
'Kaledeki Yalnızlık' filmi bir yıl önce çekildi. Vizyona neden bu kadar geçgirdi?
Evet, çekimleri tamamlayalı bir yıldan fazla oldu. Ben bu sinema sektörünü anlayamadım zaten. Film çekiyorum, çekiyorum; çıkmıyor. Biz albüm yaptıktan hemen sonra çıkartıveririz. Albüm gibi olmuyor bu sinema sektörü. Biraz zor bir süreç. Bizim oynamamızla iş bitmiyor.
Bu sizde ne gibi bir etki yarattı?
Aradan geçen bu sürede tamamen farklı biri oldum. Filmdekiyle hiç alakam yok. Ben de zannederdim ki Hollywood yıldızları birden tiplerini değiştiriyorlar... Meğer filmin çekilmesiyle vizyona girmesi arasında çok vakit geçiyormuş.
Sizin 'Mavi Pansiyon' adlı bir filminiz de var. Onda da böyle bir süreç yaşadınız...
'Kaledeki Yalnızlık'ta biraz teknik aksama oldu, 3,5 ayda bitirebildik filmi. 'Mavi Panisyon'u çekeli de çok oldu. Şu an montaj aşamasındaymış. Onda da çok farklıydım. İzlerken yine kendimi tanıyamayacağım herhalde.
YAŞLANACAĞIMA GENÇLEŞTİM
Görsel olarak oldukça değişmişsiniz. Saçlar kısalmış ve sarı olmuş, kilo vermişsiniz...
Evet, 10 kilo verdim. Geçtiğimiz altı ay içinde kendimi baştan yarattım neredeyse. Yaşlanacağıma daha da gençleştim.
Kilolarınızı nasıl verdiniz?
Koşarak ve bol spor yaparak verdim. Altı ay boyunca, her gün üç saat antrenman yaptım. Değişiklik olsun istedim.
Şarkıcılıktan oyunculuğa nasıl geçtiniz?
Aslında hep hevesim ve niyetim vardı. Çevremden de çok destek gördüm. Mustafa Altıoklar, ablamın arkadaşı. Rica ettim, bir filminde küçük bir rol aldım. Oyunculuğa esas başlayışım ise 'Mucizeler Komedisi' adlı tiyatro oyunuyla oldu.
'Kaledeki Yalnızlık' nasıl bir film oldu?
Senaryoyu okumaya ilk başladığım andan itibaren çok dokundu bu film bana. Senaryonun o yazılı halinin duygulara hitap etmesi zordur. Ancak filmi izlerken duygulanırsınız. Ama ben bu filmde daha okur okumaz çok duygulandım.
Canlandırdığınız 'Zenoş Teyze' nasıl bir karakter?
'Zenoş Teyze', çok dinamik, enerjik, hayattan zevk alan, parçalanmış aile yapısı içinde birleştirici özellik gösteren bir karakter İletişim bozukluğu olan baba-oğulun arasına girerek onlar anlaşabilmelerini sağlıyor. Çok küçükken Almanya'ya gitmiş ve yıllarca dönmemiş. Türkçe'yi çok az ve yanlış konuşuyor.
YENİ NESİL ROCK'ÇILAR KENDİNİ ACINDIRIYOR
'Çılgın Özlem Tekin'den farklı bir duruşunuz var artık...
Aslında onu siz uydurdunuz. Ben hâlâ aynıyım. Eskiden de çılgın değildim, şimdi de o kadar durgun değilim. Şimdi neler var; hiç kimseye bir şey demiyorsunuz.
Yeni rock'çılar için ne diyecekisiniz?
Acındırıyorlar kendilerini. Biraz arabesk kökenli buluyorum. Müzik olarak sert belki ama dinlediğimde beni tatmin etmiyor.
Kimleri dinlemeyi seviyorsunuz?
Başka müzikler dinliyorum. Senfonik elektronik müzik dinlerim mesela.
Müzikte olgunluk dönemi mi yaşıyorsunuz?
Kesinlike. Son albüm, şimdiye kadar yaptıklarımın özeti oldu. Ağır takılıyoruz.
Oyunculuğunuz, sanatçı kimliğinizi besliyor mu?
Evet. Çünkü oyunculukta da bir ritm var. Duygunu sesinle ifade edebiliyor olmanın etkisi var.
FİLM SEÇMEM
Oyunculukta idealiniz nedir?
Bana film verin, oynayayım. Tek idealim bu. 'Ödül alayım, şununla oynayayım' gibi şeylerim yok.
'Recep İvedik' tarzı bir filmde oynar mısınız?
Okurken karakter beni ayağa kaldırıyorsa oynarım, hiç film seçmem.
Kurallarınız var mı peki?
Vardı ama 'Mavi Panisyon' filminde bozuldu. Nasıl olacak diye uykularım kaçtı. Karakteri en uygun şekilde, açık vermeden canlandırmaya çalıştım.