Sinema salonlarında görmeye alışık olduğumuz Amerikan filmlerine bu hafta kısa bir süreliğine de olsa ara verme imkanı bulmaktayız. Vizyona giren altı filmden beş tanesinin Avrupa sinemasından örnekler olması sinemaya olan bakış açısına bir nebze de olsa olumlu yönde katkıda bulunulduğunu göstermektedir.
Fransa yapımı olan "Broken English (Aşkın İngilizcesi)" Zoe R. Cassavetes imzalıdır.
Aşk objesinin her dilden anladığını, yaşadığını bize anlatan bu romantik filmde; Amerika’da yaşayan bir kadının aradığı aşkı bulamaması ve bu talihsiz durumuna annesinin de baskı kurması sonrası aşkı bir Fransızda bulmasını konu almaktadır.
Bu film, "Aşkın dili yoktur" deyimini bize en güzel şekilde anlatmaktadır.
2007 ABD yapımı olan "Anamorf (Anamorph)" filmin yönetmen koltuğunda Henry Miller yer almaktadır.
Psikolojik bir gerilim yüküne sahip olan filmde; bir seri katilin işlediği cinayetleri bir resim tekniği olan anamorfoza dayandırmasını konu almaktadır. İşlediği cinayetleri büyük bir titizlikle işleyen katilin ağına cinayetleri çözmeye çalışan dedektif de bulaşır.
İşin üstesinden gelmek de çok kolay olmayacaktır.
Sevgi dolu bir haftanın hayatınıza renk katmasını diliyorum!