RÖPORTAJ HABERLERİ

Orçun Kaptan: "Oyunculuğum Şener Şen'le başladı"

Orçun Kaptan:

Orçun Kaptan, son zamanların başarılı komedyenlerinden. O, oynadığı her karakterin hakkını veriyor; insanları güldürüp mutlu ediyor. Bu durumdan oldukça memnun olacak ki “İnsanları güldürebilmek kadar güzel bir şey olmasa gerek” diyor…

Akşam'dan Aysun Yıldız Güngör'ün röportajı...

“Kaç Baba Kaç” oyununuzdan bahseder misiniz, oyunda nasıl bir karakteri canlandırıyorsunuz?


‘Kaç Baba Kaç’ oyunu, İngiliz yazar Ray Cooney’nin oyunudur. Oyun, hastanede geçiyor. Doktor David’in geçmişteki ilişkilerinden dolayı işlerin sarpa sarması esnasında olaya dâhil olan polis memuru Tom’u oynuyorum. Tom, işini çok ciddiye alan bir adam fakat olaylar o kadar karışıyor ki neredeyse delirmenin eşiğine geliyor. Çok sert görünmeye çalışan fakat saf, çok çabuk inanan bir polis memurunu canlandırıyorum.

Nasıl bir tempoyla çalışıyorsunuz, belli bir çalışma saatiniz var mı?                                      

Güne erken başlamayı seven biriyim. Çalışma saatleri işimiz gereği değişken olabiliyor ama çalışmayı seven biri olarak asla şikâyet etmiyorum.

Orçun Kaptan’ın ekranda bizim için çizmiş olduğu karakter, komedi üzerine. Bunun için ne düşünüyorsunuz? 

Benim mesleğim oyunculuk. İyisi veya kötüsü olmadığı gibi dram veya komedi de olması bir şey değiştirmiyor. Hem ayrıca insanları güldürebilmek kadar güzel bir şey olmasa gerek (gülüyor).

Oyunculuk ne zaman başladı sizin için?

Oyunculuk hayatım, ilkokulda Adana’da çocuk festivalinde sahneye çıkmamla başladı. Zaten aile ve akraba toplantılarında taklit şovları yapardım (gülüyor). Sonrasında ortaokulda Tekirdağ Malkara’da sahneye çıktım ve 1998 yılında Ferhan Şensoy Ortaoyuncular Tiyatro’sunu kazandım. Aynı yıl Ortaoyuncular’da profesyonel oyuncu olmamla birlikte sektöre adım attım.

Nasıl bir ailede büyüdünüz?

Annem emekli Türkçe öğretmeni, babam da emekli Subay… Dolayısıyla bütün çocukluğum taşınarak geçti diyebilirim. Annemin öğretmen, babamın subay olmasına rağmen asla “Çok çalış, çok oku” gibi şeyler duymadım. Evimizde de bol bol kitap okunduğu için bizde de alışkanlık oldu. Oyuncu olmamda anne tarafımın hikâyeci insanlardan oluşması, babamın da eve getirdiği devekuşu kabere kasetleri ve Şener Şen filmleri etkili olmuştur.

KİN TUTMUYORUM

En sevdiğiniz özelliğiniz nedir?


Çok çabuk unutabilen biriyim, kin tutamıyorum. Kötü gibi gözüken ama güzel bir huy olduğunu düşünüyorum.

Sizi hayatta en mutlu eden şey veya kişi kimdir?

Oğlum… Oğlumla geçirdiğim her an, onun gülümsemesi kadar beni mutlu eden bir şey yok.

‘Huzur’ isterseniz nerede bulursunuz?

Kesinlikle ağaçlık ve yeşillik olan yerler ve adalar.

Olmazsa olmazınız nedir?

Olmazsa olmaz diyeceğim bir aksesuarım yok ama duygu düşünce olarak olmazsa olmazım düşünceli, anlayışlı ve sevgi dolu olabilmek.

En büyük hayal kırıklığınız nedir?

Yakın bildiğim bazı arkadaşlarımın aslında o kadar da yakın olmadığını fark etmem.

En deli hayaliniz nedir?

Deli bir hayal midir bilmiyorum fakat çocukluğumdan beri hayalim olan bir kamyonete atlayıp arkasına kendi yaptığım portatif dekorlarla, tüm ülkeyi köy köy dolaşıp ücretsiz tiyatro oyunu oynamak. Tiyatro hakkında sohbet etmek, tiyatroyu herkese sevdirmek…

En mutlu anınız nedir?

Kesinlikle oğlumun doğumu…

En çok sevdiğiniz?

Oğlum, sevgilim, sakin yerlerde yürümek, hayvanlar ve evim.

En mutsuz anınız?

Sevemediğim veya sevmediğimiz birçok şey olabiliyor gündelik veya hayata dair ama tahammül sınırı olarak düşünürsek düşüncesiz insanlara asla tahammül edemiyorum.

En büyük aşkınız?

Tabii ki oğlum Eren…

Beni en çok etkileyen film Ayla filmi

Türk oyunculardan ilham aldığınız isimler kimler?

Türkiye ve ilham kelimeleri yan yana geldiğinde aklıma Şener Şen ve Kemal Sunal geliyor. Benim idollerim ikisidir.

Son dönemde yapılan Türk filmleri için düşüncelerinizi öğrenebilir miyiz?

Türk sineması yeniliklere çok açık ve her geçen gün kendini geliştiriyor. Her zaman çağının üstüne çıkıyor. Oyuncu arkadaşlarımız ve yönetmenlerimiz başarılı projelere imza atıyorlar. Ben de severek projelerin içinde yer alıyorum.

Son zamanlarda sizi etkileyen ve heyecanlandıran film hangisi?

Son dönemlerde beni en çok etkileyen medarı iftiharımız Ayla filmidir. Ayla’nın gerek konusu gerek oyunculuk performansı gerekse sinematografik yapısıyla 3 oldukça büyüleyici bir iş olduğunu düşünüyorum.
  • Bu Haberi
Yasemin Kutsi