Anasayfa Magazin Güzeller Galerisi Video Galeri Foto Galeri Güncel Kadınca
sacitaslan.com facebook sacitaslan.com twitter

Erol Köse'den zehir zemberek açıklamalar!..

Su sıralar varsa yoksa ünlü prodüktör Erol Köse'nin twitter'a yaptığı zehir zemberek açıklamalar...

Erol Köse den zehir zemberek açıklamalar!..

REKLAMLAR




’YAŞAR ŞARKILARINI ALPER’DEN ALDI ALTINA ADINI YAZDI’

Magazin dünyasınınsabaha Erol Köse’nin ne yazmış
olabileceğini düşünmekten uykuyu unuttu. Ne de olsa adam İcanlı bomba’. Her yazdığı olay oluyor. Zuhal Olcay’ın Haluk Bilginer’den dayak yediğinden tutun da Şehrazat’ın Özcan Deniz’le yaşadığı aşka kadar pek çok şeyi, Erol Köse’nin twitter’a döşediği yazılardan öğrendik. Bu adamdan korkulur mu? Evet, açığı olan korkar. Yazıya başlamadan önce twitter’daki Erol Köse takipçilerine bakmak istedim: Şu anda 30 bine ulaşmış. Bu yazı basılana kadar 50 bini bulursa şaşırmayacağım.
 
* Epeydir ortada yoktunuz. Müziği bıraktığınızı sandık.
Hastane, sağlık yatırımları, biraz da sektördeki bu çöküş nedeniyle müziğe ara vermiştim. Gelen talep üzerine döndüm. Tekrar müzik şirketime transferler yapmaya başladım. Şu anda iki albüm çıktı; biri Ebru Yaşar, diğeri Zeynep Dizdar. Bir de şu anda üzerinde çalıştığım, Londra’dan gelen rapçi bir arkadaşımız var.
* Twitter’da yazdıklarınızla gündemdesiniz. Bunca yıl sustunuz... Neden şimdi konuşma ihtiyacı duydunuz?
Bu zaman kadar ne facebook, ne twitter hesabım oldu. Facebook’ta benim adıma açılmış 17 sahte hesap var. Adımı kullanarak insanları dolandırdılar. Benim adımı kullanan şebekeler bile çıkmış. Bu yüzden facebook’a girmeyi hiç düşünmedim. Twitter’a girme nedenim farklı. Baktım da herkes "Yok dip boyam geldi, çok çişim geldi, yok ağda yaptırdım, tırnağım kırıldı" gibi abuk sabuk şeyler yazıyor... Saçmasapan bir yer. "Girsem ne yazacağım ki?" dedim. Sonra sayfa açtım, bari yeni klipleri yüklerim diye. Şirket haberlerini verecektim. Ama girer girmez bir sevgi seli!.. Sanırsın yıllardır özledikleri bir
arkadaşları gelmiş. Benim iki şapkam var: Biri doktor prodüktor, diğeri de daha önce İuçankuş’ adlı internet sitesinde yazdığım yazılar... Ben unutmuştum ama milletin aklında kalmış. Herkes "Sen büyük magazin yorumcususun. O ne, şu ne, bu ne?" diye sormaya başladı.
* Planlı açıklamalar değildi yani...
Tövbe tövbe. Hiç planlı programlı değil tabii.
Eeee, sizi yazmaya iten ne oldu o zaman?
Amacım klip yüklemek, ona yorum yapmaktı. Aslında korkuyordum da. Ezberbozan, kıskanılan bir tipim. Bana gıcık olan da çoktur. Kime ne yapmışsak! Böyle bir başarı çekememezliği hep oluyor. "Ulan, Erol parayı buldu", "Ulan, Erol hep şöhretlerle birlikte mi oldu?"... Yapımcı Sinan Çetin beni uyarmıştı "Erolcuğum, üzülme. Ben de öyleyim. Bize ne zaman gıcık olmazlarsa biz o zaman bitmişiz demektir. Gıcık olmaya devam ediyorlarsa o zaman başarılısın" diye.

"Alkoliksin’ yazdım Yaşar paniğe kapıldı"

* Patlama anını merak ediyorum...
Sürekli twitter’da övgüler filan geldi. Şarkıcı Yaşar, hani o herkesin sevdiği mülayim Yaşar bana "Abicim, hoşgeldin" diye twit attı. Ben de "Hoşbulduk. Nasılsın?" diye yazdım. Hoşbeş, devamında bana övgüler... 15-20 gün sonra bir baktım, aynı Yaşar, Aylin Aslım’a "Bu Erol Köse kendini ne zannediyor?" gibi şeyler yazmış. "Herhalde aynı adam değil" diye düşündüm, tekrar "Eeeee, daha daha n’aber" diye tekrar mesaj attım. Baktım, güzel cevaplar veriyor. Şaşırdım.
Sahte Yaşar olmasın?..bYoook, ben onu çek ettim. Bunlar kafayı yemiş herhalde. Derler ya; "Karakolda doğru söyler, mahkemede şaşar." Onun üzerine döşendim. Dedim ki; "Sevgili Yaşar ya göründüğün gibi ol, ya da olduğun gibi görün"... Benim de bir huyum var: Elimi veriyorum, tokalaşıyorum ama tokalaştığım insan bana tokat atarsa ben de kolunu kırıyorum. Orantısız bir öfke yaratıyor bu durum bende. Ben gül veriyorum, o bana diken batırıyor. Arkamdan sallıyormuş meğer...
* Bir düşmanlığınız var mıydı?
Bunların temeli kıskançlık. Bir de şu var: Bazı sanatçılar, kliplerini Kral TV’de yayınlatmadığımı düşünüyorlar. Hatta onlara ödül verdirtmediğini sanıyorlar. Sanki ben Uzan Ailesi’nin maşasıymışım gibi. Hakları yenmiş gibi davranıyorlar. Uzan olayının bedelini hâlâ ödüyorum. Tıpkı o zavallı Yeşim Salkım gibi.. O da hâlâ bedelini ödüyor. Benden şikayet edenler, onlara rakip olacak insanları çıkartmamı da çekemiyorlar. Bana arkadan sallayınca ben de ona "Yaşarcığım, sanırım alkolden beyin hücrelerinde bir eksilme olmuş. 10 dakika önce yazdığını unutup bana giydiriyorsun" diye yazdım. O da "Ya abicim, ben alkolü bıraktım" diye cevap göndermiş. ’Alkolik’ diye yazınca Yaşar panikledi. Yaşar beni herkesle karıştırmasın. Şarkılarını alıp altına adını yazdığı
Alper Agındar isimli kişi değilim. Çocuğa kan kusturdu. Adam aç kaldığında bir-iki lira veriyor ama "Şarkıya ben adımı yazacağım" diyor. Ben bunu yazınca gizliden bana mesaj attı "Abicim, ne olur bu konuyu büyütmeyelim" diye.
* İnanmıyorum. Eeeee?..
O başlattı bunu. Yaşar’ın plakçısı rica etti, konuyu kapattım. Sonra bir baktım, herkes soru soruyor. Zuhal Olcay’ın dayak olayı da böyle gelişti. Sanki arenaya düşmüşüm gibi herkes soru yöneltmeye başladı.
"Soruyorlar, yazıyorum
yazmayınca, suçluyorlar"
mu gaza geliyorsunuz?
Yok, başka bir şey var. O platformun acemisiyim. Biri bana bir şey yazıyor, buna yetişmem mümkün olmadığı halde cevap vermem gerektiğini düşünüyorum. Cevap yazmazsam beni ’kibirli’ olarak düşünürler diye. Yazmayınca "Niye cevap vermiyorsun? Havaya mı girdin?" diyorlar. Twitter’dan biri "Siz yıllarca İbrahim Tatlıses’le çalıştınız. İbrahim Bey’e nasıl çamur atmaya başladılar. Yok kadınları dövüyordu, falan filan... Adam orada yaşam savaşı veriyor." Benim de tepem attı, şöyle yazdım: "Kardeşim görünüşe aldanma. Ben neler biliyorum. Ne kravatlılar, ne beyaz yakalılar kadın dövdü." Onun üzerine bana Cihan Ünal’ı sordular. Hande’yi (Ataizi) tanıyorum, "Arıza bir tip olduğu belli" dedim. Sonra Cihan Ünal’ın Türkan Şoray’ı dövüp dövmediğini sordular. "Ben vakıf olmadım. Bu olay Yeşilçam’da fısıldanır" diye cevap yazdım. Soruyorlar, cevap veriyorum. Söylemiyorsan suçlusun, sanki birşey saklıyor gibi.
Yazımın devamı şöyle geldi: "Zuhal Olcay da Haluk Bilginer’le sık sık kavga eder, dayak yerdi. Aynı sitede oturuyorduk. Onlar da bu nedenle boşandılar." Sonra ne oldu? Ertesi gün Zuhal Olcay cevap verdi: "Biz Erol Köse ile hiç komşu olmadık. Biz 10 senedir oradayız" diye. Ben o siteden 5 sene önce taşındım. 5 sene komşuluk yaptık.
* Haluk Bilginer ve Zuhal Olcay size dava açtı.
Zuhal Olcay "Böyle birşey olmadı" dese, varım. Ama beni yalanladı. O zaman "İşte Altunizade muhtarlığı, site yönetimi, işte zabıtlar..." diye yazdım. Hodri meydan. Ben de Zuhal Olcay’a hakaret davası açıyorum. Bana "hasta ruhlu" dedi, iftira attığımı söyledi. Ben hasta değil, doktorum. Haluk Bilginer’i suçladım."Ezel’deki rolde zorlanmadı" diye yazdım. Onun üzerine twit’ler gelmeye başladı. Adana’dan, Eskişehir’den... İnsanlar olaya şahit olmuş. Haluk Bilginer’in
Londra geçmişi var. "Londra’da şu restoranda şiddet uygularken gördüm" diye yazmışlar.
"Sütten çıkmış ak kaşık değilim"
* Sonra da telekızlık yapan popçuları açıklayacağınızı söylediniz.
Bana diyorlar ki; "Bunları açıklamak sana mı kaldı? Ulan sen nesin ki? Senin yaptıklarını Türkiye duydu..." Hatalarımı biliyorum. Hepsini göz önünde yaşadım. Televizyonun önünde rezil ettim kendimi. Bedelini de maddi manevi ödedim, hâlâ da ödüyorum. Sütten çıkmış ak kaşık değilim ama bu, benim eleştiri hakkımı elimden almaz. Hata yaptığımda bütün sabah programları beni eleştirmiş, günlerce, aylarca masaya yatırıp elimi, dilimi doğramıştı... Televizyonu açıyordum, Seda Sayan’da kadınlar "Erol Köse, Allah belanı versin, bıdı bıdı bıdı..." Devamlı idam edildim.
* Sanat camiasında size karşı bir korku başladı...
Benim için aile kavramı çok önemli. Kimsenin ailesine zarar verecek bir açıklama yapmayı düşünmüyorum. Bunların içinde aile sahibi olmuşlar var. Onların dosyası benim için kapandı. Şehrazat da açıklamalarınıza çok kızdı. Evet, kimseden ses çıkmazken ballı börek olduğum insan "Aaaa Erol sana mı düştü?" diye saldırdı. Şok geçirdim. Onun niye bozulduğunu anlamıyorum. Araştırma yaptırıyorum şimdi; şarkı verdiklerinin listesini çıkarttırıyorumm. Bakayım niye
bozulmuş. Hem sana ne? Sen dinden imandan bahsediyorsun, ben de "Ahlaksızlardan kurtulalım" diyorum. Senin beni alkışlaman gerekirken bana bin tane laf söylüyorsun. Ben de "Şehrazatcığım, ben senin birlikte olduğun oğlun yaşındaki Özcan Deniz’den bahsetmeyecektim ki" dedim. Ama ilk taşı o attı. Hem de kendisiyle ilgili tek cümle kurmadığım halde. Yaşını almış biri olarak ne sıfatla onları savundun sen anam babam!!!
* Özcan Deniz’den bir tepki almadınız mı?
Asla.
* Açıklamalarınızdan sonra eviniz taşlandı.
Evet, bana saldırı düzenlendi, olay yargıya aksetti. Kimseyi itham etmiyorum. Ama ne tesadüftür ki benim yazılardan sonra oldu.
* Başınıza birşey gelmesinden korkmuyor musunuz?
Cem Uzan’dan korkmamışım, iki twitter yazısından mı korkacağım? Üç kişiyim: Ben, keyfim ve kahyası. Buna İdedikodu’ diyorlar. Meşhur insanlara ait yapılan dedikodulara magazin denir. Biz bu işi yapıyoruz, magazinin içindeyiz.
* Siz de sütten çıkmış ak kaşık değilsiniz ama. Sizin de sanatçılarınızla aşk yaşadığınız çok yazıldı.
Twitter’a yazdıklarımdan sonra bana her türlü iftira atılacaktır. Ömrüm, elimi arı kovanına sokmakla geçti. Ben de sütten çıkmış ak kaşık değilim tabii. Benim herşeyim ortada zaten.
* Başınıza gelebilecekleri bildiğiniz halde niye uğraşıyorsunuz?
O istediğin adam, rutin bir adam. Rutin der ki; O zaman tıp oku, doktor ol. Ben zaten baştan beri o arızayı yapmışım. Dayatma düzene karşıyım. Hiç rutin biri olamadım.
* Yeşim Salkım twitter’dan size "O zaman herşeyi anlat Erol" dedi. Neyi kastediyor?..
Yeşim, anlatmayacağımı nereden biliyor? Ama onun unuttuğu bir şey var: Ya anlattığımda o da üzülürse. O da sütten çıkmış ak kaşık değil. Kimse bana "Arıza değilim" tiyatrosu yapmasın. İşte başından beri bahsettiğim buydu: Biz maskeli balodayız kardeşim, ışıklar sönünce maskeler inmek zorunda.
* Eski sevgiliniz Gülşen de bu açıklamalarından dolayı sizden çekiniyor olabilir mi?
Gülşen’le birşeyler yaşamış olabilirim. Ama Gülşen’in gocunacağı hiç bir şeyi yok. Yiğidi öldür ama hakkını yeme. Gülşen bu camiada konserini verip sonrasında doğruca evine giden nadir insanlardan biri. Hiçbir dejenere hareketini görmedim. Benim ayrılma sebeplerim başka. Onunla ilişki yaşamam hataydı. Bu, Gülşen’in nasıl bir insan olduğuyla alakalı değil, genel olarak hataydı. Benim ilan-ı aşk etmem, bir hafta sonra vazgeçip eve dönmem, medyayı ve insanları bunlarla uğraştırmam. Ailemi, genç kızımı, eşimi üzmemyanlıştı. Beni mahkemeye verdi, hepsinden beraat ettim. Benim ona açtığım mahkemelerde de onun aldığı ceza yok.
* "Aman Erol, sakın beni yazma" diyenler oluyor mu?
Oluyor tabii (gülüşmeler)... Aramayanlar da hal hatır sormak için arar oldular. Ama yanlış anlaşılmasın, kimseyi korkutmak için girmedim twittera. Zaten dilimi tutamadığımı bildiğim için yakın tarihe kadar twitter’a girmemiştim.
* Kayırdıklarınız da var. Diğerlerine ayıp olmuyor mu?
Herkes dostlarına tolerans göstermiyor mu?
* O zaman en doğru olan susmak değil mi? Kimseyi de kırmamış olursunuz.
Ben söyleyip sonra sahip çıkıyorum (gülüşmeler). Yani ben Hande Yener ile ilgili eleştirimi yapıyorum. Elektronik müzik hataydı ve zarar ettim ben o işten. Ama ardından da son yaptığı işin başarılı olduğunu söylüyorum. Gülşen’in mesela, Ercan Saatçi ile yaptığı albümler başarılı değildi ama devamında güzel şeyler yaparak toparlandı. Zaten dijital alemde hiç bir şey gizli kalmaz. Söz gümüşse twit altındır (gülüşmeler).
* Hep Uzan Ailesi’nin sizi zengin ettiği söylenir. Doğru mu?
Zaten durumum kötü değildi ki. Üstelik o sırada bütün paramı ’Gora’ filmine yatırdım. Uzanlar siyasete çok harcadıkları için filme para veremediler. Sonra
TMSF İGora’ya el koydu. Param çöpe gitti. Yani Uzanlar’la ortaklığımdan zararlı çıktım. Uzan alerjisinin bana yansıması hâlâ ödediğim bir bedel. Vurulmam başta olmak üzere.
* Kral TV ödüllerini sizin sanatçılar alıyordu.
Tabii benim sanatçım alacak. O sırada 20 albüm çıkmış, 15’ini ben çıkarmışım. Hepsi de başarılı olmuş.
* Kenan Doğulu’nun askerlik yapmamasıbir sürü şey yazdınız...
Kenan Doğulu 40 küsur yaşına geliyor. 10. Yıl Marşı’ndan milyonlarca dolar kazandı ama askere gitmedi. "Yılın yarısından fazlasını yurtdışında okuyorum" yalanını söylüyor. Bu nasıl bir okul? Ne bitmez doktoradır, doçentliktir?.. Profesör oldu da haberimiz mi yok? Hangi okul, nerede, nasıl,
bilmiyoruz (gülüşmeler). Askere gitmeyen başkade var ama onlar marş söyleyerek para yapmadı. 10. Yıl Marşı’nı söylüyor, bayrak sallıyorsun, o zaman senin herkesten başka bir duyarlılığın olacak.

Suan AKYILDIZ







09.07.11 23:37

henüz puan verilmedi
22204 kez okundu

1 Yorum
melusa
10.07.2011 00:28
cakma sacit aslan:) sacit bey sahsina ozgu biridir ve bence tanimasam bile kaliteli,insanlarin aile duzenine saygiu gosteren biridir,sizse insanlari havana koyup un edip ne yapalim gercekler diyorsunuz,hic mi dusunmuyorsunuzki insanlar buyudu ve basks hayatlari var,en sucsuz olanimiz atsin ilk tasi demisler.siz bunu atabilecek en son kisisiniz bence....

İlgili Haberler
Diğer Haberler


GÜNDEMDEKİLER : Kim Kardashian   Ahu Yağtu   Esra Erol   Acun Ilıcalı   Kenan İmirzalıoğlu   Muhteşem Yüzyıl   Bülent Ersoy   Gülben Ergen   Beren Saat   Suskunlar   Saba Tümer