
Sizi neden bu sezon yeniden yayınlanan 'Çocuklar Duymasın'da göremedik?
İşin doğrusu teklif geldiğinde söz verdiğim, yarıda kesemeyeceğim projeler vardı. Bir de 'Selçuk' gelip "Mary lütfen bana geri dön" diye yalvarmadığı için ben de oralı olmadım. Kendimi başka Türk erkeklerine ve işlere vurdum!
DİZİDE YOKLUĞUM HİSSEDİLİYOR
İzlerken "Keşke ben de orada olsaydım" diyor musunuz?
Tabii, bazen içim gidiyor. Ama hayatımın gidişatına dur deyip tekrar 'Mary' olamazdım. İstesek de her şeyi aynı anda yapamayız. Ama diziyi izlerken 'Mary' ve 'Selami'nin olmamasının çok büyük bir boşluk yarattığını görebiliyorum. Ukalalıktan değil, bunu etraftan da duyuyorum. 'Mary' sevilen bir karakterdi. Hatta hayatımın en 'top' günü; "Cünaydun usaklar" dediğim bölümün yayınlandığı gündü!
Bugün Hayal Kahvesi'nde sahneye çıkacaksınız. Genellikle rock performanslarının sergilendiği bir mekan...
Evet, rock'çıların takıldığı yer imajı var ama artık öyle değil. Mirkelam da orada çıkıyor, Nev, Cem Adrian da. Onlar da rock'çı sayılmaz.
NOSTALJİK GİYSİLER GİYİP GELİN
Repertuvarınızda hangi şarkılar olacak?
Nostalji konsepti yapıyoruz. Yabancı-Türkçe karışık olacak. Donna Summer'lar, Tom Jones'lar Tina Turner'lar, eski soundtrack'lerden hoşumuza gidenler, Eurovision şarkıları, 90'larda popun patladığı dönemin şarkılarından kolajlar... 'Aboneyim Abone'ler mesela... Zaten nostaljik giyinerek gelinmesini söylüyoruz. Biz bize nostaljik bir parti yapacağız. Stresinizi, paltonuzla birlikte vestiyerde bırakıyorsunuz. Çıkarken isterseniz alırsınız!
Bir 'show girl' olarak şarkıların dışında ne gibi şovlar sunacaksınız sahnede?
Hem dans olacak hem de insanlara şarkıları söylerken o şarkıların hikayesini de sunacağım. İnsanlar bir müziği dinlerken onun kahramanını da görmek istiyorlar. Ben de sahnede bunu yapmaya çalışıyorum.
Hayal Kahvesi'nin minik sahnesinde tüm bunları nasıl yapacaksınız?
Ben de bilmiyorum! O kısıtlayacak biraz. Vokalistimle tren gibi duruyoruz zaten! Hayal'in işletmecisi Çiler, "İstersen bara da çıkabilirsin" diyor. Ben de "Bana bir tane boru da koy, ne yapacağım belli olmaz" dedim!
Sizin özel hayatınızla ilgili hiç fikir sahibi değiliz. Evli misiniz, bekar mısınız, sevgiliniz, çocuğunuz var mıdır, yok mudur?
Ben özelimin her zaman özel kalmasına çalışıyorum. İnsanlar çok acımasız olabiliyorlar. Çocuklar bile çok gaddar yorumlar yapıyorlar. Bu tarafımın merak edilen bir şey olarak kalmasını istiyorum.
SIKICI BİR İNSANMIŞIM!
Günlük hayatınızda vaktinizi hangi semt ya da mekanlarda geçiriyorsunuz?
Kapalıçarşı, Eminönü... Oraya her gittiğimde sanki başka bir dünyaya gelmişim gibi hissediyorum. Bir arkadaşımın bir kafesi var. Orada oturduğumda oryantal, egzotik bir ülkeye gezmeye gelmişim gibi hissediyorum. Bahariye ve Moda'yı da çok seviyorum. Moda'daki Ali Baba dondurmacısından kış aylarında bile dondurma yerim. Nişantaşı'nı sevmiyorum. Orada yürürken sanki kendime çeki düzen vermem gerekiyormuş gibi hissediyorum. Nişantaşı kadınları kendilerini çok zengin, mutlu ve kusursuz göstermeye çalışıyorlar ama bence o görüntünün altında gizlemeye çalıştıkları birçok dert var.
İşi eğlendirmek olan biri olarak siz eğlenmek için neler yapıyorsunuz?
Gece dışarı çıkmam. Zaten içki içmem. Sigara içmediğim için sigara içilen ortamda duramam. Mekandan mekana akamam. Bir dakika, ben ne kadar sıkıcı bir insanmışım yahu! Benim için eğlence evde arkadaşlarımla gülmek, sohbet etmek, DVD izlemektir.
Bugün Broadway'de sahneye çıkabilecek özelliklere sahipken neden Türkiye'de daha kısıtlı bir izleyiciye hitap etmeyi seçiyorsunuz?
Ben orada14 yaşımdan beri yalnızdım. Dostlarımı, ailemi özlemiştim. Atlayıp geldim. Burada yaşamaya başladıktan sonra İngiltere'den, 'We Will Rock You' diye bir müzikalden teklif aldım. Aynı anda Tiyatro Kedi'den 'Müzikaldeki Hayalet' oyunu için teklif geldi...
DOĞRU BİR SEÇİMDİ
Peki, siz ne yaptınız?
Çok zor bir karardı ama sonunda Türkiye'de olmayı seçtim. Doğru bir seçimdi çünkü o oyundaki rolümle Afife Jale ve Sadri Alışık ödüllerini aldım. Bu da Türkiye'de müzikal dendiğinde akla ilk gelen oyunculardan biri olmamı sağladı.
