Yaz geliyor ya; hepimizi bir zayıflama telaşı aldı yine. Her yıl olduğu gibi, belimizi Andriana Lima’nınkine benzetecek bir ürün bulma alışkanlığımız revaçta. Yeni bin bir derde devamız altın çilek. Neredeyse tanıdğım herkes altın içlek kapsüllerden medet umuyor. Zira zayıflamada etkili olduğu söylenen altın çilek mucizevi bir ürün olarak lanse ediliyor ve yoğun ilgi görüyor.
Altın çilek, parlak ve turuncu-sarı dış yüzeye sahip bir meyve. Kolay şekil alıyor. Özü sulu, içerisinde ufacık çekirdekleri var. Dinlendirildiğinde tadı tatlılaşıyor. Sağıklı ve tıbbi olarak bir çok faydaya sahip deniliyor. Kilo vermeye yardımcı olmasının yanı sıra, diyabet hastalarına faydalı olduğu, Başbakan Erdoğan’ın da bu yüzden bolca altın çilek tükettiği iddia ediliyor. İşin aslı başka. Altın çileğin genel olarak tükettiğimiz meyvelerden pek farkı yok. Hatta altın çileğin ciddi bir besleyici unsuru olduğunu söylemek bile yanlış.
Gelelim bu meyveden yapıldığı iddia edilen haplara… Tarım ve Köyişleri Bakanlığı altın çileğin sadece meyve olarak tüketimine izin veriyor. Altın çileğin üretim izni düzenleşmiş değil. Bakanlığa göre, vatandaş yanlış yönlendiriliyor. Bir başka deyişle; ’’altın çilek kapsülü için viral pazarlamanın son başarısıdır’’ demek mümkün. Kapsülün, egzersiz ve sağlıklı beslenmenin yerini tutacağını düşünmek büyük hata. Beslenme uzmanı değilim ancak şunu bilir, şunu söylerim; zayıflamada mucizelere yer yok En azından şimdilik.
Dilden dile dolaşan onlarca zayıflama ilacı var. Satılan zayıflama haplarının çok azının Sağlık Bakanlığı’ndan onaylı olduğunu düşünürsek, kullanılan ve genellike doğal diye tabir edilen bu hapların sağlıklı olduğu konusunda şüphe taşımak gerekmez mi?
Ahu ŞENTÜRK
senturkahu@gmail.com