Dergide yayınlanan resimleri görünce “Sondan bir evvelki çıkış“ diye düşündüm.“Hoop ben de varım bu piyasada”der gibi… Baştan söyleyeyim sakın “Kıskanmışın yazmışın“yazan mailler yollamayın. Çünkü güzellik, özellik, ses, şarkı&türkü, beste vs fazlası var bende… Bunun için de zor beğenirim! Her jartiyer takan, yarı çıplak poz veren, havuz da, küvette ıslanan kadın güzel olsa ortalık güzelden geçilmezdi.
Büyükler der ki,“Gözleri, ağzı büyük, poposu, kalçası düşük, olan bayanlar evde kalırmış eskiden… Şimdilerde evde kalmak yok gibi gözükse de eskiye oranla evde kalanların daha fazla olduğu kesin gibi, buda büyükleri haklı çıkartıyor galiba…
Yapılan işleri insanların gözüne sokmak ya da zihnine kazımak için erotik pozlar vermek avantaj sağlar mı? Sağlamaz, yapılan işler bu resimlerin altında kaybolur gider.
Ayşe Özyılmazel’in resimlerinde göğüs dekoltesi, omuz, sırt yapısı, göğüs görüntüsü, kalça ve bacak duruşu göz doldurmuyor, fizyonomik estetiği bu pozlar için yetersiz kalmış gibi.
Bu tür resimler ya göz doldurmalı ya da kalbe dokunmalı… Bana öyle geliyor ki hiç bir yere dokunmayacak. Bir dönem Ayşe Arman da müstehcen içerikli yazılar yazarak ya da pozlar vererek gündem oluşturmuştu, ancak kısa ömürlü oldu hepsi…
Tam da ikinci albüm çıkacağı sırada bu resimlerle anılmak istemesi, albümü tehlikeye sokabilir, birinci albüm gibi kısa sürede buhar olup uçabilir… Erotik pozlar yerine daha farklı imajla kendini sevenleriyle buluşturup onların kalbine dokunmuş olsaydı, hem albüm, hem resimler daha vurucu olabilirdi.
Bu pozlar Ayşe Özyılmazel için erken ataktan başka bir şey değil sanki… Seksapalitesi olsa zaten şimdiye kadar her haliyle yansırdı… Jartiyer, küvet dahi seksapalite yaratmaya yetmemiş gibi. Kişinin var olan ışığının başkalarına geçebilmesi dikkatten kaçırılmaması gereken önemli bir unsur, aksi takdir de sonuçlar olumsuz olmaktadır… Çoğu zaman Merve Boluğur ve Sinem Kobal arasında da gözlemlerim; Birinin ışığı geçer, diğeri mat kalır…
Bir konsept çalışması gibi Ayşe Özyilmazel’in resimleri, bir yavanlık var. Uysa da olur, uymasa da gibi… Hani derler ya“Kel başa şimşir tarak“ Uydumu!
MADAM Lily
madamlily1@gmail.com