SAĞLIK HABERLERİ

Sonbahar mevsiminde depresyona dikkat!

Sonbahar mevsiminde depresyona dikkat!

Çalıştığımız ortamın mümkünse gün ışığını bol miktarda alacak şeklide konumlandırılması öneriliyor.

Akşam'dan Uzm. Dr. Özgür Şamilgil'in yazısı...

Özellikle mevsimsel depresyonun görülme sıklığı sonbaharla başlayıp kış sonuna kadar en yüksek oranlara ulaşıyor. Yağışlı ve bulutlu hava şartları nedeniyle güneş ışığının eksikliği beyinde mutluluk hormonu ve D vitamini üretici etkisinin azalması bunda en önemli rolü oynuyor. Çalıştığımız ortamın mümkünse gün ışığını bol miktarda alacak şeklide konumlandırılması öneriliyor. Bu nedenle güneşi az gören kuzey Avrupa ülkelerinde hastanelerde depresyon tedavisi için güneş ışığını taklit eden ışık tedavi odalarının kullanıldığı biliniyor. Diğer bir çözüm de işe gidip gelirken vasıtadan bir durak önce inip gün ışığında yürümek. Bu, gözlük takmadan yapıldığında, güneş ışığının gözbebeğimizden beyne ulaşımını kolaylaştırıyor. İyimser yapılı arkadaşlarla ve hobiler ile meşgul olmak, sosyalleşmek depresyon riskini azaltıyor.

-D vitamini griple savaşıyor

Güneş yardımıyla cildimizde üretilen D vitamini, bağışıklık sisteminin 20'ye yakın antibiyotik benzeri silah üretimini sağlıyor. Özellikle yazın yeterli güneş görmeyen veya tatil yapamayanlar, havaların soğumasıyla virüslerle oluşan grip benzeri hastalıklara çok daha kolay yakalanıyor ve zor iyileşiyorlar. Bağışıklık sistemi; egzersizi takiben ilk 2 saat çok aktif hale geçiyor ve 24 saate kadar da bu durum sürüyor, mikrobik hastalıklara ve kansere karşı dayanıklılık artıyor.

-Beslenmeye özen gösterin

Dış ortamın soğuk havasına uyum sağlamak için egzersiz yapmayanlar üşümemek için bilinçsizce daha çok şekerli besinler yiyerek kilo alıyor ve ciltaltı yağ dokularını arttırıyorlar. Hareket eksikliği de kilo almayı hızlandırıyor. Kolay hastalanmamak için probiyotik yani faydalı bakteri içeren doğal yoğurt, sarımsak, soğan, sirke ev yapımı turşu, boza, kefir, şalgam, bol taze koyu yeşil, koyu kırmızı, mor renkli sebzeler, sarımsak, soğan ve C vitamini içeren narenciye tüketimi öneriliyor. Kuşburnu, nane-limon, zencefil, tarçın, doğal bal tüketimi bağışıklık sistemini güçlendiriyor. Şekerli unlu gıdalar, şekerli meşrubatlar ise virüslere karşı bağışıklık sisteminin mücadelesini zorlaştırdığı için tüketilmemesi gerekiyor.

Güne C vitaminiyle başlayın Mikrobik hastalıklara yakalanıldığında yüksek oranda C vitamini içeren besinler yanında tavuk suyu çorba, tarhana, balık, kırmızı et, sakatat, yoğurt yani protein ağırlıklı beslemek iyileşmeyi hızlandırıyor.

-Her şeyin başı sağlıklı uyku

Bağışıklık sistemi, ortalama 7 saat kadar kesintisiz uykuya ihtiyaç duyuyor. Biyolojik saate bağlı hormonlarımıza uyması için gece 11:00'den geç yatılmaması hep aynı saatte yatılmaya çalışılması gerekiyor; (11:00-01:00 arası safra kesesinden salgılanan toksinler, uyanıksanız karaciğere geri emilebilir). Ayrıca yatmadan 2 saat önce sıvı alımının kesilmesi ve yatmadan hemen önce idrara çıkılması uykunun bölünmesini engelliyor.

Uzm. Dr. Özgür Şamilgil / Akşam Gazetesi
  • Bu Haberi
Yasemin Kutsi