
- Bir Alaçatı’dasınız bir Hawaii’de antrenmanda. Dışarıdan keyifli görünüyor...
Bütün arkadaşlarım ’Çağla, ne kadar şanslısın’ der hep... Geçen yıl antrenmanlara Hawaii’ye gittim, bana destek olan Aziz Yıldırım bile ’Keşke ben de orada antrenman yapsam’ dedi. Çalışma ortamım çok güzel ancak, yarış insanın ömründen ömür götürüyor. Programlı yaşamayı seneler önce öğrendim, iki şehirde yaşamaya alışkınım. ’Arka Sokaklar’ dizisinde çalışırken haftada iki gün boş oluyordum. Sette işim biter bitmez uçağa atlayıp Alaçatı’ya geliyor ve iki gün antrenman yapıp dönüyordum. Arkadaşlarım ’İki gün izin yaptığımız halde dinlenemiyoruz. Sen, iki gün antrenmanın üstüne sabah sporunu da yapıp geliyorsun ve çok enerjiksin’ diyorlardı.
- Nedir sizi enerjik tutan?
Bu değişim beni enerjik tutuyor. Ancak artık yorulduğumu hissediyorum çünkü dizi bitti ve tatil yapmadan Aruba’daki yarışlara gittim. Çok sıcaktı ve 6 saat sörfün üzerinde beklemek zordu. Şimdi dünya şampiyonasına hazırlanıyorum, diğer taraftan da ev sahibiyim. Bu ara yoruldum, uyumak istiyorum. Önümüzde sene İstanbul’daki işleri azaltacağım. Rowenta işbirliği nedeniyle üniversitelere gidiyorum, bu spora yönlendirmeye çalışıyorum.
- Sanırım kendinize bunu bir sosyal sorumluluk gibi görüyorsunuz artık...
Bu okulu açarken de en büyük hedefim buydu. Geçen yıl, benim yetiştirdiğim Burçe Vardarlı bir yarışta beni geçti. Normal şartlarda beni kimsenin geçmesini istemem ancak o, yarış biter bitmez ailesi yerine bana koştu ve bu benim için çok büyük bir mutluluktu. Bu yıl daha çok kişiyle çalışıyorum. İstiyorum ki, yetenekli gençleri başından sonuna ben yetiştireyim ve bir dünya şampiyonu çıksın.
- ’Arka Sokaklar’dan neden ayrıldınız?
Dediler ki, ’Şimdiye kadar idare ettik ama bu yıl erken başlıyoruz, dünya şampiyonasına katılmamayı seçersen devam et’. Bunu yapamayacağımı biliyorlardı. Bırakmak en zor kararlardan biriydi, çünkü o da mutlu olduğum bir projeydi. ’Arka Sokaklar’ beni tiyatro oyununda seçmedi, sporcuyum ve polis rolüne uyar diye seçti, sonra da bırakmam istenince, niye diye düşündüm.
- Bu temponun içinde bakımlı da olmanız gerekiyor. Eski bir Türkiye güzeli olduğunuz için insanlar sizi daha çok inceliyordur...
Haklısınız, çok inceliyorlar. Makyajı sevmem, sadece çekim zamanı yaparım. Aruba’daki yarışlarda güneş koruyucumu düzenli sürmediğim için birkaç kez soyuldum ve cildim de çok zarar gördü. Cilt bakımına gidiyorum. Makyajı mutlaka temizlerim, bir de kremlerimi sürerim. Saçlarıma çok dikkat ederim, çünkü çok kırılıyorlar. Bakım için yağ sürerim ayrıca saça zarar vermeyen şekillendiriciler seçiyorum. Ödül törenlerine giderken hızlı hareket etmem gerekiyorsa saç maşası çok işime yarıyor.
- Güzellik kraliçesisiniz ama güzelliğinize pek meraklı değilsiniz...
Hiç olmadı. Güzellik yarışmasında bile kendimi çok komik hissetmiştim. Herkesin sabah-akşam makyaj yapıp sürekli elbise değiştirdiği bir ortamda yabancı gibiydim. Kızlara inanamıyordum; sabah kahvaltısına bile takma kirpikle geliyorlardı.
- Güzellik kavramıyla bu kadar ilgilenmezken sizi bu yarışmaya girmeye kim ikna etti?
Çocukluğumdan beri yurtdışı seyahatlerimde, ’Sen Türk müsün?’ diye hayretle sorarlar... Tüm dünyaya Türk kadınının nasıl olduğunu göstermek istedim. İtalyan Lisesi mezunuyum. Bizden bu tarz yarışmalara katılan ve kazanan çok olmuştur, ben de katılmalıyım diye düşündüm.
- Makine mühendisisiniz, bu eğitimin hayatınıza kattığı neler var?
Bu programlı ve disiplinli yaşama yeteneği oradan geliyor. Farklı bir bakış açısı ve araştırmacılık katıyor size.
- Sizinle yaşamak zordur...
O kadar özgür bir spor yapıyorum ki... Hawaii’de 3 metre dalganın üzerinde ’Ben normal miyim’ diye düşünüyorum. Sörf tahtasıyla seyahat etmek bile bir delilik.
’Kıyafete para yatırmam’
- Alışverişe zaman ayırabiliyor musunuz? Siz pratik giysilerden hoşlanıyorsunuz sanırım, neler giyiyorsunuz?
O konuda çok zorluk çekiyordum; alışveriş de bir iş ve zamanla öğreniliyor. Şimdi bir moda danışmanıyla çalışıyorum. Giymeyeceklerimi iyi biliyor. İndirim döneminde benim için kışlık bir gardırop hazırlıyor. 3-4 kıyafet alıyor, kombin yapıyor ve fotoğraflarını çekiyoruz. Çok patrik oluyor. Neyi neyle giyeceğimi çok iyi biliyorum artık. Çok özel bir sunum olduğu zaman, bir tuvalet gerektiğinde Erol Albayrak’a gidiyorum. Çok fazla ayakkabı ve çantam yok ama stil danışmanım sayesinde onları nerede nasıl kullanacağımı biliyorum. Bir de hiç giymediğim türde kıyafetleri de nasıl kullanırsam bana yakışacağını öğrendim. Bu işi iyi yapanlar var; Eda Taşpınar mesela, ama benim bunu yapacak vaktim ve bilgim yok.
- Çok para harcamıyorsunuz sanırım gardırobunuza?
Asla; ilgi alanım değil. Bu işin içinde değilim ve o materyalin ne kadar değerli olacağını da bilmiyorum. Ayrıca bu benim kendimi ifade etme yöntemim değil. Amacım sadece yerine göre giyinmek.
- Paranızı neye harcarsınız?
Çok sevdiğim arkadaşlarımı yemeğe götürmeye bayılıyorum. Güzel geçirdiğim zamana harcadığım paraya hiç acımam.
- Yatırımlarınızı nasıl değerlendiriyorsunuz?
Kendime bir daire aldım. Çeşme’de ev istiyoruz ama uygun olduğu zamanı kaçırdık. Bu okul önemli bir yatırım. Burada bir evim olsun istiyorum.
’Artık çocuk istiyorum’
- Özel hayatınızı nasıl dengeliyorsunuz?
Çok geç saatlere kadar eğlenmeyi sevmiyorum. Bazen çok mu sıkıcı oldum, diye düşünüyorum ama gece yarısından sonra uykum geliyor. İşten çıkınca doğru eve gitmeyi de sevmem, arkadaşlarımla oyun oynamaktan ve sinemaya gitmekten büyük keyif alıyorum. Özel hayatımda ise erkek arkadaşlarım hep sörfe meraklı oldu. Yoksa benim hayatım başkalarına sıkıcı gelebilir.
- Evlilik ve çocuk düşünmüyor musunuz?
İstiyorum, evet. Çocukları çok seviyorum ve okulda artık çocuklarla yakın bir ilişkiye giriyorum. İnsan onlarla birlikte oldukça istemeye başlıyor, belki de zamanı geldi. Bir ara verirsem bu sene, inşallah olur.
5 kızı merak ediyorum
Rowenta, ’Yazı Seviyorum’ adında bir kampanya başlattı. Katılmak isteyenler Rowenta Lounge’larda diledikleri saç modellerini hazırlatıp, çektirdikleri fotoğrafları facebook’taki oylamaya gönderiyor. En çok oy alan 5 kişi, 12-14 Ağustos tarihlerinde yapılacak PWA Dünya Sörf Şampiyonası’na ücretsiz katılabilecek ve Çağla Kubat ile birlikte bir gün geçirme şansı elde edecek. Kubat, ’Rowenta’nın yarışmasına katılıp, benimle birlikte bir gün geçirecek sörf öğrenmek isteyen 5 kızı merak ediyorum’ diyor.
Aysun Öz Kaşi
