Aşk, hayatın bir boşluğunda seni yakalar ve esir alır. Bu boşlukta o duyguyu yaşamak o kadar büyük bir haz verir ki, dünya artık toz pembedir. Doğru insanı bulduysan eğer, bu toz pembe hayat daha da güzel bir ışıltı saçar. Ama bu insan, boşluğu iyi değerlendiren yalancı ve sahtekar biriyse o zaman aşkın pembesi gider, tozu kalır.
Bu durumda yapılacak tek şey; yüreğimizde kalan o tozu süpürüp, yeni aşklara yelken açmaktır. Çünkü, "önemsendiğin kadar önemsemelisin" ilkesini benimsemek her zaman en doğrusudur.
Hayat, hiç kimse için üzülmeye değmez, "çivi çiviyi söker" misali hayatın yeni kulplarından tutmaya bakmalıyız.
Bu hafta vizyona giren "My Best Friend’s Girl (Arkadaşımın Aşkı)" filmi, haftaya romantik bir duygu katmaktadır. Yönetmen Howard Deutch tarafından perdeye aktarılan filmde; Dane Cook, Kate Hudson, Alec Baldwin ve Jason Biggs gibi oyuncular yer almaktadır.
Uzun bir aradan sonra hayatının aşkını Dustin bulmuştur. Güzeller güzeli Alexis, Dustin’nin hayatına girmiştir. Güzel bir şekilde başlayan ilişkide Dustin, Alexis’in ondan uzaklaştığını anlar ve bu durumu engellemek için tek çare; eski sevgilileri tekrar kendi yöntemiyle barıştıran arkadaşı Tank’tan yardım istemek olur.
Tank, terkedilmiş erkeklerden para karşılığında, sevgililerinin hayatlarına girip, kötü erkek tiplemesiyle onları deli edip eski sevgililerine tekrar kavuşturmakla görevli biridir.
Tank, en yakın arkadaşı Dustin’den de böyle bir teklif alır. Bu sefer, Tank için herşey çok zordur. Çünkü; karşısındaki kişi çok zeki biridir. Anlaşılan Tank, zor bir kayaya çarpmıştır.
Alexis’in üstün zekası ve güzelliğinden etkilenen Tank için, zor günler başlamıştır. İki seçenek arasında kalmıştır: En yakın arkadaşı dustin mi yoksa aşık olduğu Alexis midir?
Romantik komedi filmlerden hoşlanan sinema severleri, sinema salonlarına davet ediyoruz.
Mehmet İvecen /ivecenmemet@yahoo.com