
Evlenmeden önce çokeşli bir yaşam sürdüğünü belirten 33 yaşındaki tekstilci İ.D. 2007 yılında 28 yaşındaki A.D.’yle ailelerinin karşı çıkmasına rağmen evlendi. Bu arada İ.D’nin bacaklarında yaralar çıktı ve gittiği cildiye uzmanı merhem tedavisi uyguladı. İki yıl önce de burun ameliyatı olmak için ameliyat masasına yatan İ.D.’nin dünyası, HIV pozitif teşhisi konulmasıyla yıkıldı. Genç adam, hemen öleceğini düşünerek intihar etmeye karar verdi ve bunu eşi A.D.’ye gözyaşları içinde anlattı. İ.D., eşine yapılan testin de “HIV pozitif” çıkması üzerine ikinci kez yıkıldı. Bu kez eşine birlikte intihar etmeyi teklif eden İ.D., internette ulaştığı Pozitif Yaşam Derneği ile tanışınca tüm önyargılarından kurtuldu ve hayata sımsıkı tutundu.
BEBEK HIV NEGATİF
5 yıllık evli çift, ilaç tedavisine başladıktan sonra, HIV hakkında fazla bilgisi olmayan ve “Bebek sahibi olamazsınız” diyen doktorların uyarısına rağmen bebek sahibi olmaya karar verdi. Üç haftalık hamileyken mutlu haberi alan A.D.’nin kullandığı ilaçlar, İÜ Tıp Fakültesi’nde değiştirildi. Gebeliğinin ilk üç haftası kullandığı ilacın bebek açısından risk taşıyıp taşımadığı incelendi ve ilacın risk oluşturmadığı öğrenildi. Bebeğini sezaryenle dünyaya getiren anne, bebeğini emzirmemesi yönünde de uyarıldı. Çiftin bebeğine de doğar doğmaz gerekli ilaçlar verildi. Tüm önlemler alındıktan sonra yapılan testte, bebeğin HIV negatif olduğunu öğrenen ailenin yüreği ferahladı.
‘YAŞAM KAYNAĞIMIZ’
Zeynep bebek, şimdi 6 aylık. Olan bitenden habersiz etrafa gülümsüyor. Bebeğini hiç emzirmediğini, bunu da çevresine “Sütüm yok” diyerek açıkladığını belirten anne A.D., “Bebeğimize yapılan testte HIV negatif çıktı. Mutluluğumuz bu haberle bin kat arttı. O çok sağlıklı bir bebek ve ona baktıkça tüm yaşadıklarımızı unutuyoruz. O bizim yaşam kaynağımız. Çevremiz hastalığımızı bilmiyor. Eşimi o kadar çok seviyorum ki, evlendiğimizde HIV pozitif olduğunu öğrenseydim yine de evlenirdim” diyor.
"BİR BEBEK DAHA PLANLIYORUZ"
Şu an işsiz olan genç baba, Pozitif Yaşam Derneği’nin verdiği psikolojik desteğin çok önemli olduğunu vurguladı. İ.D. şunları söyledi: “İşsiz olduğumdan Genel Sağlık Sigortası kapsamında hem doğum, hem de hastane masrafları karşılandı. Üstelik İÜ Tıp Fakültesi doktorları inanılmaz bir ilgiyle bizi takip etti. Eşim benden ayrılmak yerine bana destek verdi. İlaç tedavimiz sürüyor. İnsanlar cinsel ilişkide korunsunlar ve HIV pozitif teşhisinin dünyanın sonu olmadığını bilsinler. Bebeğimizin doğumuyla mutluluğumuz daha da arttı. Hatta bir bebek daha yapmayı planlıyoruz.”
HIV’Lİ ANNELERDEN DOĞAN BEBEKLERİN SAYISINDA ARTIŞ VAR
Etkili önlemler sayesinde HIV/AIDS ile yaşayan kişiler de artık HIV taşımayan bebek sahibi olabiliyor. Doğum sırasında ve sonrasında alınan önlemlerle HIV’in bebeğe geçiş riski yüzde 0.5’in altına düşürülebiliyor.
İLAÇ TEDAVİSİNDE BAŞARI
Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Deniz Gökengin, “Türkiye’de HIV pozitif annelerden doğan bebek sayısı artıyor. Anneden bebeğe HIV’in bulaşmasını önleyecek ilaçlar kullanılıyor. HIV pozitif bebek doğmasını engellemenin yolu, gebeliği sonlandırmak değildir” diyor.
