuşsun!..
Neden?
Yıldız, yıllar önce yapılmaması gereken ancak şarhoşluğun verdiği cesaret ve düşüncesizlikle yaptığı ve son derece yakışıksız bir olay...
Ancak yıllardır vicdan azabı çektiği ve pişman olduğu bir olayı gayet dürüst bir şekilde anlattı..
Ayrıca Yıldız Tilbe, bu açıklamayı ilk defa yapmıyor ki, yıllar önce Esra Ceyhan’ın programında açıklamıştı zaten...
Rahşan hanım,
Bu ve buna benzer bir olay, bu memlekette sadece Yıldız Tilbe, Sezen Aksu ve Uzay Heparı arasında mı yaşanmıştır?
"Sezen Aksu az bile yapmış" diye başlık atıp yazıyorsun da, bu yaşanan olayın bire bir aynısı olan eskiye ait yaşanmış öyle çirkinlikler varki haberin yok, öğrenirsen dudağın uçuklar!..
Senin,eskiden yaşanmış bu konularla ilgili Dünya’dan haberin yok hanım!...
Bu konuda, adı geçen Sezen Aksu, zamanın en büyük Assolistlerinden Emel Sayın ile arasında yaşanan olayları, bilenlerden öğrenmende büyük fayda var!...
Ancak, kendilerinde Yıldız Tilbe kadar cesaret olmadığı için açıklayamazlar!...
"kol kırılır yen içinde kalır" felsefesi ile birbirilerine "kan kusar kızılcık şerbeti" içtik derler!...
Yıldız Tilbe’ye gelene kadar Adapazarın’da sabah olur Rahşan Gülşan!..
Ayrıca şu huyundan da vazgeç..
Dişine göre bulduğun kim varsa ısırıyorsun ama kilosu senden fazla olanları da salya-sümük yalayıp yutuyorsun!...
Şayet birgün bazı gerçekleri yazmak istersen, sana anlatırım bakalım o zaman kalem sallayabilecekmisin?...
Gör bak hemde ne olaylar!
Kısacası Yıldız Tilbe’ye üzülmene gerek yok...
Gerçek çirkinlikleri bilmediğin için veya biliyor olupta yazamadığın için kendine üzül!..
Sacit Aslan