
Ada deyince gözlerinizin içi parlıyor Hakan bey...
HAKAN ERATİK: Benim için müthiş bir duygu. Hayata bakış açımı değiştirdiği kesin.
ANTİDEPRESAN KULLANIYORDUM
Siz de doğuma girdiniz, neler hissettiniz?
H.E.: Allah’ın varlığının ve büyüklüğünün bir kanıtı da bu. Böyle bir tesadüf olamaz. Dünya tesadüfen olmuş falan filan; böyle bir şey olabilir mi? Böyle bir matematik olabilir mi? Bunların hepsi yüce Allah’ın yarattığı ve bize bahşettiği duygular. Maneviyat duygumu daha da geliştirdi.
YEŞİM SALKIM: Doğum sırasında, ameliyathanede Hakan’ın ağzından çıkan ilk şey "Aman Allahım!" olmuştu.
Yeşim Hanım’a bir şey olacak kaygısı var mıydı?
H.E.: Hamile olduğunu öğrendiğim günden bu yana hep vardı. Çünkü ’Akdeniz Anemisi’ taşıyıcısı. Dolayısıyla kan oranı çok az, bir de miyomu vardı. O yüzden normal doğum yapamadı. Maalesef miyom da tam bebeği almaları gereken yerde bulunduğu için patladı ve çok kan kaybetti. Normalde kan oranında sınır 10’dur Yeşim’de 6’ya kadar düştü. Kan takviyesi yapılması gerekiyordu ama Yeşim istemedi. "Başkasının kanını alamam, bebeğimi emziriyorum" dedi. Düşünsenize bu bebek, antidepresan bıraktırdı. Yeşim, hamile olduğunu duyduğu anda bıçak gibi kesti. Bu bile çok önemli bir özveridir zaten. Bunları yaşarken nasıl endişelenmezsiniz ki?
Y.S.: Bende panik atak vardı. Hayatın getirdiği zorluklar, birikimler yüzünden uzun yıllar antidepresan kullandım. Hiçbir şey dışarıdan göründüğü gibi kolay değil.
Yurt dışından 50 bin dolarlık bebek odası takımı aldığınız söylendi doğru mu?
Y.S.: Son bir ay kala bebek odasını aldık. Bunu da gidip IKEA’dan normal standartlarda bir bebek odası olarak aldık.Bunların hiçbiri doğru değil; çok fazla abartılan şeyler.
H.E.: Biz mütevazı yaşayan insanlarız. Herkesin yediği karpuzu yiyen insanlarız. Öyle yüksek markaların esiri olan insanlar değiliz. Bazı şeyler yalan yanlış çıkabiliyor. Şu kadar para harcadılar diye. Nerde o paralar, ben niye göremiyorum? Yeşim’e bazen ben de soruyorum: "Nerede kadın bu bahsedilen paralar?" diye. (Gülüyorlar...)
O KADAR GÜÇLÜ BİR KADINIM Kİ...
Yeşim Salkım’ın maddi sıkıntı yaşadığı dedikodularını duyuyoruz. Var mı böyle bir şey?
H.E.: Allaha şükürler olsun, yiyecek içecek kadar paramız var. Aç değiliz, açıkta değiliz. Ama böyle milyon dolarların üzerinde atan tipler de değiliz. Bir laf vardır ya, ’Çok verip azdırma az verip bulandırma’ diye
Y.S.: Evimizi büyük olduğu için satmak istedik, ortalık karıştı. Niye hesap veriyoruz anlamadım. Ama insanları aydınlatayım; ev büyük! Beş katlı evde in çık, in çık, bana eziyet oldu. Ayrıca her zaman böyle sağlıklı kalacağımızın garantisi var mı? Nilüfer ve Sezen Aksu şu camiada harcamalarına en çok dikkat eden kadınlar. Bence doğru da yapıyorlar, yarın ne olacağımız belli değil ki...
Sizinle ilgili neden insanlar hep para pul, mal mülk dedikodusu yapıyorlar. Niçin insanlar bu kadar merak ediyor sizin mal varlığınızı?
Y.S.: Benim anlamadığım, neyi bekliyorlar? Beni yıkmayı bekliyorlarsa beni para yıkmaz, beni işimle yıkmaları gerekiyor. Onun için de çok uğraşmaları gerekir. O kadar güçlü bir kadınım ki kolay kolay yıkılmam. Bir insanı dünyevi şeyler yıkamaz. Bir insanı sağlığı yıkar. Ailene, evlatlarına gelebilecek zararlar yıkar. Şöhret gelip geçer, para da öyle. Ajda Pekkan 65 yaşından sonra yeniden patladı.
Yeşim Salkım’ın çok zengin olduğu ve banka hesaplarının dolgun olduğu düşüncesi var. Bu sizi rahatsız ediyor mu?
H.E.: Ben de soruyorum Yeşim’e "Benden de mi saklıyorsun?" diye. Yok arkadaşlar öyle bir şey. Biz de Türkiye’deki herkes gibi maddi sıkıntılar yaşayan insanlarız. Bizim de elbette sıkıştığımız zamanlar oldu. O anda para kazandığın bir iş yoksa, bu maddi sıkıntı demektir. Çünkü sürekli akan giderler var ama gelen hiçbir şey yok. Ayrıca standartlarını koruman gerekiyor. İnsanlar artık bu konuşmaları bitirsinler. Zamanı gelince çok şey konuşacağım ama şimdilik susmayı tercih ediyorum.
Sizi bu kadar öfkelendiren nedir?
H.E.: Karıma haksızlık yapılmasını hazmedemiyorum. Yanlış anlaşılmadan ötürü çok rahatsızım. Yeşim ile evlendikten sonra daha iyi anladım. Kuaföre gidiyoruz, saç taktıracak, dışarıdaki herhangi bir müşteriye 500 lira olan bir şey Yeşim’e gelince bin 500 lira oluyor. Ayıp artık ama ya! Yok böyle bir para. Bu salakça yanlış inanış ve imajı yıkmak lazım. Yeşim’in başına gelmeyen kalmamış zaten. Parasının bir kısmını TMSF’ye vermiş, bir taraftan biriktirdiği paraları çalınmış. Yani; yanlış anlaşılma var, bizde milyon dolarlar yok!
Bebek heyecanınız nasıl başladı?
H.E.: Panik oluşmadı. Yeşim, normalde birçok konuda sakindir. Ben daha paniktim ama bizim çocuğumuzun doğum sürecinde ve doğduktan sonra yaşadığımız tecrübelerde gördük ki; ben daha soğukkanlı olmaya başladım, Yeşim panik olmaya başladı. Bana serinkanlılık geldi. O da babalık duygusuyla alakalı bir şey. Kızlar büyüdüğünde de annenin rolü, panik, endişeli, izin vermeyen, güvenmeyen oluyor. Babanın rolü ise tam tersi; serinkanlı, rahat, güvenli, kızına özgüveni aşılayacak kadar güvenli bir durum olması gerekiyor. Bu içgüdü bende gelişti.
KADIN HEP HAZIR
Yeşim Hanım için de büyük bir deneyim. Çünkü 20 yıl aradan sonra yeniden anne olmak büyük cesaret...
H.E.: O da tabi özlediği duyguları yeniden yaşıyor. Bütün kadınlar potansiyel anne adayı zaten. Kadın bu duruma her zaman, daha doğuştan hazırlıklı oluyor ama erkek çok şaşkın kalıyor ve babalığı sonradan öğreniyor.
