RÖPORTAJ HABERLERİ

Pelin Öztekin: "Ben kendimle hep barışıktım"

Pelin Öztekin:

Show TV’nin çiçeği burnunda dizisi ‘Yuvamdaki Düşman’da zengin bir ailenin şımarık kızını canlandıran Pelin Öztekin “Hayatta hiç kimse dört dörtlük değildir. Kusurlarımızla güzeliz” diyor.

Habertürk'ten Arif Hür'ün röportajı...

Diziye nasıl dahil oldunuz?


Çifthanlı Ailesi’nin tek kızı, gözbebeği Nil Çifthanlı’yı canlandıracak olmak içime sindi. Diger taraftan dizideki annemin Nebahat Çehre olduğunu öğrendikten sonra bir süre kekeledim. Bu etkenler birleşince teklifi kabul etmem zor olmadı. Seyirciler her bölümle beraber, kendilerini içinden çıkamayacakları bir girdabın içinde bulacaklar.

Canlandırdığınız Nil karakteri, Alper’e (Hakan Dinçkol) ilk gördüğü günden beri sırılsıklam âşık bir kadın. Bu aşk macerasında onları neler bekliyor?

Nil’in bugüne kadar ailesi tarafından her istediği yapılmış. Tuttuğunu koparan diye nitelendirebileceğimiz bir karakter. Alper’e ilk gördüğü andan itibaren tutku ve aşkla bakıyor. Alper, Nil’e karşı boş değil, Nil de aşkında çok azimli.

İlk bölüm sonrası özellikle sizin rolünüzle ilgili izleyiciden nasıl yorumlar geldi?

Saçlarımın koyu renk olması ve biraz daha kilo vermem ilk dikkat çeken şey olmuş. Seyircilerin oyuncular için en iyi jüri oldukları kanaatindeyim. Dizide kullandığımız ruj renginden makyaj tercihine kadar öneri de bulunuyorlar. Çoğu da yaptıkları yorumlarda haklı çıkıyor. Bundan önceki dizideki rolümde de âşık olduğu kişi tarafından istenmeyen bir karakteri canlandırdığım için ‘Niye seni istemiyorlar?’ diyorlar. Şunu fark ettim ki ülkemizde kötü karakterler hafızalarda daha çok yer ediniyor ve daha çok seviliyor.

"NEBAHAT ÇEHRE SETTE DE BANA ANNELİK YAPIYOR"

Dizide Nebahat Çehre anneniz rolünde. Onunla aynı projede yer almak nasıl bir duygu?


Kendisini gördüğünüz zaman, size ilk geçen duygu Nebahat Hanım’ın yaşanmışlıkları oluyor. Kitap gibi okunacak biri. Şimdiye kadar aktrist kaprisini görmedim. Melek gibi bir kadın. Sette de bana annelik yapıyor. Aynı zamanda setin de en şen şakrak insanı.

"SİNEMA PROJELERİ İÇİME SİNMİYOR"

Beyazperde için bir projeniz var mı?


Son iki yılda birçok sinema projesi için görüştük. Ama senaryosu ya da teklif edilen karakterler çok içime sinmedi. Doğru zamanda doğru bir proje ile de beyazperdede olacağım.

Yer alacağınız yapım hangi türde olacak?

Bir oyuncunun filmleri dram veya komedi diye ayırmasını yanlış buluyorum. Ancak şunu söyleyebilirim ki bence komedi oynamak çok zor. Zamanlama, espriler ve doğaçlama yeteneği çok önemli. Bir insanı ağlatmak ise çok kolay

"KENDİMLE HEP BARIŞIKTIM"

Dört yıl önce mide ameliyatı geçirdiniz ve 90 kilo verdiniz. Yeni haliniz size neler hissettiriyor?


İdeal kiloya ve sağlıklı bir vücuda ulaşabilmek için hırs yaptım. Şu an iyi bir noktadayım. Bu konuda çok sayıda mesaj alıyorum. Hem kadınlar hem de erkekler beni rol model olarak görüyor. Ama sürekli zayıflamam üzerinden haberler yapılmasından sıkıldım. Ben hep kendimle barışıktım. İnsanlar zayıfladıktan sonra kilo degişimimle beraber karakterimin ya da hayatımın da değiştiğini sanıyor. Oysa kilolarımla beraber sadece yaşam kalitem ve görünümüm değişti. Ben yine aynı benim. Hem bana kalırsa her kadın güzeldir.

Bir kadına güzel diyebilmek için en belirgin özelliği ne olmalıdır sizce?

Bir kadını güzel yapan görüntüsünden ziyade ruhu ve özüdür. Ama insanlar bir kadın saçının rengini değiştirdikten sonra veya kilo verdikten sonra ‘Sevgilisinden ayrıldı’ diyerek yakıştırmalar yapmayı seviyor. Kendine bakmayı bilen her kadın güzeldir. Zaten bundan 10 yıl sonra hiçbirimizin dış görünüşü aynı kalmayacak.

Oyunculukta en temel motivasyon kaynağınız nedir?

Kariyerim için bana yol gösteren babamla yaşadığım iki diyalog benim için unutulmaz bir ders oldu. Lisede okurken bir gün babama oyuncu olmak istediğimi söylemiştim. Bana “Kütüphanen nerede?” dedi. Öylece kalakalmıştım. Babamın “Kütüphanen olmadan oyuncu olamazsın” demesi aklımdan hiç çıkmıyor. Öte yandan hiçbir zaman “Ben oldum” demeyenlerdenim.
  • Bu Haberi