Anasayfa Magazin Güzeller Galerisi Video Galeri Foto Galeri Güncel Kadınca
sacitaslan.com facebook sacitaslan.com twitter

Başladı Ve Bitti. Sonuç: Yalan Ve İhanet!




Yeni yılın ilk haftası, sinemaseverler için dolu dizgin devam etmektedir. Şu an vizyonda olan "Yahşi Batı" nın izleyici kitlesi açısından birinci sırada olması, ülkemiz insanın ya çok güldürücü ya da çok ağlatıcı filmleri sevdiğini göstermektedir. Bu iki psikolojik durum dışına çıkamayan izleyicimiz, filmin bir bütünlük olarak ne kadar kaliteli olduğuna önem verilmeden, sadece sahne bazında hareket ettiğini göstermektedir. Sinema, tek kişilik bir şov değildir. Kurgusuyula, senaryosuyla, görüntüsüyle, sesiyle, oyunculuklarıyla değerlendirilip izlenmelidir. "Yahşi Batı" filmi hakkında yapabileceğim tek değerlendirme şudur: Cem Yılmaz kendi alanında bir numaradır, yaptığı espirilerle insanları kahkahaya boğmaktadır ama film yapmasın. Sinemadan anlayan herkesin bu düşünceye katıldığını düşünmekteyim.
 
Bu hafta vizyona giren en önemli ve izlenilmesi gerektiğini düşündüğüm film, İspanyolların matadoru diye nitelendirilen ünlü yönetmen Pedro Almodovar’ın kaleminden çıkan "Los Abrazos Rotos (Kırık Kucaklaşmalar)" dır. Yaptığı her filmle, en az bir festivalden eli dolu bir şekilde dönen ünlü yönetmenin ülkemizde de bir çok hayran kitlesi vardır. Kendine has tarzıyla birçok yönetmenden ayrı bir kefeye konulan Pedro Almodovar, bugüne kadar izlettirdiği tüm filmlerinde başarılı bir grafik çizmiştir.
 
Yönetmenin kendine has bir özelliği de; filmlerinde hemen hemen hep aynı oyuncuları seçmesidir. Bu oyuncuların en başında Penelope Cruz gelmektedir. Ünlü oyuncuyu Akademiye tanıtan yönetmen, geçen yıl Penelope Cruz En İyi Yardımcı Kadın oyuncu ödülü aldığında kendisine özellikle teşekkür edilmesini haketmiş oldu.
 
Bu filmde, yönetmenin diğer filmlerine göre farklı bir çizgi izlediği görülmektedir. Dikkat çeken en önemli unsurlardan biri gerilimin işlenmesidir. Aşk teması üzerine kurulu bir gerilim hakimdir. Her zamanki gibi her filminde olduğu gibi eşcinsel öğeler de işlenmektedir. Görüntülerde her zamanki gibi en uç renkler, insanın gözünü yoran betimlemeler sunulmuştur.
 
Oyunculuklar, her zaman için başarılıdır. Almodovar için, olmazsa olmaz öğelerden biri de karakterlerin, sıradaşı, normal olmayan, kişisel bozukluk yaşayan tiplerden kurulu olmasıdır.
 
Penelope Cruz’u hiçbir filminde bu kadar güzel göremeyeceksiniz. Gerek oyunculuk gerekse de güzelliğiyle insanı mest etmektedir. Her zamanki gibi, tüm çıplaklığıyla kendini izleyiciye sunmasını da biliyor. İşte oyunculuk aslında bunu gerektirmektedir. Yönetmenin her istediğini yapmak. Sinemada, istenilen herşeyde bir sınırlama olmamalıdır.
 
Filmin temasına baktığımızda; kör bir adamın hayatında yaşadığı olumsuzluklara rağmen, yine de yaşama tutunup, kendi iç dünyasında hikayeler yazdığını görüyoruz. Yıllar önce hem sevdiği kadını hem de gözlerini kaybetmesi, ama buna rağmen hayata tutunmasını ve yaşamın herşeye rağmen güzel olduğunu biz izleyicilere aktarmaktadır.
 
Filmde; bir çizgi ve bu çizginin öncesi ve sonrası bizlere aktarılmaktadır.
 
Filmin beni sıkan tek şeyi; çok fazla uzun olmasıdır. İzleyicide evet artık burda bitmeli hissi uyandırmaktadır. Onun dışında gayet akıcı ve güzel olduğunu düşündüğüm bir yapıttır. Pedro ve Penelope hayranlarının kaçırmaması gerektine inandığım bir filmdir. İyi haftalar!
 
Mehmet İvecen /
ivecenmemet@yahoo.com


09.01.10 00:00

henüz puan verilmedi
5404 kez okundu

Yorum
Bu yazıya yorum yazma izni verilmemiştir.
Diğer Yazıları


Günün Haberleri


GÜNDEMDEKİLER : Kim Kardashian   Ahu Yağtu   Esra Erol   Acun Ilıcalı   Kenan İmirzalıoğlu   Muhteşem Yüzyıl   Bülent Ersoy   Gülben Ergen   Beren Saat   Suskunlar   Saba Tümer