Anasayfa Magazin Güzeller Galerisi Video Galeri Foto Galeri Güncel Kadınca
sacitaslan.com facebook sacitaslan.com twitter

Sezin Akbaşoğulları'ndan özel açıklamalar

Hiçbir zaman çekingen biri olmadığını söyleyen Sezin Akbaşoğulları, "Bir topluluğu memnun etmeye çalışmaktansa onları rahatsız etmek beni her zaman daha çok heyecanlandırdı" diyor.

Sezin Akbaşoğulları ndan özel açıklamalar



- Yeni diziniz 'Sen de Gitme', seyirciyi nereden yakalıyor?
Şehir hayatının içine sıkışmış, yaşadığı acılara rağmen hayata tutunmaya çalışan ama kaybetmiş ve yalnız insanların hikayesi anlatılıyor. Kulağa çok acıklı geliyor değil mi? Ama tam da bu noktadan seyirciyi yakalıyor çünkü acıklı olduğunu düşündüğümüz bir şeyi izlerken ağlarız, bu da bizi haliyle rahatlatır. Bunun dışında her bölümün bir başlığı var ve bütün olaylar bu başlığın ekseninde ilerliyor. İzleyicinin bu tamamlanma halini de sevdiğini düşünüyorum. Çünkü diziden sonra Twitter'da 'Sen de Gitme'yi izlemek beni çok rahatlatıyor'' diye yazana çok rastladım.

- Oynadığınızın Ceyda karakteri, nasıl biri?
Ceyda Sevi adında dahiliye uzmanı bir doktoru oynuyorum. Çocuğu olamayacağı anlaşılınca kocası tarafından aniden terk edilmiş biri. Tabii ki bu durum Ceyda'da derin bir eksiklik duygusu yaratmış; yaşadığı her olaya bu pencereden bakar olmuş. Dolayısıyla asla tamamlanmış hissedemiyor kendini. Bu nedenle karşısındakine de tam olarak güvenemiyor, teslim olamıyor. Sanırım Ceyda 'Sen de Gitme'yi izleseydi hüngür hüngür ağlardı ve belki de bu katarsis duygusu hayatında bir temizlenmeye sebep olabilirdi.

SINIFIN KOMİĞİ DEĞİLDİM

- Televizyon dizilerinde her hafta bir bölüm çekiyorsunuz, bazen kendinizi memur gibi hissettiğiniz oluyor mu?

Memur gibi hissetmekten kastınız, sanki hiçbir şey yapmıyormuş gibi hissetmek ve kendinden sıkılmak duygusuysa evet, böyle zamanlar olabiliyor. Oyuncudan iyi performans almak isteyen iyi ekiplerle çalıştığımızda bu görünür oluyor ve bu duygu yaratıcı başka bir sürece sebep olabiliyor. Bizim ekibimizde hemen herkes yaptığı iş konusunda titizleniyor. Uzun süre bir dizi çektiğinizde bu tip kırılma dönemlerinin çok gerekli ve yapılan işe faydalı zamanlar olduğunu düşünüyorum. Aksi takdirde en azından bir oyuncu olarak biliyorum ki o duyguyla baş başa kalmak ve hala çalışmaya devam etmek büyük bir işkence olabiliyor.

- Televizyon dizilerinde yaratıcılığın belli sınırları var mı yoksa sınırların aşıldığı, zorlandığı oluyor mu?
İşinizi yapmaya çalıştığınız her an yaratıcı bir andır ve bir sınırı yoktur. Harcadığınız zamana, emeğe, konsantrasyona yani size bağlıdır.

- Babanız oyuncu olmak istediğinizi öğrendiğinde 'Sen mi oyuncu olacaksın? Nasıl olacak' diye tepki göstermiş, çekingen biri olduğunuzu düşünürsek oyunculuk size ne yaptı da onlarca insanın önüne çıkabilme cesareti verdi?
Bu tamamen o zamanlar oyunculuk mesleğinin babam üzerindeki imajıyla ilgili bir şey aslında, oyuncu dediğin taklit  yapar, fıkra anlatır, insanları güldürür, sen öyle biri değilsin, nasıl olacak bu iş demek istiyordu. Evet, gerçekten hiç de öyle sınıfın komiği değildim, hayatın karanlık tarafını seven biriydim. Bu oyuncu olamayacağım anlamına da gelmiyordu pekala. Çekingen biri olmadığım için, bir topluluğun önüne çıkmak zor bir şey olmadı. Ancak bir topluluğu memnun etmeye çalışmaktansa onları rahatsız etmek beni her zaman daha çok heyecanlandırdı.

- Bazen bu cesaretin kırıldığı oluyor mu?
Cesaretin kırılması değil ama bazen anlamını yitirmesi duygusunu yaşıyorum. Ama bu duygunun da panzehiri, yeni bir role heyecanlanmak oluyor.

Kötü hissettiğimde sessizleşirim

- Hayatın sizi zorladığı, omuzlarınızda fazlasıyla yük hissettiğiniz dönemlerde bunu nasıl aşarsınız?
Böyle hissetmemin bir sebebi yoksa yani dönemsel bir kendime kapris yapma halindeysem daha çok hareket ediyorum. Özellikle bana ter attıracak sporlar yapıyorum, daha çok yalnız kalıyorum.

- Ve böylesine kötü hissettiğiniz anlarda size ne olur?
Kendimi kötü hissettiğimde genelde sessizleşirim.

- Sevgilinin derdi sizi çok üzer mi?
Üzülürüm tabii.

- Yanınıza yaklaşmak kolay mıdır yoksa mesafeli mi davranırsınız?
Mesafeli görünürüm.

- Kıskanç mısınızdır, sizi kıskanmaları hoşunuza gider mi?
Kıskanç değilim, kıskanılmak da hoşuma gitmez.

- Peki, ne olursa bir ilişkiyi gözünün yaşına bakmadan bırakırsınız?
Bunu bilemeyiz ki.

- Öğretmen bir anne ve asker bir babanın kızı olunca evinizde katı kurallar var mıydı?
Normal bir aileydik. Asker disiplini yoktu evimizde. Bu iş hakkında ne ilgileri ne de bilgileri vardı. Çok küçük yaştan beri oyunculuk diye tutturmuştum. Daha sonra da problem olmadı ama çok şaşırdılar tercihim hakkında.

Sibel Ateş Yengin






12.11.11 21:15

3 kişi 5 puan verdi
3627 kez okundu

1 Yorum
jülide
13.11.2011 00:05
Sezin çok yetenekli bir oyuncu

İlgili Haberler
Diğer Haberler


GÜNDEMDEKİLER : Kim Kardashian   Ahu Yağtu   Esra Erol   Acun Ilıcalı   Kenan İmirzalıoğlu   Muhteşem Yüzyıl   Bülent Ersoy   Gülben Ergen   Beren Saat   Suskunlar   Saba Tümer