Anasayfa Magazin Güzeller Galerisi Video Galeri Foto Galeri Güncel Kadınca
sacitaslan.com facebook sacitaslan.com twitter

Engel tanımayan Murat!...

Doktorların altı yıl ömür biçtiği Murat Çolpan, hayata sevgiyle tutkuyla bağlananlardan. Kendisine özel yapılan paletli mayoyla yüzen Murat, birçok şampiyonluklara imza attı...

Engel tanımayan Murat!...

REKLAMLAR




Çolpan ailesi şoktaydı... 1975 yılının 23 Temmuz günü Murat Çolpan iki kolu, iki bacağı olmadan dünyaya gelmişti. Doktorlar ailesini teselli etmeye çalışıyordu ama bir taraftan da acı gerçeği itiraf ediyordu. "En fazla altı yaşına kadar hayatta kalır...’ diyorlardı. Zor bir durumdu ama bu da dünyanın bir gerçeğiydi, tıpkı yaşamla-ölüm, hüzünle-mutluluğun arasındaki ince çizgi gibiydi. Sorun ne akraba evliliği, ne de hamilelik döneminde alınan ilaçlarla ilgili bir şey değildi. Nedenini kimse bilmiyordu. Yapacak bir şey yoktu. Yaşanan olay milyarda bir görülen bir vakaydı o da Çolpan’ın acı kaderiydi. Herkes Murat için tedirgindi. Ama öyle olmadı. Murat hayatın tadını, mucizenin gerçekliliğini ilk nefes aldığında hissetmiş ve ona sıkı sıkı sarılmıştı. Doktorların dediği korku dolu 6 yıllık dönem geçmişti ama Murat sağlıklıydı. Çünkü onun ruhunda yaşama bağlaya inanılmaz bir tutku vardı.

PRENSESİ AĞLATTI

Elleri ayakları yoktu ama omuzunda ona verilen ilahi bir rütbe vardı. O rütbeyle hayata meydan okuyacak, destanlar yazacaktı. Çocukluk yılları acı ve ümitle geçti. O da farkındaydı kendisine bakan gözlerden, acıyan yüreklerden... Ama o öyle düşünmüyordu. O farklıydı, özeldi. Almanya’da yaşarken herkesin ilgi odağıydı. Hatta bir ara bir gezi için Almanya’ya gelen Norveç prensesi Sonja ile karşılaşmış onunla sohbet eden Sonja Murat’ın yaşama azmine hayran kalmış gözyaşlarını tutamamıştı. Çocukluk yıllarında hep yüzmeyi hayal ediyordu. Ailesi Murat’ı evin sessiz dünyasından alıp denize götürdüğünde dünyanın en mutlu insanı olmuştu. İnsanların yüzmesi onu duygulandırmış o da tıpkı onlar gibi yüzeceğine o gün inanmıştı. Murat o gün kafasına koymuştu yüzecekti. Çolpan, Deniz ve havuzla tanıştığında yedi yaşındaydı. Yani doktorların kendine biçtiği ömrün, bir yıl ilerisindeydi. "Hiçbir zaman bana acınmasını istemedim. Doğuştan kollarımın bacaklarımın olmadığını kabullendim. Öncelikle okula gitmeye karar verdim. İlkokulu çok zor şartlarda bitirdim. Tuvaletler, basamaklar gibi pek çok mimari sorun vardı.

DÜŞÜNMÜYORLAR

Okullar, bizlerin de rahat kullanabilmesine imkan sağlayan şekilde yapılmadığı için öğrenimime devam edemedim. Annem-babam beni kucağında taşıyarak sınıfa götürüyordu. Şimdi de aynı sorunlarla karşı karşıyayım,. Sokağa çıkabilmek için her zaman yanımda biri olmalı. Bir yerden bir yere gitmek benim için büyük sorun. Otobüslerin orta kapısına insanların tutunması amacıyla yapıyan borular konuyor. Ama bu borular nedeniyle bizler, tekerlekli sandalyelerle otobüse binemiyoruz. Bu boruları kenara alsalar, tekerlekli sandalyesi olanlar da otobüse girebilir. Aslında bizler engelli değiliz, bizim karşımıza engeller var" diyen Çolpan yüzme macerasını ise şöyle anlattı: "Kollarım ve bacaklarım yok ama önemli olan inanılmazı başarmak değil mi? Yedi yaşından bu yana yüzüyorum. Ailem bu konuda bana büyük destek verdi. Araştırdık, bana özel bir mayonun yapılmasına karar verildi. Özel mayo yurtdışından geliyor ve benim için özel yapılıyor. Mayom olmadan da suyun üzerinde durabiliyorum ama yüzmem için mayo şart. Mayo dalgıçların giydiği kumaştan kesiliyor ve üstüne paletler dikiliyor. Ancak iki yılda bir bu mayoyu değiştirmem lazım. çünkü havuz ve deniz suyu nedeniyle yıpranıyor. Bu da benim için yüksek bir maliyet. Mayonun fiyatı yaklaşık 500 euro. Yüzerken kendimi özgür hissediyorum. Kollarımın bacaklarımın olmaması benim için engel değil. Karşıma çıkan engelleri elimden geldiği kadar, ailemin de desteği ile aşabaliyorum. 1990 yılında yüzme yarışlarına katıldım. Benim kategorimde başka kimse yok ama katıldığım yarışlarda pek çok şampiyonluğum var. 1990-1997 döneminde engelliler arası yüzme yarışmalarında 20 kez şampiyon oldum. Her özürlünün kendine göre kategorisi vardır. Ben mesela yüzde 99 özürlüyüm. Kolları, ya da bir kolu bir bacağı olmayanlarla yarışıyorum. Elli metreyi iki dakikada yüzebiliyorum..."

Murat Çolpan kendisinin gazetelerde haberi çıktıktan sonra reklam amacıyla birçok kişinin kullandığını belirtirken, "Önce rekmam için çıkıp bana destek veriyorlar, sonra ortadan kayboluyorlar. Üç yıl önce engellilere ders vermek için işe alındım. Çok mutluydum. Ama sonra 11 ay geçtiğinde ’tazminat’ verilmesin diye işten çıkarıldım. Bu çok saçma. Yüzmeye ara verdim. Şimdi yüzmüyorum. Yüzmediğim için de vücudumda ağrılar hissediyorum. Doktorlar yüzmem gerektiğini söylüyorlar. Bana destek olanları kırmak istemiyorum. Yeniden havuza gideceğim. Ama çok kırgınım" diyor.

PROTEZ BACAK

Protez bacak için de çalışmalar yaptığını söyleyen Murat, "Biyoelektronik takma kollarım var ama kullanmıyorum. Onu kabullenemiyorum. Protezleri kullanınca kendimi robot gibi hissediyorum. Günlük ihtiyaçlarımı kendim karşılayabiliyorum. Yemeğimi kendim yiyorum. Dişlerimi fırçalıyorum. Traş oluyorum. Cep telefonuyla mesaj yolluyorum. Hatta saçımı kendim tarıyorum. Tarağı duvara sabitledik. Başımı sağa sola çevirip ben kendim tarıyorum" diyor. "Doktora nezle olunca giderim" diyen Murat bakın neler söylüyor: "Ben böyle doğdum. Doktor doktor dolaşıp kendime çözüm falan aramadım. Ben yürüyebiliyorum bu halimle. Ama penguen gibi. Annem bana ’penguen’ diyor. Ben halimden memnunum mutlu ama tedirginim..."

ENGELLİ EŞ İSTEMEM

37 yaşındaki Murat’ın evlilik konusunda da ilginç düşünceleri var. Özürlülerin de her insan gibi normal bir yaşam kurabileceğini söyleyen Murat Çolpan, "Özürlü bir erkek, normal bir erkek ne yapıyor ve yaşıyorsa, hepsini yaşayabilir. Özürlüler aldatmaz. Çünkü mutluluk için evlenir. Ama ben bir özürlü ile evlenmem. Nedeni basit. Kim, kime bakacak?" diyor. Çolpan ailesinin iki çocuğundan birisi olan Murat kardeşinin gayet sağlıklı evli ve bir çocuk sahibi olduğunu belirterek, "Ben dünyaya böyle gelince doktorlar şaşırmış. Kardeşim doktor kontrolünde doğdu" diyor.

GELECEĞİM NE OLACAK?

Özürlü olmaktan utanmadığını ve bir daha dünyaya gelse yine aynı şartlarda hayata bağlanacağını ifade eden Murat Çolpan, "Yalnız bu ülkede doğmak istemezdim. Annem-babam öldükten sonra benim durumum ne olacak? Yalnızca benim değil tabii. Benim durumumda olan diğer engellilerin de sorunu bu. Hükümet bir an önce bu konuya el atmalı. Bize yönelik kanunların çıkması için, ille milletvekillerinin de özürlü olması mı gerekiyor? Hep ’yapacağız’ deniyor. Ama yapılan bir şey yok. Özürlülere yardım etmesi için, hükümetin bakıcılık sistemini oluşturması lazım. Hem insanlara iş imkanı olur hem de özürlülerin bu sorunu çözülür. Bir dönem çalıştım. Ama benim işe gidip gelmem sorun. Nasıl çalışabilirim ki. Ama Almanca biliyorum. Tercümanlık yapabilirim. Günüm evde geçiyor. Televizyon seyrediyorum. Hükümet bana üç ayda bir 450 lira veriyor. Özürlüler bu parayla mı evlenip çocuk yapacak?"

Sinan Genç





06.12.10 19:30

henüz puan verilmedi
7913 kez okundu


İlgili Haberler



Diğer Haberler


GÜNDEMDEKİLER : Kim Kardashian   Ahu Yağtu   Esra Erol   Acun Ilıcalı   Kenan İmirzalıoğlu   Muhteşem Yüzyıl   Bülent Ersoy   Gülben Ergen   Beren Saat   Suskunlar   Saba Tümer