
NTC Medya imzalı Show TV’nin sevilen polisiye dizisi "Karakol"un oyuncuları arasında özellikle Tuğrul Tülek performansıyla öne çıkıyor. Dizide Aykut karakterine can veren Tülek, Bursa’da İngilizce öğretmenliği bölümünde okurken oyunculuğa adım atmış. Bir kültür merkezinde yapılan oyunculuk atölye çalışmasına katılan Tülek, çalışmayı gözlemleyen Devlet Tiyatrosu sanatçısı Özer Tunca’nın kendisini keşfetmesiyle bir anda kendisini sahnede bulmuş. Daha sonra, İngilizce öğretmenliği bölümünü bitiren Tülek, 3 yıl sonra konservatuvara girip oyunculuk eğitimi almış.
* "Karakol"da oynamayı neden kabul ettiniz?
Öncelikle şimdiye dek televizyonda oynadığım hiçbir rolle benzeşmeyen bir rolü oynama fırsatını kaçırmak istemediğim için kabul ettim, bir diğer sebep de yönetmenimiz Onur Tan’la frekanslarımızın tutması ve aynı dilden konuşabilmemizdi.
* Aykut nasıl biri? Role kendinizden neler kattınız?
Aykut çok çabuk parlayıp çok çabuk sakinleşen, anı anına uymayan bir adam. Amirinin dediğinden çıkmayacak denli sadık ve kendi adalet anlayışı dahilinde gerektiğinde adam öldürmekten sakınmayan, öyle görünmese de aslında oldukça tehlikeli biri. Birilerinin onu kontrol altında tutmasına muhtaç aksi taktirde kendi hayatını kontrol etmesi pek mümkün değil. Bir taraftan büyüyememiş koca bir çocukken, bir taraftan da işini kendince halletmesini bilen yetişkin bir adam.
* Dizi daha ilk bölümünden büyük ilgi gördü ama bir yandan da fazla Avrupai bulundu. Bununla ilgili yorumunuz nedir?
"Karakol"u şu an hali hazırdaki yerli dizilerden ayıran en büyük özelliği bence kurgusu. Hızlı akan hikayeler, uzun uzun bakışmayan karakterler Karakol’u diğer dizilerden ayıran özelliklerden. Elbette yeni bir şey denenince acaba seyirci sahiplenecek mi kaygısı yaşanıyor başlangıçta ama görünen o ki bu hızlı kurgu, dizinin bu kendine özgü sürati seyircinin de hoşuna gitti. Açıkçası ben de dizinin bu özelliğini çok seviyorum.
* Ekrandaki polisiye dizi rüzgârında Karakol’un yeri sizce neresi?
"Karakol" bir yandan hızıyla genç bir izleyici kitlesine hitap ederken, bir yandan da her bölüm ele alınan ve yaşadığımız toplumla ilgili ilginç çıkarımlar yapmamızı sağlayan yan hikayeleriyle herkesi, her sınıfı ve her yaşı hedefleyen bir dizi. Bunun dışında gündemi takip eden, edebiyat, müzik, sinema, tiyatro ile ilgilenen izleyiciler içinde zarif göndermelerle yüklü. Anlattığı hikâyeler ne kadar gerçekse yarattığı dünya ve karakterler de bir o kadar fantezi ürünü. Kısacası bütün bu özellikleriyle hem diğer polisiyelere benzeyen hem de onlardan bir o kadar farklı olan keyifle takip edildiğine inandığım bir dizi.
* Siz hangi yapımları takip ediyorsunuz ve neden?
Polisiye dizileri oldum olası severdim. "Karakol"da oynamaya başladıktan sonra daha da yakından takip etmeye başladım. Bütün o "CSI"lar, "Cold Case", "The Wire", "The Closer" gibi diziler bu aralar en çok takip ettiklerim. Bunların dışında "The Big Bang Theory", "How I met Your Mother", "Modern Family", "The Office" gibi sit - com’ları da büyük bir keyifle izliyorum.
* İş dışında kafanızı nasıl boşaltırsınız? Özel uğraşlarınız var mı?
Oyunculuk dışında yaptığım başka bir mesleğim de var, aynı zamanda İngilizce öğretmeniyim. Öğrencilerimle vakit geçirmek bana müthiş bir enerji veriyor ve bir süre de olsa oyunculuk dışında başka bir mesleğe yoğunlaşmak beni yeniliyor. Bunun dışında bol bol okurum, yazarım, spor yaparım. Bu aralar boksla ilgileniyorum, fotoğraf çekerim, müzikteki yeni gelişmeleri takip etmeye çalışırım, arkadaşlarımla vakit geçiririm, yürürüm vs.
* "Mükemmel Çift" dizisiyle dikkat çektiniz, ancak onun da ekran ömrü beklenen kadar sürmedi. Nedenini neye bağlıyorsunuz?
Bu konuyla ilgili en ufak bir fikrim yok. Bizler sadece bize gelen senaryoyu okuyup rolümüzü yapmakla yükümlüyüz. Bir dizinin kaderiyle ilgili karar verilirken genelde biz oyuncuların en son haberi olur. Mükemmel Çift’te de öyle oldu.
KUTU: ’Aşk beni acıktırır’
* Aşk sizin için ne ifade ediyor? Kalbiniz dolu mu?
Aşk beni acıktırır, iştahım artar ama neyse ki, bu aralar kalbim boş. Ben de normal bir insan gibi yiyorum.
* "Mesleğinize dair mutlaka yapmalıyım" dediğiniz bir hayaliniz var mı?
Yurt dışında tiyatro yapmayı çok istiyorum. Polonya’da oyunculuk eğitimi alırken bu mesleği başka bir dilde yapabilme keyfini tatmıştım. Bu yüzden gerek tiyatroda, gerekse sinemada uluslararası projelerde yer alabilmeyi çok isterim. Kim bilir? İnsan olumlu düşündükçe ve hep çalıştıkça hayallerinin gerçekleşmemesi için bir sebep yok.
* "Oynamam" dediğiniz rol var mı?
Sadece ideolojik olarak bana tamamıyla ters düşen ve o ideolojiyi yücelten rolleri oynamamayı tercih ederim. Onun dışında bir sınırım yoktur.
* Kabul etmediğiniz için pişmanlık duyduğunuz bir iş oldu mu?
Hayır ama kabul ettiğim için pişman olduklarım var. (Gülüyor)
MAGAZİN SERVİSİ
