
- Hamilelik süreciniz nasıldı, sancılı geçti mi?
Aynı hamilelik sürecini geçireceğimi bilsem, herhalde 3-4 çocuk doğururum. Çalışmam o süreci yaşamama sebep oldu. Son haftalarda kendimi dinlediğim zaman ise yok tekme attı, atmadı modundaydım.
- Nasıl bir ruh hali içerisindeydiniz?
Normalde hamilelikte insanların ruh halleri değişebiliyor. Ben çok dingin bir kadın oldum. Stresimin bebeğe de geçeceğini düşünerek, tamamen sakin, mutlu ve mesut oldum. Şimdi yine aynı hiperaktif ve ani çıkışları olan telaşlı bir kadın haline dönmeye başladım.
- Doğum yaklaştıkça korkularınız da arttı mı?
Doğum 39’uncu haftada gerçekleşti. Hastaneye gittiğimde ’aman Allah’ım bu iş hemen bitsin, kucağıma alayım’ demedim. Sancılar olmaya başladığında ise doktorum ’dayanamıyorsan epidural yapalım’ dedi. Ben inat edip 15 saat sancı çektim, fakat sonunda epidural sezaryen oldum ve bu durumda beni açıkçası üzdü.
- Eşiniz doğuma girdi mi?
Yok girmedi. Her şeyim olan hayat arkadaşımın o anımı görmesini istemedim.
15 SAAT SANCI ÇEKTİM
- Lohusalık döneminiz nasıl geçti?
Lohusalıkta bir terelelliler gelecek, bir kızacaksın, bir bağıracaksın dediler ama hiçbir şey yaşamadım. Yalnız birkaç gün bir garip halim oldu. Beşinci günde ise muhteşem bir kadındım.
ESRA EROL (FOTO-GALERİ)
- Doğum sonrası aynaya baktığınız zaman nasıl bir kadın gördünüz?
Çok güzel bir kadındım. Çok güzel bir kadın değilimdir ama ben hamileyken çok güzel bir kadındım. Doğum yaptım, yine çok güzel bir kadındım. Hamilelik bana çok yakıştı.
- Doğum sonrası 15 kilo vermeyi nasıl başardınız?
Sabah kahvaltısını deli gibi yaptım. Öğle yemeği için de Kemerburgaz’dan gelen bir beslenme programım vardı. Akşam yemeğini de aynı şekilde yedim. Gece yatmadan önce de sütümü içtim. Beslenme programım buydu ve inanır mısınız hala spora başlamadım. Daha önce sağlıklı bir vücuda sahip olmam 30-40 günde 15 kilo vermeme neden oldu. Şu anda 65 kiloyum. 60 kiloya düşmek için 5 kilo daha vermem gerekiyor.
RAHAT BİR ANNEYİM
- Nasıl bir annesiniz? Evhamlı mısınız, yoksa her şeyi doğal akışına mı bırakıyorsunuz?
Çok rahatım ve bu rahatlığım da bebeğime geçiyor. Şimdi bebek ağlıyor ’Ah canım benim niye ağlıyorsun, ağlarken ne komiksin’ şeklinde onunla konuşuyorum.
- Ali İdris kime benziyor?
Babama çok benziyor. Fakat Ali’nin babası kayınpederim renkli gözlü, yakışıklı bir adamdı. Her iki dedeye de çekmiş. İnşallah yakışıklı olur.
- Bakıcı olayına sıcak bakmadığınızı biliyoruz. Anneniz mi bakıyor?
Annem bakıyor ama evde yardımcı da var. Bakıcı da aşkla, sevgiyle bakıyor ama annemin ona verdiği tepkiler, mimikler ve sevgi gösterisi çocukta çok daha farklı algılanıyor. Bir de gözüm arkada kalmıyor.
- Belki çok erken olacak ama kardeş düşünüyor musunuz?
Allah nasip kısmet ederse düşünürüm tabii ki.
- Eşiniz, bebeğin bakımı konusunda size yardımcı oluyor mu?
Yok, ben bakıyorum. Annem, kayınvalidem daha doğrusu herkes bakıyor, o bakmasın. O sadece seviyor. Altını değiştirip emzirdikten sonra babasının onunla oynaması benim için en büyük keyif.
GÖBEK BAĞINI ŞOK BİR YERE GÖMDÜM
- Göbek bağını ne yaptınız?
Onu söylemeyim Türkiye yıkılır. Kimsenin aklına gelemeyecek, aklının ucundan geçmeyen bir yere gömdüm. Bir sır olarak kalacak.
- Çocuk olunca karı koca ilişkisinin de şekil değiştirdiği söylenir, sizin nasıl gidiyor?
Tabii ki birbirimize bakışlarımız değişti. Birbirini sahiplenen, çok seven iki aşık ve sevgiliyken, artık bizim bir evladımız oldu. Eğer ki evde tartışıyorsak, artık tartışmıyoruz. Birbirimize telefon açtığımızda da önceliğimiz bebek oluyor.
- Çocuğunuzun geleceğine yönelik şimdiden planlar içerisine girdiniz mi?
Anne karnındayken çocuğunu okula yazdıran bir grup varmış. Bana ’sen hala kaydını yaptırmadın mı?’ diye soruyorlar. Aslında kalbimden geçen çocuğumun iyi bir devlet okulunda okumasıdır. Tabii ki şartlarım elverdiği için özel okula da gönderebilirim.
DUYGULARIMI DOUBLE YAPTIM
- Geçtiğimiz günlerde programınızda ağladınız. Çocuk olduktan sonra daha mı bir duygusallaştınız?
Aslında hep duygusaldım. Şimdi o kadar içselleştiriyorum ki bütün damarlarımda o duyguyu hissediyorum. Önceden aklım çöküyordu, şimdi bütün sistem çöküyor. Duygularımı double yaptım.
- Çocuğunuzun fotoğraflarını programınızda göstermeniz birtakım eleştirilere neden oldu. Siz neler söyleyeceksiniz?
Canlı yayında evlenmiş bir kadınım, bir evlilik programı yapıyorum. Hamile olduğumu canlı yayında açıkladım, hamilelik sürecimi seyirciyle paylaştım. Sen şimdi dön seyirciye çocuğunun bir fotoğrafını gösterme... Nasıl bir mantıktır bu! Canlı yayında doğumumu da yayınlayacağım. Seyirciyle aramdaki bağ, başka insanların kurduğu bir bağ değil. Ben onların gerçek kızlarıyım.
- Sizi evlilik programı dışında başka bir program sunarken görebilecek miyiz?
Olabilir ama ölene kadar evlilik programı giderse sonuna kadar yapacağım. Evlilik programı içerisinde her şeyi yapabiliyorum. Programımızda sosyal sorumluluk projelerine de yer veriyoruz.
- Oğlunuz evlilik programına katılsa tepkiniz ne olur?
Keşke! Anne bir de beni evlendir dese, o günleri nasip etse hemen evlendiririm. Bir güzel kız buluruz ona.
- Nasıl bir kaynana olursunuz?
Valla bilemiyorum, kıskanç olabilirim.
Erçin Dağ Eysen
