Mutlu bir hafta dileyerek başlamak istiyorum yazıma, iyi kalpli insanlarla dolu bir dünya diyorum..
Son yazımı okuyan bir hanım neden erkekler seks yapınca süperde kadınlar yapınca yollu oluyor diyerek haklı bir serzenişte bulundu yerden göğe kadar haklıydı..
Evlenme çağına gelen her genç kızın bakire olması istenir hatta erkekler buna çok önem verirler çünkü bu algıyla yetiştirldikleri için ve namusu bekaret sanarak beyinleri yıkandığı için onlarda ne yapsınlar yüzyıllardır süregelen ata erkil toplumun malesefki dayattığı birşeye saplanıp kalmışlar.. Namuslu her zaman bacak arasında aramaya ısrarla devam ediyoruz ve eminim ki uzunca bir sürede etmeye devam edeceğiz gibi geliyor bana..
Oysa ki namusuzluk kavramı, hak yemek, karşısındakine zarar verecek şekilde davranmak, başkasının emeğini çalmak, tuzak kurmak, şantaj yapmak, dolandırmak, iftira atmak, başkası hakkında dedikodu üretmek ve yapmak, bu liste uzar gider..
Her zaman atlanılan bir konu varki dinimize göre bir erkeğin evli olmadığı bir kadınla ilişkisi de son derece günahtır.. Kesinlikle kabul edilebilirliği yoktur.. Peki o zaman soruyorum neden erkeklerde evlenene kadar bakir olmaya zorlanmıyorlar?
Madem, kadınlara bu baskı varda neden erkeklere yok?
Erkeğe de böyle bir baskı uygulanmalı ve erkekler de evleninceye kadar başka kadına elini sürmemeli yani herşey eşit olmalı..
Günümüzde hala genç kızlarımız töre cinayetlerine kurban giderken, erkeklere bukadar hak tanınması bana normal gelmiyor, lütfen erkekler bana bozulmasın ama bu durum beni çok üzüyor..
Kadınlara takılan lakaplar yollu vb gibi erkeklere de densin ve evlenmeden başkalarıyla çıkan erkeklerede kötü gözle bakılsın, tamamen eşitlik olsun, yani madem ki bekaret sorununu çözemiyoruz o zaman kızlar da evlenmeden evlenicekleri erkeği araştırıp geçmişlerin de yollu olup olmadıklarına baksınlar bakir mi değil mi öğrensinler ve ona göre karar versinler...
Böylece erkelerin de bu erken gelen rahatlıkdan kaynaklanan çok eşli yaşam şekillerinin önüne geçmmiş oluruz..
İlk bakıldığında size saçma gelebilir ama, kendinizi lütfen kadınların yerine koyun, sürekli üstlerinde baskıyla yaşayan kadınlarımızın hali ortada. Ben sadece kadınlarımıza giyiminden kuşamından yada neşeli tavırlarından dolayı birtakım lakaplar takılmasından hoşlanmıyorum..
Her birey özgürdür hayatını nasıl isterse öyle yaşar kadın yada erkek diye ayrımcılık yapılmasına karşıyım..
Kadınlara uygulanan bu baskı sonucu yapılan araştırmalara göre kızlık zarı ameliyatlarında patlama yaşanıyormuş, şimdi bu hem kadına hemde kandırılan erkeğe haksızlıktır. Lütfen artık ne olursa olsun dürüst olalım, eşimiz olucak insana tüm şeffaflığımızla gidelim, sadakat bu şekilde başlar, geçmişte ne yaşanmışsa yaşanmıştır ve gelecek önemlidir gelecekte sağlam temeller üzerine kurulmazsa çok çabuk yıkılır..
Herzaman tekeşliliği savunan biri olarak mutluluğun, hoşgörü ve anlayışla elde edileceğine inanıyorum..
Sevgilerimle..
Hilal CEBECİ